Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar
  Green BulletAydınlanma
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum

Yazılar
  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

"MAHALLE BASKISI" NEDİR?

Sevgili okurlarım, Türkiye'deki Çok Partili Rejim'in, Dinci Oligarşi'ye doğru kayması uzun ve çok faktörlü bir süreç.

Bu sürecin günümüzde gittikçe önem kazanan bir ögesi de Prof. Şerif Mardin'in "Mahalle baskısı" "Mahalle havası" "Mahalle İslamı" diye adlandırdığı bir "grup dinamiği" olgusu.

* * *

15 Mayıs 2007 tarihinde Vatan gazetesinin kitap ekinde yayınlanan Ruşen Çakır'la yaptığı konuşmada şöyle diyor:

"...Siyasal İslam, iktidara tam sahip olduğu zaman bayağı ağır şartlar yaratan bir rejimi de kurabilir..."

"...İslam'ın iktidarı tam olarak ele geçirmesi durumunu, liberal bir ortamın devam ettirilmesi olarak göremiyorum..."

"...Türkiye'de "mahalle baskısı" diye bir şey var. Jön Türkler'in en çok korktuğu şeylerden biri de oydu. "Mahalle baskısı" bilinmeyen ve sosyal bilimce ifade edilmesi çok zor olan bir havadır. Bu havanın AKP'den bağımsız olarak Türkiye'de yaşadığına inanıyorum. Dolayısıyla bu havanın gelişmesine müsait şartlar oluşursa o zaman AKP de bu havaya boyun eğmek zorunda kalacaktır..."

"...Buna örnek olarak daha çok İran'da ortaya çıkmış olan ve bugün Ahmedinecad'ın devam ettirdiği sistemi gösterebiliriz. O dinsel otokrasinin çevreyle, mahalleyle, ona destek veren insanların ortaya çıkardığı havayla da çok ilişkisi var. O havanın İran devriminde çok etkili olduğuna inanıyorum. Bu hava Türkiye'de de çıkabilir bir gün. 10-20 sene öncesine kıyasla daha az şansı var ama bugün o havayı pompalayan başka şeyler, tuhaf oluşumlar, kendiliğinden olan birtakım olaylar var. Bazı İslami alt-çevreler ortaya çıkıyor. Bunda günümüzün gelişmiş imkanları da etkili oluyor. Mahalle havası dediğimiz şeyin bu İslami alt-çevrelerle yeni bir şekil almış olduğuna inanıyorum. Bu yeni şekil AKP'yi döver. Demek istiyorum ki eğer böyle bir hava gelişirse AKP ona biat etmek zorunda kalabilir..."

Mardin, benim "Dinci Oligarşi" dediğim düzene "Dinsel Otokrasi" diyor ve mahalle baskısının, AKP'ye de boyun eğdirebileceğini, Türkiye'nin İran'a dönüşmesi olasılığının bulunduğunu söylüyor.

* * *

10 Haziran 2007 tarihli Vatan'ın Pazar ekinde Ruşen Çakır'ın, Mardin'le yapılmış ikinci bir röportajı yayınlandı.

" ...Ailemde, özellikle de Ebulala Mardin Bey'den 'ham sofu' diye geniş kullanımı olan bir tabir işitiyordum. Yaptığım iş bunu değiştirerek kullanmaktan ibaret. 'Mahalle baskısı' diyerek önemli bir sosyal olguyu anlamada ilk adımı atmış oluyorum. Sosyal bilimciler bu kavramı araştırırlarsa çok isabetli olur..."

Ruşen Çakır'ın, "Mahalle baskısı dünyada da kullanılan bir kavram mı?" sorusu üzerine:

"Hayır kullanılmıyor. Onun yerine 'fondamantalist' kavramı bunların hepsini örtüyor. 'Mahalle baskısı' kavramıyla ilgilenmemin nedeni Jön Türklerin bu konudaki korkularını merak etmemdir. İttihat ve Terakki Partisi döneminde bir grup aydın İslam'ın müesseseler üzerindeki etkilerini kaldırmak istiyordu. İkinci grup ise dindardılar dindar olmalarına ama kendi estetik duygularından farklı bir davranış tarzı olarak gördükleri 'mahalle İslamı'ndan ürküyorlardı."

* * *

Mardin'in "Mahalle baskısı" "Mahalle havası" "Mahalle İslamı" dediği olgu, bireyi biçimlendiren, onun tutum ve davranışlarını belirleyen, Sosyal Psikolojinin "Grup dinamiği" alanına giren ünlü "Grup baskısı" kavramının, tüm ilişkileri de kapsayarak topluma egemen olması, bireyleri ve toplumu belli bir yöne sevketmesidir.

Durkheim'dan beri bilinen, irdelenen "Toplumsal bilinç" denilen kavram, işte bu toplumsal olgudur:

Birey aile içinde büyür, eğitilir, kişilik kazanır.

Arkadaş gruplarıyla gelişir.

Formel eğitimle biçimlenir.

Çalıştığı iş yerinden, meslektaşlarından, medyadan etkilenir.

Komşularıyla, mahallesiyle birlikte yaşar.

Mardin'in sözünü ettiği "Mahalle baskısı" "Mahalle İslamı" işte bütün bu grupların, üstelik de birbirleriyle etkileşim halinde güçlenerek yaptığı büyük baskının adıdır.

Mardin, "Mahalle baskısı" "Mahalle İslamı" karşılığında Batı'da genel olarak "fondamantalist" (köktendinci) teriminin kullanıldığını ve kendisinin de bu deyimi "Ham sofu"dan esinlenerek geliştirdiğini belirtiyor; böylece bu baskının radikal siyasal İslamcı (şeriatçı) niteliğine de ayrıca vurgu yapıyor.

Tabii AKP iktidarının, mahalle İslamı'nı destekleyici politikaları, hem baskıyı arttırıyor, hem de devletin, bireyleri bu baskıya karşı koruma olanaklarını (laiklik kavramının altını oyarak) yok ediyor; böylece durum temel hak ve özgürlükler açısından son derece vahim bir hal alıyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Kasım 2017

Valid HTML 4.01 Transitional