Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

AKP YAZARLARA KARNE VERMİŞ

 

Sevgili okurlarım, değerli gazeteci Sebahattin Önkibar, Yeniçağ gazetesinde 28.11.2007 tarihinde aşağıdaki makaleyi yayınladı.

"AKP'den Yazarlara Karne?

Bir gün AKP MKYK'sı bitiminde çok eski dostum olan bir üye aradı ve şunları söyledi: Sabahattinciğim ne olur bu kadar aleyhte yazma. Her toplantıda ayrıntılı verilen medya raporunda aleyhte yazanların başlarındasın.. Bu söz üzerine rapordan ayrıntıları istedim ve isimleri tek tek sayarak onay aldım.

Buna göre pekiyi alanlar: Mehmet Altan, Hasan Cemal, Taha Akyol, Mehmet Barlas, İlter Türkmen, Deniz Gökçe, Hasan Celal Güzel, Ahmet Altan, Nuray Mert, Yasemin Çongar, Ergun Babahan, Emre Aköz, İsmet Berkan, Engin Ardıç..

Sınıfı geçenler: Serdar Turgut, Cüneyt Ülsever, Rauf Tamer, M.Ali Bırand, Yavuz Donat, Ahmet Hakan Coşkun...

Sınıfta kalanlar: Güngör Mengi, Ruhat Mengi, Emre Kongar, Yılmaz Özdil, Oktay Ekşi, Bekir Coşkun, İlhan Selçuk, Melih Aşık, Serdar Akinan, Tufan Türenç, Can Ataklı, Mustafa Mutlu, Altemur Kılıç, Yiğit Bulut, Mustafa Balbay...

Araya girip Fehmi Koru, Nazlı Ilıcak, M. Karaalioğlu, Ekrem Dumanlı gibi muhafazakar madyadakileri sordum. Cevap aynen şöyle: Onları saymıyorum. Onlar zaten bizim adamlarımız. Onları biz gazeteci olarak görmüyoruz. (Öyle mi..! Oysa onlar biz gazeteciyiz diyorlar...)"

* * *

Yazıya dikkatimi çeken değerli okurlarımdan sayın Y.R.D., yolladığı mektupta şöyle diyor:

Ne iyi etmişsiniz de sınıfta kalmışsınız Sn. Hocam.

Dün sabahtan beri forumlarda Yorum Farkı programında CAHİL sözünü kullanmanızı fırsat bilip laf söyleyenler çoğaldı. Programınızı izlemiş biri olarak ne demek istediğinizi elbette anladım.

Sn. Barlas'ın ise konuyu çarpıtmak için ne kadar çaba sarfettiği de zaten malum. Merak etmeyin yalnız değilsiniz. Forumlarda aslanlar gibi sözünüzü savunuyoruz."

Sevgili okurumun dediği gibi, AKP tarafından gazeteci olarak sınıfta bırakılmak yeterli bir onur.

"Zaten bizim adamlarımız" denilenler bir yana, bence AKP tarafından verilen karnede pekiyi alanlar ile sınıfı geçenler, dönüp kendilerine bir bakmalı, "Gazetecilikte ne hatalar yapıyorum?" diye sormalı.

Değerli okurumun belirttiği gibi, AKP ve yandaşlarının "gerçeği saptırarak adam karalama" taktiklerinin son hedefi de ben oldum.

Yorum Farkı programında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 1923'ten bu yana kaydettiği büyük başarıyı "mucize" olarak niteleyip, bu mucizeyi açıklarken, "1923'te Türkiye'de 11 milyon insan vardı. Bugünkü İstanbul'un nüfusundan daha az. Okuma yazma oranı yüzde on. Bunların da yarısı sadece adını soyadını yazabiliyor. Halk cahil. Nüfusun yarısı hasta; trahom, verem ve sıtma. O günlerden, o insanlardan, Atatürk Devrimleri sayesinde bugünkü Türkiye yaratıldı." anlamındaki sözlerim, Barlas tarafından saptırıldı:

"Kurtuluş Savaşı'nı yapan millete cahil mi diyorsunuz?" sorusuyla söylediklerimi çarpıttı.

Sonrası malum:

İnternet sitelerinde "Emre Kongar Kurtuluş Savaşı'nı yapan millete cahil dedi. Nasıl yorumluyorsunuz?" diye sorular sorularak aleyhime küfür kampanyası başlatıldı.

Milyonlarca izleyicinin gözü önünde cereyan eden bir konuşma bile nasıl saptırılıyor, hayret doğrusu!

Hem AKP ve yandaşlarının yaptıkları "dezenformasyonun" boyutları hakkında bir fikir vermek için, hem de olay kayıtlara geçsin ve bu olayın ışığında gazetecilere verdikleri karne daha gerçekçi olarak değerlendirilsin diye bu satırları yazdım.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Mart 2019

Valid HTML 4.01 Transitional