Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 
Nutuk On Kapak

9 NİSAN'DA
PİYASAYA

ÇIKTI

EMRE KONGAR SEÇKİSİYLE


 

ATATÜRK NUTUK


 

Remzi
Kitabevi

Kitabın kapağını görmek için resme tıklayınız.
Kongar.org Google+ Sayfası
Resmi twitter hesabı:
Resmi Facebook hesabı:

GÜNCEL,(1) 17 Aralık 2018

Anayasa Madde 34 ve Anayasa Mahkemesi Kararı.

Bugünlerde birden bire iktidar çevrelerinden, barışçıl gösteri yapma hakkına ilişkin bir tehdit ve saldırı dalgası başlatıldı.

Oysa Anayasa'nın 34'üncü maddesi bu hakkı güvence altına alıyor.

Anayasa'nın XI'inci bölümü "Toplantı hak ve hürriyetleri" başlığı altında A ve B olmak üzere iki kısımdan oluşuyor.

A kısmı Madde 33 ile "Dernek kurma hürriyetini" düzenliyor.

B kısmı Madde 34 ile, iktidarın saldırdığı "Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı"nı güvence altına alıyor:

"Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

B. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı

MADDE 34

(Değişik: 3.10.2001-4709/13 md.)

Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. "

* * *

Bu konuda, barışçıl bir gösteri dolayısıyla ceza alan Osman Erbil hakkında, Anayasa Mahkemesinin Madde 34'e göre verdiği ve üstelik Anayasa'nın 25. ve 26. maddelerinde düzenlenen ifade özgürlüğüne de atıf yaptığı iptal kararı Mahkeme'nin sitesinde söyle anlatılıyor:

"Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 25/3/2015 tarihinde Osman Erbil (B. No: 2013/2394) başvurusunda oybirliğiyle, başvurucunun katıldığı barışçıl bir gösteri nedeniyle hakkında mahkumiyete ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiğine karar vermiştir.

Olaylar

Başvurucu, İşçi Partisi ve Aydınlık Gazetesinin bazı yöneticilerinin gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla yirmi dört kişilik bir grupla birlikte 24/8/2011 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Büyükelçiliği önünde basın açıklaması yapmak istemiştir.

Polis, gruba yasadışı bir gösteri yapıldığı ve dağılmaları gerektiği, aksi takdirde haklarında yasal işlem uygulanacağı yönünde ikazda bulunmuştur. Buna karşı gruptan bazı kişiler "Biz istediğimiz yerde eylem yaparız. Kanun bize önceden izin almadan istediğimiz yerde eylem yapabilme hakkı veriyor, bu yüzden burada eylememize devam edeceğiz" şeklinde cevap vermiş ve gruptakiler kendi isteğiyle oradan ayrılmamışlardır.

Polisin müdahalesi sonrasında başvurucunun da aralarında olduğu yirmi üç kişi gözaltına alınmış ve başvurucu ertesi gün Cumhuriyet savcılığınca serbest bırakılmıştır.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 22/9/2011 tarihli iddianamesiyle başvurucu ve diğer kişiler hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında kamu davası açılmıştır.

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi 11/1/2012 tarihli kararla, başvurucu hakkında 2911 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca beş ay hapis cezasına hükmetmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir.

İddialar

Başvurucu Aydınlık Gazetesi ve üyesi olduğu İşçi Partisinin yöneticilerinin gözaltına alınmasını protesto etmek için ABD Büyükelçiliği önünde basın açıklaması yapacakları sırada polisin müdahale ederek grubu dağıttığını ve gözaltına aldığını, hakkında açılan kamu davası sonunda hapis cezası aldığını ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, grubun barışçıl amaçlarla bir araya geldiğini, polise karşı saldırı olmadığını belirterek bu şekilde barışçıl bir toplantı yapmalarının engellendiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesine göre, Anayasa'nın 34. maddesinde düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı bireylerin ortak fikirlerini birlikte savunmak ve başkalarına duyurmak için bir araya gelebilme imkânını korumayı amaçlamaktadır.

Dolayısıyla bu hak, Anayasa'nın 25. ve 26. maddelerinde düzenlenen ifade özgürlüğünün özel bir biçimidir. İfade özgürlüğünün demokratik ve çoğulcu bir toplumdaki önemi, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı için de geçerlidir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı çoğulcu demokrasilerin gelişmesinde elzem olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması, korunması ve yayılmasını güvence altına almaktadır.

Öte yandan, çoğulculuk, hoşgörü ve başkalarının düşünce ve inançlarına saygı duymak demokratik toplumun vazgeçilmez özelliklerindendir.

Çoğulcu demokrasilerde, çoğunluğun fikrinin her durumda üstün olduğu ileri sürülemeyeceği gibi azınlık veya muhalif fikirlerin korunması ve bunların ifade edilmesinin güvence altına alınması demokratik ilkelere saygının bir göstergesidir.

Azınlıkta kalan fikirlerin, çoğunluğun nazarında kışkırtıcı veya rahatsız edici olması durumunda dahi korunarak güvence altına alınması çoğulculuğun, açık fikirliliğin, hoşgörünün ve demokratik toplumun gereğidir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ve ifade özgürlüğü, demokratik toplumunun en temel değerleri arasındadır. Demokrasinin özünde açık bir tartışma ortamıyla sorunları çözebilme gücü yer almaktadır.

Şiddete teşvik dışında toplantı ve ifade özgürlüğünün ortadan kaldırılmasına yönelik önleyici nitelikli radikal tedbirler, yetkililerin eylemlerde kullanılan ifadeler ve bakış açılarını kabul edilemez olarak değerlendirdiği ya da eylemlerin yasadışı olduğu durumlarda dahi, demokrasiye zarar verir. Hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir toplumda, mevcut düzene itiraz eden ve barışçıl yöntemlerle gerçekleştirilmesi savunulan siyasi fikirlerin, toplantı özgürlüğü ve diğer yasal araçlarla kendisini ifade edebilmesi imkânı sunulmalıdır.

Anayasa'nın 34. maddesi fikirlerin silahsız ve saldırısız, başka bir ifade ile barışçıl bir şekilde ortaya konulabilmesi için toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını güvence altına almıştır.

Kolektif bir şekilde kullanılan bu hak, düşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayan yöntemlerle düşünceleri açıklama imkânı vermektedir. Şiddet kullanma niyetinde olan kişilerin katıldığı veya düzenlediği gösteriler barışçıl toplanma kavramı dışında kalmaktadır.

Bu kapsamda toplanma hakkının amacı şiddete karışmayan ve fikirlerini barışçıl bir şekilde ortaya koyan bireylerin haklarının korunmasıdır. Bunun dışında toplantının veya gösteri yürüyüşünün hangi amaçla yapıldığının bir önemi yoktur.

Anayasa'nın 34. maddesinde herkesin "önceden izin almaksızın" barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı güvence altına alınmıştır. Bu çerçevede 2911 sayılı Kanun'unda toplantı ve gösteri yürüyüşleri için bildirim usulü kabul edilmiştir. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin izin veya bildirim usulüne bağlanması, her türlü toplantı, yürüyüş veya diğer gösterilerin düzgün bir şekilde yapılmasını güvence altına almak için yetkililere makul ve uygun tedbir alma imkânı sağlamak amacına yöneldiği sürece, kural olarak hakkın özüne dokunmaz.

Başvuru konusu olayda başvurucunun içinde bulunduğu grup, 2911 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince kırk sekiz saat önceden bildirimde bulunmadan ve aynı Kanun'un 22. maddesine aykırı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) bir kilometre mesafedeki alan içinde bulunan ABD Büyükelçiliğinin önünde toplanmıştır.

TBMM'nin çalışma düzeninin ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik makul sayılabilecek bu tür bir güvenlik bölgesi uygulamasının, her somut olay açısından bu amacı gerçekleştirmek için ölçülü olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda şekli bir yaklaşımla, sadece yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle gösteri veya toplantıya müdahale edilmesi tek başına haklı görülemez. Müdahale gerekçeleri olayın somut koşulları çerçevesinde "ilgili ve yeterli" olmalıdır.

Barışçıl bir gösteri nedeniyle cezai yaptırım tehdidi altında bulunmanın kural olarak meşru amaçları gerçekleştirmek için gerekli önlemler ile barışçıl toplanma hakkı arasındaki dengeyi sağladığı söylenemez.

Başvurucunun katıldığı basın açıklamasının kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle sonlandırılması ve bu eylem nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilmesi şeklindeki müdahale, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi, Anayasa'nın 34. maddesi kapsamında "demokratik bir toplumda gerekli" ve "ölçülü" değildir. Bu nedenle, Anayasa'nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ihlal edilmiştir."

* * *

İktidara yanıt vermek isteyenler, Anayasa Mahkemesinin bu kararından alıntı yapabilirler!

 


DİREN - Demokrasi İçin Manifesto

KİTAPÇILARDA

Tarihimizle Yüzleşmek-Kapak ABD'nin Siyasal İslam'la Dansı-Kapak Gezi Direnişi-Kapak

Hoş geldiniz

Oğlum bu siteyi oluştururken, benden siteye girenler için bir "hoşgeldiniz" iletisi istedi. Ben de ona bir değil dört ileti verdim:

  1. "Yaşamın iki anlamı vardır: Sevgi ve üretim. Severek üretmek, üreterek sevmek"  (Yaşamın Anlamı, s.62)
     
  2. "Ben yazılarımı, bütün yaşamımla bile bu dünyada hiç bir şeyi etkileyemeyeceğimi bilerek umutsuzca, ama tek bir makale ile tüm dünyayı değiştirebilecekmiş gibi bir sorumlulukla yazıyorum." (Demokrasi ve Laiklik, s.87)
     
  3. "Her medya patronu ancak, gazetesindeki ya da kanalındaki en terbiyesiz medya mensubu kadar terbiyelidir". (Cumhuriyet, 13 Nisan 2000, Medya Notu)
     
  4. "Bütün insanları çok seviyorum. Gençleri daha çok seviyorum. En çok da okurlarımı ve öğrencilerimi seviyorum."

(1) Eski "Güncel"ler için Güncel Arşivi'ne bakınız.

Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Cumhuriyet Gazetesi Remzi Kitabevi

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional data-count-url="https://dev.twitter.com/web/tweet-button"