Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

EMİN ÇÖLAŞAN'IN KİTABI

 

Emin Çölaşan, Hürriyet'teki işine son verildikten sonra, yazmaya başladığı kitabını bitirdi.

Hafta başında Bilgi Yayınevi'nden "Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi" adıyla piyasaya çıktı.

Özetini, Salı günkü gazetenizde okudunuz.

* * *

Dikkatli okurlarım anımsayacaklar, Çölaşan'ın işine son verildikten sonra da bu sütunda bir yazı yazmış ve "Hürriyet ile ilişiğinin kesilmesinin önemini anlamak için hem Çölaşan'ı, hem de işine son verildiği sıradaki Türkiye'yi, Türkiye'deki medyayı, medya-iktidar ilişkilerini irdelemek gerekir." demiştim.

Yazıyı bitirirken de, "Türkiye, AKP iktidarının hem Meclis'i hem de Cumhurbaşkanlığı'nı denetleyeceği bu dönemde, her türlü siyasal özgürlükle birlikte medya özgürlüğünün de tehlikede olduğu bir noktaya gelmiş görünüyor." biçimindeki gözlemimi okurlarımla paylaşmıştım.

* * *

Çölaşan'ın kitabını okurken, bu gözlemimin ne denli doğru olduğunu, nasıl korkutucu sonuçlara yol açabilecek bir dönemde yaşadığımızı bir kez daha anladım.

Çölaşan, anlattığı baskıcı olayların başlangıç tarihi olarak, AKP'nin seçimleri kazandığı 2002 yılını alıyor.

AKP iktidarı öncesinde, gazete ile olan ilişkilerinin nasıl iyi ve sorunsuz olduğunu belirttikten sonra, AKP'nin iktidara gelmesiyle bir karabasan biçiminde gelişen olayların öyküsüne geçiyor.

Türkiye'deki medya özgürlüğünün nasıl bir siyasal baskı ve tehdit altında olduğunu son derece açık ve seçik bir biçimde sergiliyor.

* * *

Türkiye'nin en büyük medya imparatorluğunun, adım adım siyasal baskıdan nasıl etkilendiğini, siyasal ve ideolojik çizgisini nasıl değiştirdiğini görüyoruz kitapta.

Tabii bu ilişki iki yönlü:

Bir tarafında medya, öte tarafında siyasal iktidar var:

Bir tarafta bir medya imparatorluğunu yok edebilecek güçte, ve bu gücünü ikinci büyük medya grubuna el koyarak göstermiş bulunan bir iktidar.

Öte tarafta iktidara ekonomik olarak bağımlı bir medya.

İşin bir de "serbest rekabet yokluğu" yönü var:

Çölaşan'ın işine son verildiğinde, Türkiye'nin ikinci büyük medya grubu da siyasal iktidarın denetimi altında.

Yani gidebileceği benzer güçte ve yaygınlıkta bir başka medya grubu yok.

* * *

Türkiye'de medya özgürlüğünü tehdit eden dört öge var:

  1. "Yağmacılıkla ve Liderler Oligarşisi ile yozlaşmış, Dinci bir Oligarşi'ye doğru kayan Çok Partili bir Siyasal Rejim" ortamı.
     
  2. Medyanın, ekonomik bakımdan siyasal iktidara bağımlılığı.
     
  3. Siyasal iktidarın, medyayı denetim altına almak istemesi.
     
  4. Medyanın, holding sermayesi ve dinci medya arasında paylaşılmış olmasından kaynaklanan serbest rekabet ortamı yokluğu ve tekelci eğilimler.

Her biri tek başına, özgür ve bağımsız bir medyayı yok edecek güçte olan bu ögeler, hep birlikte, Türkiye'de sadece medyanın değil, rejimin de altını oymakta.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 4 Kasım 2019

Valid HTML 4.01 Transitional