Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

BASINDA BİR LİNÇ OLAYI

 

Ortalık o denli karışık ki yukardaki başlığı okuyan pek çok okurum, büyük bir olasılıkla İsmailağa Camii'ndeki linç olayını basının nasıl yansıttığı konusuna değineceğimi sanmıştır.

Evet, gerçekten de "dinci medya" ve tabii "dinci basın" bu olayı gerçekleri saptırarak yansıttı:

Bireysel cinayeti ön plana çıkartarak ve cemaatin gerçekleştirdiği, katili linç etme olayının üstünü örtmeye çalışarak verdiler haberi.

Bu yaklaşımda, kendilerinin siyasal önderi olan Sayın Başbakan'ın aynı yöndeki tutumunun da önemli bir destek sağladığı söylenebilir.

Bu tabii büyük bir yanlış.

Çünkü cemaatin tepkisi üstü örtülemeyecek kadar açık ve kendiliğinden.

* * *

Benim bugün asıl üzerinde durmak istediğim konu "dinci" basının Hürriyet'in köşe yazarlarından Ahmet Hakan'a yönelik olarak yürüttüğü "linç" eylemi.

Dinci gazeteler, kimi manşetten, kimi haberleriyle, kimi köşe yazarlarıyla Ahmet Hakan'a ağza alınmayacak, burada tekrarlayamayacağım sıfatlar yakıştırarak saldırıyor.

Ahmet Hakan'la bir yakınlığımız yok.

O gençliğinde tanıştığımızı söylüyor; haklıdır, sonradan hayal meyal kendisini anımsadım.

Nitekim bir imza günümde de kendisini tanımadığım için kırılmış ve bana karşı olumsuz duygularla yüklü.

Oysa o imza gününü anımsıyorum, kendisini gözüm ısırmış fakat kim olduğunu çıkaramadığım için yanlış yapmamak için bir şey söyleyememiştim, o da sesini çıkarmayınca, tanışıklığımızı hatırlayamamıştım.

Her neyse, benim kamuoyuna yansıyan her konuşmamı veya kitabımı sıkı takip eden ve hemen olumsuz değerlendirmesini dile getiren iki kişiden biridir. (Öteki kişi Sabah gazetesinin köşe yazarlarından Emre Aköz'dür.)

Örneğin son kitabım Tarihimizle Yüzleşmek yayınlandığı zaman bir köşe yazısını bana tahsis etmiş ve çeşitli gerekçeler ileri sürerek "Bu kitap satmaz" fetvasını vermiştir. (Emre Aköz de aynı şeyi yazmıştı aynı sırada.)

(Kitabım bugün, beş ayda 120.000 adet basılmış yapmış bulunuyor. Aköz ile Ahmet Hakan "Satmaz" fetvasını verdiklerinde de en çok satan kitaplar listesindeydi.)

Bu nedenlerle, Ahmet Hakan Coşkun'a (ve tabii Emre Aköz'e de) karşı olumsuz duygulara sahip olduğum sanılmasın.

Her yazar, toplumun gözü önünde olan kişiler hakkında istediğini düşünür, istediğini yazar, istediğini över, istediğini eleştirir; bu onun en doğal hakkıdır.

* * *

Ahmet Hakan tarikatlardan gelen bir yazar.

Öyle anlaşılıyor ki son tahlilde, bireysel özgürlüğü adına, cemaatçiliğin ve tarikatçılığın ağır totaliter baskısına başkaldırmış ve yine "din" çizgisinde kalmakla birlikte, cemaat ve tarikat birörnekliğini ve dogmatizmini reddetmiştir.

İsmailağa Camii cinayeti ve linç olayı ile yeniden gündeme gelen dincilik, tarikatçılık ve cemaatçilik konularında "içerden" yetişen biri olarak yine "içerden", üstelik de din çizgisini koruyarak eleştiri yapmaktadır.

Sanıyorum, "dinciler", kendilerini eleştirenlere karşı savunma mekanizması olarak geliştirdikleri "Komünisttir, dinsizdir, Allahsızdır, alnı secdeye değmemiştir, Atatürkçüdür, laiktir, laikçidir" gibi saldırılarla onun eleştirilerini karalayamadıkları için çok kızgınlar.

"Döneklik" çizgisinde ve çirkin bireysel saldırılarla bir linç eylemine giriştiler.

"İçerden" yapılan akıllı eleştiriler (ki bunlar yine din çizgisinde olduğu için aslında onlara hizmettir) karşısındaki akılsız tepkilerini ve düzeysizliklerini ibretle izliyoruz.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 15 Temmuz 2019

Valid HTML 4.01 Transitional