Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

GAZETECİYE VATAN HAİNLİĞİ SUÇLAMASI

 

Değerli okurlarım, Türkiye'de demokrasinin ve politikacıların bir türlü gelişmemesi insanı gerçekten bunaltıyor.

Seçim kazanan politikacılar, sürekli olarak demokrasinin kurallarını eğip bükmeye, iktidarlarını güçlendirmek için meşru olmayan yolları da kullanmaya çalışıyor.

Üstelik de meşru olmayan pek çok laiklik karşıtı, özgürlük karşıtı eylemleri veya söylemleri, "Biz seçildik, bu nedenle yaptığımız her eylem ve söylem meşrudur" diye yanlış ve saptırılmış bir demokrasi anlayışıyla topluma yutturmaya çalışıyorlar.

* * *

Demokrasinin nimetlerinden yararlanarak iktidara gelmiş olan cahil ve hazımsız politikacılar, ilk iş olarak kendilerini iktidara taşıyan demokratik kuralları ve ilkeleri yıpratmaya, böylece kendi kuyularını kazmaya başlıyor.

Türk siyasal tarihine Demokrat Parti ile giren bu yanlış, ne yazık ki günümüzde de sürüyor.

* * *

Milliyet gazetesi saygın ve değerli bir gazetedir.

Bu gazetenin Ankara temsilcisi Fikret Bila da çok saygın ve çok değerli bir gazetecidir.

İşte bu gazeteci, son Milli Güvenlik Kurulu toplantısından önce, askerlerin toplantıda Kuzey Irak Yönetimi'nin PKK'ya destek verdiği konusunda görüntülü bir sunum yapacaklarına ilişkin bir haber veriyor.

Bunun üzerine Başbakan değerli gazeteci Fikret Bila'yı vatan hainliği ile suçluyor.

Dün, Milliyet gazetesinin deneyimli ve kıdemli kalemi Güneri Cıvaoğlu, Başbakan'ın bu ifadesinin "çok ağır bir hakaret" niteliği taşıdığını, dahası, "Hakaretin de ötesinde suçlama; yargı ve infaz" olduğunu yazdı ve bu sözleri için özür dilemesi gerektiğini belirtti.

* * *

Başbakan'ın bu sözleri, tam da Kanaltürk'e ve bazı gazetecilere mali denetim uygulandığı bir döneme denk geliyor.

Aynı anda Adalet Bakanı Cemil Çiçek, 301'inci madde tartışmaları bağlamında Türk aydınlarını "ikiyüzlü" olmakla suçluyor.

Bu olaylar olurken, ekonomik forum toplantısı için Cidde'ye giden Başbakan, beraberindeki heyette götüreceği kişileri seçmek için partisinin Merkez Yürütme Kurulu'nda kimlerin henüz umre yapamadığını soruyor ve 4 Genel Başkan Yardımcısı'nı böylece yanına alıyor.

Partisinin milletvekilleri de Meclis Grubu toplantısında, kendisine doğum günü armağanı olarak "sadakat" sözü veriyor.

* * *
Bence bütün bu olup bitenler, ne iktidarın yorgunluğuyla ne de Başbakan'ın sinir bozukluğuyla açıklanabilir. Bütün bu olayların nedeni Başbakan'ın ve iktidarın çarpık demokrasi anlayışıdır: Başbakan "Madem seçildim, her şeyi yapabilirim" anlayışının ifadesi olarak, Cumhurbaşkanlığı'na da tek başına yürümekte kararlı olduğunu belirtiyor ve "Herkesin ayağını denk atması gerektiği" mesajını veriyor topluma. Milletvekilleri de bu görüşün "sadık" destekleyicileri olduklarını belirtiyor.

  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional