Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

HSYK OLAYI: "SIRA YÜKSEK YARGIDA" DEMİŞTİM!


 

On gün önce "Sıra Yüksek Yargıda" başlıklı yazımı yazarken öngörümün bu denli çabuk gerçekleşeceğini...

İktidarın bu kadar aceleci davranacağını...

Kestirememiştim.

Öyle anlaşılıyor ki, başta ekonomi olmak üzere işler kötüye gittiği, her geçen gün AKP'ye olan destek azaldığı için erken seçim gündeme gelecek...

AKP de bu yüzden elini çabuk tutmaya çalışıyor.

* * *

Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu HSYK aslında Anayasa Mahkemesi gibi, Yargıtay gibi, Danıştay gibi bir yargı organı değil.

Ama onlar kadar, belki de onlardan daha da önemli bir kurul:

Çünkü yargıçların ve savcıların atamalarından sorumlu.

Bu anlamda, yargı bağımsızlığının, yargıç ve savcı güvencesinin teminatı.

Nitekim üyeleri de Yargıtay ve Danıştay tarafından seçiliyor.

Ama ne yazık ki Türkiye'de adalet hâlâ siyasetin vesayeti altında:

Adalet Bakanı kurulun başkanı, Müsteşar da üyesi.

Bu yetmiyormuş gibi, Teftiş Heyeti de Adalet Bakanlığı'na bağlı.

* * *

AKP iktidarı, müttefiki Fethullah Gülen cemaati ile birlikte (şimdilik sadece) HSYK'ya karşı müthiş bir saldırı başlatmış bulunuyor:

Kurul'un dışarı sızmaması gereken tartışmaları hakkında gerçekliği kuşkulu bilgiler...

Kurul üyelerinin özel yaşamlarına ilişkin doğru mu sahte mi olduğu belli olmayan haberler...

Kurul üyelerinden bazılarını "malum dava" ile ilişkilendirmeye yönelik mide bulandırıcı çabalar...

Manşetlerde uçuşuyor.

HSYK'nın niçin politikacıların denetiminde olması gerektiğini anlatan sözde demokrat açıklamalar yapılıyor köşelerde:

Yargıçlar yargıçları seçerse, bu "yargıçlar yönetimi" olurmuş!

Sanki adaleti yargıçlar yerine politikacıların yönetmesi daha doğruymuş gibi.

İktidarın adalet üzerindeki vesayetinin niçin "vesayet" sayılamayacağına ilişkin, tüm demokrasi teorisini yerle bir eden "milli iradenin temsili" iddiaları iktidar yandaşlarının ana tezi haline geldi:

İktidarın vesayeti vesayet sayılmazmış, çünkü iktidar, milli iradeyi temsil edermiş!

Bu arkadaşlar herhalde "kuvvetler ayrılığı" diye bir kavramı hiç duymamışlar.

* * *

Hiç kuşkunuz olmasın bu sadece bir başlangıçtır...

Sırada, başta Anayasa Mahkemesi olmak kaydıyla öteki yüksek yargı organları vardır.

Önce kurum olarak yıpratılacaklar...

Sonra sıra üyelere gelecek...

Kamuoyu olgunlaşınca da...

Anayasa ve yasalar değiştirilerek icaplarına bakılacaktır!

Bu benim tahminim değil, kendi yayın organlarında kendilerinin ilan ettikleri programdır.

Ne acıdır ki:

Bu programı uygulamaya koyan iktidarın lideri ise, iktidara gelmeden önce kamuoyuna milletvekili dokunulmazlıklarını kaldırma sözü veren politikacıdır!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional