Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

İDDİANAME'DEKİ YAZILARIM VE NURAY MERT'İN SÖYLEDİKLERİ

 

Önce Milliyet gazetesindeki haberde gördüm:

İlhan Selçuk'un evinde 'el konan' evrak arasında 'Emre Kongar Medya Notu' başlıklı bir doküman da varmış.

'Neymiş acaba şu yazı?' merakıyla, iddianamenin eklerine baktım.

Pek çok garip 'belge'nin yanında, bir değil, üç adet Cumhuriyet yazıma rastladım:

  1. Aydınlanma köşesinde yayınlanan 'Mahalle Baskısı Nedir?' başlıklı yazı.
     
  2. Yine Aydınlanma köşesinde daha önce yayınlanmış ve İlhan Selçuk'a bilgi için yollanmış olan 'İslamcı Terörün Önlenmesi İçin Amerikalıların Önerileri ve GOP' başlıklı yazı.
     
  3. Medya Notu köşesinde yayınlanmış olan 'İki Makale ve Medyanın Yansıttığı Türkiye' başlıklı yazı.

Haberde adı geçen belge, üçüncü yazıydı.

Bu arada, Cumhuriyet'te yayınlanan bütün yazılarıma 'www.kongar.org' adresindeki İnternet sitemden kolaylıkla erişilebileceğini de bir kez daha anımsatayım.

* * *

Radikal yazarı Nuray Mert'in, Devrim Sevimay ile yaptığı ve 14 Temmuz 2008 tarihli Milliyet'te yayınlanan söyleşisi, benim yazılarımla ilgili değil.

Sadece bu makalede, tesadüfen bir araya geldi.

Bu ilginç söyleşiden bazı bölümleri siz okurlarımla paylaşmak istedim:

"...Mesela beğenirsiniz beğenmezsiniz ama laiklikle ilgili bir endişe var bu ülkede. Siz buna 'Yok canım endişe değil, Ergenekon'un kışkırttığı bir şey' derseniz demek ki ya siz bu ülkeyi tanımıyorsunuz, ya bir kesimin endişeleriyle pek muhatap olmak istemiyorsunuz ya da bir 'kaçış sendromu' içindesiniz."

Devrim Sevimay: "Veya siyasi hasmınızı kasten zan altında bırakıyorsunuz..."

Nuray Mert: "En kötü seçenek de bu ve bunların dördü de çok sorunlu. O yüzden de ben 'Türkiye buradan demokratikleşerek çıkamaz' diyorum. Çünkü bu çerçevede kurulan bir dava hukuk davası olmaz, siyasallaşır."

"...Mesela bakıyorsunuz, önlenemez, gözü kara bir medya tekeli oluşturma gayreti var. En son atv-Sabah ihalesinde göz göre göre bir yandaşınıza kamu bankalarından kredi veriyorsunuz. Bu kadar medya desteğiniz var ama yeterli bulmuyorsunuz ve bu işi bir medyalar savaşı olarak görüyorsunuz."

"...Sindirme dediğimiz şey de illa polisle, askerle olmaz; çağımızda sindirme dediğimiz şey iletişim üzerinden olur. Biliyorsunuz İtalya'da da medya tekeline sahip olan Berlusconi habire seçim kazanıyor. Bu çağımızın problemi ama tek başına bu bile çok ürkütücü değil mi? Ben çok ürkütücü buluyorum."

"...Geçen gün TV'de Nazlı Hanımı (Ilıcak) dinledim, soğuk savaş yıllarından söz ederken sivillerin silahlandırılması konusunu 'Tabii o zamanlar bir komünist işgal falan olursa hani halk da kendini korusun diye böyle bir şey düşünülmüş' diye açıklıyor.

Be Hanım o zamanlar bu memleketin ordusu yok mu? Emniyet teşkilatı yok mu? Hangi şart altında sivil ahalinin silahlandırılması normal olur? Ama Nazlı Hanım, soğuk savaş döneminde kendi de taraf olduğu için, sahibi olduğu gazete bir soğuk savaş propagandisti olduğu için o konuları da hiç fazla deşme taraftarı değil. O yüzden o dönemle hesaplaşan falan çıkmaz, hiç merak etmeyin.

Gelelim daha sonraki 1980'in yeşil kuşak dönemine... O dönemde olan bitenleri de biraz sorgulayalım o zaman. Bazı dini cemaatler nasıl birtakım gizli işler yaptı, ödeneklerden, bilmem nelerden yararlandı, bunların hepsini dökelim ortaya..."

* * *

Söyleşinin tümü çok daha ilginç.

İnternetten bulup okursanız, bana teşekkür edersiniz.

Tabii Devrim Sevimay1'ı da kutlarım.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional