Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

TÜRK VE AB DEMOKRASİLERİNDE DERGİ DAĞITANLAR ÖLDÜRÜLÜR MÜ?

 

Değerli okurlarım, önce NTV-MSNBC haber sitesindeki bir haberden aldığım şu satırlara bakalım:

"NTV

Güncelleme: 18:52 TSİ 14 Ekim 2008 Salı

İSTANBUL-Ferhat Gerçek, 7 Ekim 2007 tarihinde 'Yürüyüş' adlı dergiyi dağıttığı sırada polisin açtığı kurşun omuriliğine isabet etti.

Felç olan Gerçek, yaşadıklarını şöyle anlattı: 'Amirim dergi dağıtıyorlar yasal mı? diye sordu. Orada telsizden ben duydum, 'Bırakın, dağıtsınlar' dendi. Dergileri derneğe götürecektim, yavaş yavaş yürüyerek ileriye doğru gittim. Derneğin sokağında bir köşe var. O sokaktan tam dönecektim, silah sesi geldi ve yere düştüm. Acı filan hissetmedim.'

Kendisi için eylem yaparken gözaltına alınan ve cezaevinde öldürülen Engin Çeber'in gerçekleri ulaştırırken vurulduğunu savunan Gerçek, 'Dergimizin içinde kötü bir şey yazmıyor. Engin Ağabey de ben de halka gerçekleri ulaştırmak isterken vurulduk'...

...Ferhat Gerçek'in vurulduğu sırada üzerinde olan kıyafetini polis, Adli Tıp Kurumu'na teslim edilmedi. Oysa ateşlenen kurşunun delip geçtiği kıyafet, atış mesafesinin tespit edilebilmesi açısından önemli bir delil.

Savcılık kurşunun yerden sektiğini iddia etse de bunun anlaşılabilmesi için de yine kıyafetin Adli Tıp Kurumu'na verilmesi gerekiyor."

* * *

Şimdi bu olayların cereyan ettiği siyasal ortama ilişkin bir haberden aldığım bazı satırları görelim, yine aynı siteden:

"Başbakan'ın boykot çağrısına tepkiler

Başbakan Erdoğan'ın 'Bizlerle ilgili yalan yanlış haber yapan gazetelere karşı boykot yapın ve evinize sokmayın' çağrısına gazeteci örgütleri ve yazarların tepkisi büyük oldu: 'Benzeri olmayan basın düşmanlığı...'

FATİH AÇA-GÖKSEL DURUTUNA

NTV-MSNBC

Güncelleme: 21:01 TSİ 20 Eylül 2008 Cumartesi.

İSTANBUL-Başbakan'ın boykot çağrısı üzerine olağanüstü toplanan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, bu çağrıyı 'Benzeri olmayan bir basın düşmanlığı' olarak nitelerken, diğer basın örgütleri ve deneyimli yazarlar Türkiye'de ve dünyada benzer bir örneğin olmadığını dile getirdiler...

...Doğan Tılıç (Eski Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı ve Birgün Gazetesi Yazarı)...

...'O GAZETELERİ TAŞIYANLARA CEBİR BİLE UYGULAYABİLİR

...İktidarın başının geniş bir kitleye, kendisine oy verenlere, taraftarlarına bir gup gazeteleri hedef göstermesi korkunç sonuçlar doğurabilir. Yarın bir gün, o gazetelerden birini evine sokan ya da elinde sokakta dolaşan birisi eğer Başbakan'ın çağrısına canı gönülden bağlı olan varsa cebir bile uygulayabilir o gazetenin taşıyıcısına. Ben gerçekten bir Başbakan'ın böyle bir şey söylemesine inanamıyorum. Dünyada da bir örneğinin olduğunu sanmıyorum. Bütün meslek örgütlerinin bu kampanya çağrısına güçlü bir karşı kampanyayla cevap vermesi gerektiğini düşünüyorum'..."

* * *

Olayları özetleyelim:

Önce Yürüyüş dergisi dağıtan Ferhat Gerçek omuriliğine giren bir kurşunla felç oluyor.

Çok sonra, bu olaydan bağımsız olarak, Almanya'daki Deniz Feneri yolsuzluğu haberlerine kızan Başbakan'ın medyaya karşı boykot çağrısı siyasal ortamı geriyor.

Devlet güçleri, Başbakan tarafından medyaya karşı başlatılan bu saldırıyı tabii, görüyor, duyuyor, biliyor...

Bu ortamı izleyen günlerde, Gerçek olayını protesto ederek, yine Yürüyüş dergisi dağıtan Engin Çeber, gözaltında işkenceden ölüyor.

Dergi dağıtırken kurşun yiyen, felç olan bir genç...

Medyaya boykot çağrısı yapan bir başbakan...

Gerçek olayını protesto etmek için dergi dağıtırken gözaltında işkenceden ölen bir genç daha...

"İşkenceye sıfır tolerans" diyen yönetimin, işkenceden dolayı ölen genç için özür dileyen bir Adalet Bakanı...

Bütün bunlar, rejiminin adına Demokrasi denilen ve Avrupa Birliği'nin demokrasi adına yakın gözetim ve denetimi altında tutulan Türkiye'de oluyor.

Gerekli gereksiz, her konuda müdahil olan, kıyameti koparan Avrupa Birliği ise bu olaylarda izleyici...

Bunun adı da AB'de ve Türkiye'de, demokrasi(!) oluyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Mart 2019

Valid HTML 4.01 Transitional