Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

SADUN AREN'İN ANILARI

 

Sevgili okurlarım, geçen hafta, son beş-altı yıldır beceremediğim bir iş yaptım ve ailemle birlikte beş günlük bir tatile çıktım.

Antalya'da, Concorde uçağı biçimde inşa edilmiş olan ve onunla aynı ismi taşıyan otelin, köylü vatandaşlardan, hizmet bilinci taşıyan yurttaşlara dönüştürülmüş (dönüştürülebilmiş) personelinin (faturamızı kendimiz ödediğimiz için rahatlıkla övebileceğim) olağanüstü ilgisi ile güzel bir tatil geçirdim.

Bu süre içinde de, Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde öğrencisi olma şansına eriştiğim Prof. Sadun Aren'in, İmge Yayınevi tarafından basılan "Puslu Camın Arkasından" adlı anılarını okudum.

"Puslu Camın Arkasından", konuşma diliyle, son derece yalın bir Türkçe ile yazılmış; ama o yalın anlatım içinde o denli zor konular ele alınmış, izlenimler o denli etkili bir biçimde ifade edilmiş ki, insan okuduğu satırların ardındaki anlamlardan çarpılmışa dönüyor.

Sadun Hoca, Türkiye'nin siyasal ve toplumsal değişim ve dönüşümünü tek partiden çok partiye, çok partiden küreselleşmeye uzanan sancılı bir süreç olarak yaşamış; bu süreci kendi yaşamı ve görüşleri ekseninde irdeliyor.

Yaşamı ve görüşleri ise çok ilginç:

Çok iyi bir insan, çok iyi bir aile babası, çok iyi bir ekonomi profesörü, çok iyi bir hoca, kararlı bir sosyalist (komünist) ve bulunduğu partilerde Genel Başkanlık dahil yöneticilik görevi ve milletvekilliği yapmış bir politikacı.

Hapislere girip çıkmış, işkence görmüş, ama ne siyasal duruşunu ne de insan sevgisini yitirmiş.

Soğuk Savaş döneminde, yani komünizmin yasak olduğu bir dönemde, Türkiye'de, komünist (sosyalist) bir bilim insanı-politikacı (Sadun Aren, komünist ve sosyalist sözcüklerini aynı anlamda kullanıyor) ne gibi çelişkiler yaşar, bu çelişkileri özel yaşamında, kamu görevinde ve siyasette, yüreğinde (duygusal olarak) ve beyninde (akıl yoluyla) nasıl çözer?

İşte Sadun Aren'in anıları, Türkiye'nin bir dönemine ışık tutmakla birlikte asıl bu sorunlara yanıt veriyor.

Kitapta beni çok etkileyen iki farklı öge var:

Birinci olarak, Prof. Aren olayları aktarırken, ister kendisine işkence yapanları anlatsın, ister fikir ayrılığına düştüğü politikacıları irdelesin, isterse ailesinden söz etsin, daima "insani görüş açısını" korumuş.

Onun için, ister dost ister düşman, ister politikacı ister akraba olsun herkes "önce insan".

Bence, bu görüş açısı onun "iyi insan" olmasının bir sonucu.

"İyi insan olmak ne demek" diye sorarsanız, yanıtım basit:

"Kendine ve başkalarına aynı derecede, en üst düzeyde saygı duyan insan" demek.

Sanıyorum Sadun Aren'in, başına gelenleri büyük bir dirençle, yaşama sevincini ve siyasal kararlılığını yitirmeden karşılamış olmasındaki en önemli öge "insani bakış açısı".

Ayrıca bu "insani bakış açısı" onun çok disiplinli bir partide bile kendi bireysel özgürlüğünü korumasına yardımcı olmuş.

Kitaptan alınacak birinci ders bu.

İkinci olarak, beni gerçekten çarpıcı bir biçimde etkileyen öge, Sadun Aren'in sosyalizmin ve Türkiye'nin en önemli sorunlarının çözümü konularında zaman zaman büyük bir açık yüreklilikle "Bilmiyorum" diyebilmesi.

Düşünün, fikirleriniz uğruna hapse gereceksiniz, işkence göreceksiniz, en yakın ideal arkadaşlarınızla çatışacaksınız ve son tahlilde, en kritik konularda "Bilmiyorum" diyebileceksiniz.

Bence, bu "Bilmiyorum" sözcüğünü ardında yatan temel öge "Bilimsel kuşkuculuk".

Aren'in bütün olaylara daima bilimsel açıdan bakması onu hem bilimsel açıdan kuşkucu, hem de siyasal anlamda kararlı yapmış.

Bu birbiriyle çelişir gibi görünen "Bilimsel kuşkuculukla" "Siyasal kararlılığın" bir insanda nasıl bütünleşebildiği gibi felsefi, siyasal, toplumsal, kültürel ve psikolojik bir sorunsalın irdelenmesi bu anıların en önemli ikinci dersi.

Bu kitabı mutlaka okuyun.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional