Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

MEDYANIN VE YAZARLARIN AHLAK SINAVI

 

Bazı yazarlar, 28 Şubat döneminde, bir ifadeye eklenen bölümlere dayanılarak, sansüre uğradı, karalandı, işlerini yitirdi.

Bu olay, topluma bu yanlış ve kasıtlı bilgileri verenlerin sorumluluğunda yaşandı.

Daha sonra gerçekler ortaya çıkınca hem bu yanlış bilgileri üretenler hem de onlara inananlar son derece sıkıntılı durumlara düştüler.

* * *

Şimdi bir garip dönem daha yaşanıyor.

"Ergenekon" adı verilen soruşturma, yine bazı resmi makamlar ve iktidar yandaşı medya tarafından kötüye kullanılıyor.

İktidara yakınlığıyla bilinen bazı gazeteler ve yazarlar muhbirliğe ve kışkırtıcılığa soyundu.

Önce isimler yayınlanıyor, dedikodulara dayalı bir kamuoyu oluşturuluyor, daha sonra bu oluşturulan kamuoyundaki beklentilere göre gözaltına almalar başlıyor.

Zaten gizli olması gereken ve ayrıca mahkemeden gizlilik kararı alınan soruşturma ifadeleri, sanıklar adliyeden çıktıktan yarım saat sonra gazetelerin istihbarat bürolarına ulaşıyor.

Bu ifadeler, yalan yanlış düzenlemelerle manşetlerden yayınlanıyor.

* * *

Daha iddianame ortada yok...

Ama medyada kime kaç yıl ceza isteneceğine ilişkin haberler yer alıyor...

Muhbirlerin ifadelerine dayalı suçlamalar gazetelerde, televizyonlarda...

Birtakım belgeler, bilgiler manşetlerde uçuşuyor...

Kim bilir iddianame yayınlanınca ne gibi çılgınlıklarla karşılaşacağız:

Muhtemelen iktidar yandaşı medya ve yazarlar, yargısız infazları gerçekleştirip işi bitiriverecekler.

* * *

İşin yargı sistemi ve polis ile ilgili yönleri, hiç kuşkusuz yargı mensuplarını, hukuk otoritelerini, akademisyenleri, kanun koyucuları ve siyasal partileri ilgilendiriyor:

Yapılan yanlışların sorumlulukları hangi kişilerdedir; hangi kurumlardadır?

Ortaya çıkan aksaklıklar nereden kaynaklanıyor?

Bu aksaklıklar nasıl düzeltilir?

Herhalde önümüzdeki günler ve hatta yıllar bu tartışmalarla ve çözüm yolları aramakla geçecek.

* * *
Bu arada bazı gazeteler, televizyon kanalları ve özellikle bazı yazarlar çok kötü bir ahlak sınavı veriyor: Daha iddianame bile ortada yokken, bir takım insanlar ve gazeteci meslektaşlar zanlı, bir takım zanlılar da suçlu ilan ediliyor. Gözaltına almaların medya ayağını yetersiz bulanlar ve meslektaşlarını ihbar edenler görülüyor. Tüyler ürperten suikast, kaos planları açıklanıyor. Üstelik bunların bir bölümü, aynı gün dört gazetede birden, manşetten, aynı metinlerle yayınlanıyor. Bazı gazete yöneticileri hakkında, suçlama niteliğinde yakışıksız yakıştırmalar yapılıyor. Bazı zanlılar hakkında doğru olmayan kimlik haberleri, özgeçmiş karalamaları, kasıtlı bir biçimde okurların ve izleyicilerin dikkatlerine sunuluyor.

* * *

Dinci çizgide, cinayetler için hedef gösteren, militan kışkırtıcılık yapan gazeteleri ve yazarları zaten biliyoruz.

Beni asıl üzen, kitle gazetesi ve çok seyredilen kanal olma iddiasındaki yayın organlarının militan tutumları.

Gittikçe geniş kitlelerin güvenini yitiriyorlar.

Ve asıl üzüldüğüm nokta, 28 Şubat'tan en çok şikayet eden, haksızlığa uğradığını söyleyen yazarların bu karalama kampanyasında öncülük ve muhbirlik yapmaları...

Ne demokrasi sınavını, ne meslek sınavını, ne de kişilik sınavını aşabiliyorlar...

Yazık... Hem de çok yazık...


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional