Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

MEDYA VE DEMOKRASİ

 

Demokrasiyi yozlaştırmak isteyen iktidarlar, seçimleri kazanmış olmanın kendilerine her türlü eylemi yapmak hakkını verdiğini öne sürerler.

Mevcut seçim sistemine göre (üstelik de kimi zaman bu sistemi eğip bükerek ve onun boşluklarından yararlanarak) bir kez iktidara geldikten sonra, demokrasinin temel niteliklerini zedeleyerek, güçlerini ve yetkilerini arttırırlar.

Örneğin İkinci Dünya Savaşı öncesi, Almanya'da Hitler o korkunç ve kanlı faşizmini, altı milyon Yahudiyi gaz odalarında öldürüp, fırınlarda yakarak yok etme eylemini seçimle başa geldiği iktidar erkini kötüye kullanarak gerçekleştirmiş, sonunda dünyayı da kana bulamış ve ancak savaşla bu kanlı eylemleri durdurulabilmiştir.

* * *

Türkiye de, 1946 yılında çok partili demokrasiye geçtikten sonra, pek çok kez rejimin seçim kazanmış iktidarlar tarafından yozlaştırılmasına tanık olmuş, bunların bedelini de üç açık askeri darbe bir de kapalı askeri müdahale ile ödemiştir.

Bu trajediler sonunda bazı politikacılar idam edilmiş, bazı politikacılar hapsedilmiş, bazıları da yüce divana yollanmıştır.

Son dönemlerde, bazı politikacıların da, "medya-siyaset" ilişkisinden dolayı yüce divan yargısına konu olduklarını biliyoruz.

* * *

Bu hafta başında Türkiye'nin en büyük medya kuruluşu olan Doğan grubu tarafından iktidara muhalif yayın yapmakta olan, 120 bin günlük satışlı Gözcü gazetesinin kapatılmış olması ve ikinci büyük kuruluş olan Ciner grubuna iktidar tarafından el konulması yeniden demokrasi ile medya ilişkilerini gündeme getirdi.

Bu konuda Türkiye Gazeteciler Cemiyeti bir açıklama yayınladı.

Tabii iktidara teslim olmuş medyamız ile dinci medyamızda bu bildirinin yer alması söz konusu değil.

Bu nedenle bu bildirinin bir bölümünü, tarihe not düşmek adına, siz okurlarımla paylaşmayı gerekli gördüm:

"... Diğer yandan, medya dışı ticari ilişkiler, medya sahiplerinin, siyasi iktidarlar karşısındaki direncini de zaafiyete uğratmaktadır. Bu durum, medya kuruluşlarını doğrudan doğruya siyasi iktidarların ve diğer güç odaklarının hedefi haline getirmektedir.

Ne yazık ki tek parti siyasi iktidarı da, medya sahiplerinin bu zayıflığını, basın özgürlüğünü tehdit eden birer malzeme olarak kullanmaktadır. Siyasi iktidar, TMSF'nin yasal yetkilerini de medya sahipliğinin yerli ve yabancı sermaye arasında yeniden paylaştırılması ve tekelleşmenin yeni bir yöntemi haline dönüştürmektedir.

Bu açıdan, bu siyasi iktidar döneminde, TMSF'nin Star grubuna yönelik operasyonu da yaşanmış bir örnek olarak durmaktadır. Bu bağlamda, TMSF'nin, kamu adına yasal yetkilerini kullanırken, Medya ve Merkez gruplarına bağlı gazete, dergi ve televizyonların yayın politikalarına müdahale etmemesini ve personelin iş güvencesini tehdit edici uygulamalara başvurmamasını diliyoruz.

Öte yandan, muhalif yayınlarıyla dikkati çeken Kanaltürk televizyonunda çalışan gazeteciler hakkında, siyasi iktidarın talimatıyla mali inceleme başlatılması da kaygı verici son gelişmeler arasındadır.

Doğan grubuna bağlı Gözcü gazetesinin medya sahipliğince kapatılması kararının ardında, gazetenin siyasi iktidarı eleştiren yayınlarının etkili olduğu iddiaları da doğruysa, tek parti iktidarının medya üzerindeki gizli baskılarının henüz kamuoyuna yansımayan çok ciddi boyutlara ulaştığı kuşkusu zihinleri bulandıracaktır.

Bütün bu gelişmeleri, tek parti siyasi iktidarının Başbakanının, basın özgürlüğüne yönelik söz ve davranışları ile birlikte değerlendirdiğimizde, birçok yönleriyle eksikleri olan Türk demokrasisini çok tehlikeli bir geleceğin beklediğinden endişe duyduğumuzu ifade etmek zorundayız..."

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti çok önemli bir uyarıda bulunuyor.

Dinleyene sivri sinek saz, dinlemeyene davul zurna az!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 21 Ocak 2019

Valid HTML 4.01 Transitional