Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

One Dergi için yapılan ve web sitelerinde yayınlanan ropörtaj, Aralık 2008

Bakanlıklarda çalıştığı ve müsteşarlık yaptığı dönemlerde pek çok projeye öncülük eden, akademisyenlik yaptığı zamanlarda binlerce öğrenciye ulaşan, yazdığı kitapları pek çok ödüle layık görülen, sürekli üreten ve üretirken mutluluk duyan Emre Kongar'la düşünceleri, yaklaşımları ve Türkiye gündemini etkileyen konular üzerine konuştuk.

Onedergi:Emre Kongar'ın ulusalcı olarak bilinen gruba dahil olduğunu söyleyebilir miyiz?

Emre Kongar: Ben kendimi bütün yaşamım boyunca sadece ve sadece "Önce demokrat, sonra Sosyal Demokrat" olarak tanımladım. Önce "Demokrat olarak, özgürlükçüyüm". Sonra da "Sosyal Demokrat olarak, devletin bireye fırsat eşitliği ve sosyal adalet sağlaması açısından Sosyal Refah Devleti'nden yanayım".

Tabii sömürüye karşı olduğum için aynı zamanda emperyalizme de karşıyım. Ama bu mücadelenin Küreselleşme bağlamında, gerçekleri görerek yürütülmesini savunurum.Atatürkçülüğü "Demokrasi ve bilim" olarak algılarım. Ulusalcılığı da ülkemin çıkarlarını, bütün öteki ülkelerin çıkarlarını savundukları kadar savunmak olarak görürüm. Ulusumla, milliyetimle ne övünürüm, ne de onlardan utanırım. Bütün bu özelliklerim beni nereye koyuyorsa oradayım.

Onedergi: Liberal düşünceyle derdiniz nedir? Yoksa Türk işi liberallere mi sözünüz.

Emre Kongar: "Liberal düşünce" iki anlam taşır: Birinci olarak siyasal haklarda, ifade ve örgütlenme özgürlüğü açısından liberallik, ikinci olarak, ekonomik alanda devlete karşı olmak. Siyasal olarak, birinci anlamda kendilerine "liberal" diyenlerden daha ilerde bir "özgürlükçü" olduğumu düşünüyorum. Ekonomik olarak, ikinci anlamda, bireylere Sosyal Adalet ve Fırsat Eşitliği sağlanması açısından, "Sosyal Refah Devleti"nden yana olduğum için liberallere karşıyım. Bizde kendilerine "liberal" diyenler, totaliterliğe giden siyasal İslam'a destek verdikleri için, onların sahte liberal olduklarını düşünüyorum. Bir düşüncenin yasaklanmasına karşı olmak başkadır, o düşünceye destek vermek başkadır.

Onedergi: Yorum Farkı'ndaki üslubunuzdan olsa gerek liberalizme çok da mesafeli olmadığınızı düşünüyorum.

Emre Kongar: Siyasal özgürlükler açısından, liberallerden daha demokrat ve daha özgürlükçü olduğumu daha ilerde saf tuttuğumu düşünüyorum. Ama devletin Fırsat Eşitliği, Sosyal Adalet, Sosyal Güvenlik alanlarındaki müdahalesini savunduğum için ekonomik görüşlerine karşıyım.

Onedergi: Ülke olarak 'itidale en çok muhtaç olduğumuz' günleri mi yaşıyoruz yine?

Emre Kongar: Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri bunalımdan hiç çıkmadı ki..."İtidal"den çok okumaya, öğrenmeye ve "Demokrat, ama gerçek, hukuk devletinden yana laik ve demokrat" olmaya gereksinmemiz var bence.

Onedergi: Ergenekon davasında sizi en çok rahatsız eden şey hükümetin ve kolluk güçlerinin tavrı mı yoksa illegal bir örgütün bu denli büyümesi mi?

Emre Kongar: Ergenekon davasında görünen illegal örgütlenme, gerçek illegal örgütlenmenin sadece küçük bir parçası. Devletin kendi iç hesaplaşmasında, feda ettiği küçük bir birim. Bu açıdan gerçeklerin su yüzüne çıkmadığını ve çıkmayacağını düşünüyorum.Bu illegal örgütlenme ile ilgisi kurulamayacak, hükümete muhalif kişilerin kapsanması ise hem genel olarak temel hak ve özgürlükleri tehdit ediyor, hem de gerçek suçluların yargılanmasını zorlaştırıyor. Ayrıca neredeyse "herkesin dinleniyor olması", sabahın köründe evlerin basılıp yazarların gözaltına alınması, topluma korku saldığı için, genel olarak demokratik rejimi ve hem kolluk kuvvetlerine hem de adalete duyulan güveni zedeliyor.

Onedergi: Ülkenin entelektüel açıdan lokomotifi olması gereken Türk aydınlarını nasıl buluyorsunuz?

Emre Kongar: Kendilerine "Liberal Aydın" diyenlerin ikiyüzlülüklerinden utanç duyuyorum. Kendimi artık "Aydın" olarak niteleyemez oldum.

Onedergi: Onca yorum farkınız varken Mehmet Barlas'la birbirinize karşı nasıl bu kadar nazik olabiliyorsunuz. Biz 80 nesli olarak tartışma programlarına 'ateş hattı' gibi isimlerin verildiği bir ülkede büyüdük.

Emre Kongar: Benim yaşamımın en önemli ilkesi "Başkalarına, kendime davranılmasını istediğim gibi davranmaktır". Bu ilke "Yorum Farkı" programı için de geçerli. Sanıyorum Mehmet Barlas da böyle davranıyor.

Onedergi: Özellikle kamuoyu önünde yapılan hiçbir tartışmada taraflardan biri diğeri lehine çekilmez. Onlarca kanıt ileri sürülse bile fikrinin yanlış olduğunu kabul etmez. Gerçek böyleyken nedir tartışma programlarının marifeti ve tabi Yorum Farkı'nın farkı?

Emre Kongar: Medya, özellikle de televizyonlar tam bir düzeysizlik içinde. Gerilimden, çatışmadan, tartışmaları kavgaya dönüştürmekten reyting almak istiyor, alıyor da...

Tartışma programları bu açıdan çok gözde. Ama "Yorum Farkı" kavgadan çok bilgilendirmeye, çatışmaktan çok gerçeği aramaya ve bulmaya yönelik, izleyiciye saygılı bir program. İzleyicilerin duygularına değil, aklına hitap etmeye çalışıyoruz.

Onedergi: NTV gibi steril bir kanalda program yapmanız üslubunuzu etkiliyor mu? Örneğin Reha Muhtar'ın yönettiği bir tartışma programında da nezaketinizi koruyabilir misiniz?

Emre Kongar: Programı NTV oluşturdu ve bizi bir araya onlar getirdi ama "Yorum Farkı"nın farkı kanaldan değil, benden ve Mehmet Barlas'tan kaynaklanıyor. Tabii kanalın bize tanıdığı özgürlük de çok önemli. Ben her koşulda düşüncelerimi açıklayabileceğimi ve kendimi ifade edebileceğimi düşünüyorum.

Onedergi: Onlarca kitabın yazarısınız. Ayrıca köşe yazarlığı, akademisyenlik ve televizyon yorumculuğu yapıyorsunuz. Paletiniz gökkuşağı gibi. Modern insana tek bir alanda uzmanlaşma dayatılırken sizin bu kadar şeyi aynı anda, üstelik çok iyi yapabilmenizin sırrını bizimle paylaşır mısınız?

Emre Kongar: Sizin deyiminizle, "Paletimin" renklerine ek olarak, ciddi edebiyat eleştirisi yazılarım ve bir de romanım olduğunu anımsatmak isterim. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde "Sanat Sosyolojisi" dersleri de vermiştim. Bu işin sırrı, "çalışmak", "çalışmak", "çalışmak". Tabii bir de "sevmek", "sevmek", "sevmek": İnsanları, yaşamayı, çalışmayı, sanatı, edebiyatı...

Onedergi: Bir toplumbilimci, yazar ve akademisyen olarak genç kuşaktan umutlu musunuz?

Emre Kongar: Gençlere sevgimi, saygımı, güvenimi ve özellikle umudumu hiç ama hiç yitirmedim.

Onedergi: Bu röportajı okuyacak on binlerce genç ONE okuru için bir ‘öğüt' alabilir miyiz sizden?

Emre Kongar: Başkalarına, kendilerine davranılmasını istedikleri gibi davransınlar. Veya farklı bir deyişle "Başkalarına, kendilerine davranılmasını istemedikleri biçimde davranmasınlar". Ve tabii, çalışsınlar, çalışsınlar, çalışsınlar, okusunlar, okusunlar, okusunlar, sevsinler, sevsinler, sevsinler... SEVGİSİZ YAŞAM, istediğiniz kadar çalışın, okuyun, yükselin, para kazanın, ünlü ve başarılı olun, ANLAMSIZDIR...

Onedergi: Değerli vaktinizi ayırıp sorularımızı yanıtladığınız için teşekkür ederiz Emre Bey.

Aralık 2008


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Kasım 2019

Valid HTML 4.01 Transitional