Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

MESROB II

 

Sevgili okurlarım, geçen Salı günü Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob II, Cumhuriyet gazetesini ziyaret etti.

İki saat kadar süren bu ziyaret sırasında, İlhan Selçuk, Leyla Tavşanoğlu, Alev Coşkun ile birlikte, çok güzel bir sohbet olanağı bulduk.

Bugün bu ziyaretin izlenimlerini sizlerle paylaşacağım.

* * *

Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob II, bir siyasal kişilik gibi davranmaktan özenle kaçınan, din adamı kimliğini, dini inançların barışçı niteliğini öne çıkararak vurgulamaya çalışan bir izlenim veriyor.

1915 olaylarının yurt dışından, soykırım diye nitelenmesinin ve sürekli gündemde tutulmasının Türkiye Ermenilerini çok zor durumda bıraktığını ve korkuttuğunu söylüyor.

Kendisinden hem Ermeni Ortodoks kiliseleri, hem Türkiye'deki Ermeni cemaati, hem de tarih açısından çok şeyler öğrendim.

Patrik Mesrob II, Türkiye Ermenileri Kilisesi'nin Fatih Sultan Mehmet'ten beri bir "Devlet Kurumu" olduğunu ve bu niteliğinin yeni Türkiye Cumhuriyeti'nde de Lozan ile sürdürüldüğünü vurguluyor.

Bu çerçevede, "Biz bu vatanın evlatlarıyız" söylemini sık sık öne çıkarıyor ve devlete, onun yasalarına ve kurallarına saygılı olduklarını, Lozan ile verilen haklardan memnuniyet duyduklarını ifade ediyor.

* * *

Bilirsiniz, ("Tarihimizle Yüzleşmek" adlı kitabımda uzun uzun anlatmıştım) Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fethettikten sonra, Vatikan'a karşı çıkmış olan Georgious Scolaris adlı bir rahibi Gennadiyus adıyla Rum Patriği ilan eder.

Fatih, daha sonra da bir Ermeni rahibi Bursa'dan getirterek Ermeni Patrikliği makamına oturtur.

İşte bu din adamının adı Hovagim'miş.

Mesrob II, Fatih Sultan Mehmet'in, bu davranışı ile, İstanbul'u kuşattığı sırada, kendisine içerden bilgi veren ve yardım eden Ermenileri ödüllendirmeyi amaçladığını da ekledi.

Bildiğiniz gibi Bizans İmparatorluğu, bütün tarih boyunca Ermenileri ezmiş ve onlara acı çektirmişti.

* * *

Mesrob II, Osmanlı döneminde siyasete alet olan ve imparatorluğun parçalanmasında isyanları ve kanlı çatışmaları destekleyen patriklerin kışkırtıcı söylemlerinden de, yine aynı barışçı yaklaşım içinde, "Din adamlarına yakışmayan davranışlar" olarak söz etti.

* * *

Bütün dünyada, altı tanesi Ermeni olan 23 Ortodoks Patrik varmış.

Mesrob II, Rum Patrikhanesinin evrensellik yani Ekümeniklik iddiasını hiçbir zaman kabul etmediklerini, kendi kiliseleri için de zaten böyle bir iddiaları olmadığını belirtti.

Mesrob II, bir meclis'in veya bir konseyin oyları ya da atamasıyla değil, Türkiye'de yaşayan tüm Ermenilerin oylarıyla son derece demokratik bir biçimde seçilmiş.

Seçim "Hayat boyu mu" diye sorunca da, bir tebessümle, "Maalesef" diyerek mizahi bir yanıt verdi.

Mükemmel bir İstanbul şivesiyle, çok güzel Türkçe konuşuyor.

* * *

Cemaatin en önemli sorununun, Ermenice'yi ve Ortodoksluğu öğretecek öğretmen ve din adamı yetiştirmek olduğunu söyledi.

Bir ruhban okulunun bir üniversiteye bağlı olarak açılması için YÖK'e başvurmuş, yanıt bekliyor.

Ayrıca bir üniversitenin Ermeni Filolojisi bölümü açma projesinden de umutla söz etti.

* * *

Çarpıcı haber niteliği taşıyan bir sözünü en sona sakladım:

Sohbetimizin bir yerinde, son derece olağan bir olaydan söz ediyormuşçasına, Der Spiegel'e seçim öncesi verdiği demeçte, "Biz azınlık olarak bütün hükümetlerle iyi geçinmek isteriz" sözlerinin nasıl olup da "Bugünkü hükümeti destekliyoruz" biçiminde çarpıtıldığına hayret ettiğini belirtti.

Dedim ya, çok güzel bir sohbetti.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Mart 2019

Valid HTML 4.01 Transitional