Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

"HAREM-SELAMLIK" MI "HAREMLİK-SELAMLIK" MI

 

AKP hükümeti sayesinde Türkiye ve Türkçe yeni kavramlarla tanışıyor.

Gerek AKP'nin parti örgütünün, gerek merkezi hükümetin, gerekse yerel yönetimlerin çeşitli uygulamalarında kadın-erkek ayrımı ve ayrımcılığı son derece belirgin bir özellik kazandı.

Pek çok toplantıda kadınlarla erkekler ayrı ayrı oturtuluyor.

Belli eğlence ve dinlenme yerlerine kadınların ve erkeklerin ayrı ayrı girmeleri neredeyse AKP'li belediyelerin standart uygulaması halini aldı.

Osmanlı kültüründe, (bir anlamı) erkek konukların ağırlandığı yer demek olan "selamlık" ve (bir anlamı) sarayda kadınların yaşadığı bölüm olan "harem", kadın-erkek ayrımını belirtmek için yeniden medyanın gündemine girdi.

* * *

Şimdi bir tartışma başladı:

Bu ayrımı belirten deyişin doğrusu "haremlik-selamlık" mıdır, yoksa "harem-selamlık" mı?

Sözcüklerin kökenine ve isim haline bakarsanız doğrusu "harem-selamlık" gibi görünüyor.

Nitekim bizim gazetenin düzeltme servisi de aynı görüşte.

Ama ben Türkçe'yi, onu en iyi kullanan insanlar olan annem ve babamdan öğrendim.

Onlar kadın erkek ayrımını vurgulamak için "haremlik-selamlık" derdi.

Sanıyorum, sözcüklerin isim halinin "harem" ve "selamlık" olmasına karşın, bu sözcükler bir arada kadın erkek ayrımını belirten bir deyiş halini aldığında halkımız onu "haremlik-selamlık" yapmış.

* * *

Ayrıca "haremlik-selamlık" ayrımı bakımından çok yeni bir kavram daha ortaya çıktı:

"Dikey haremlik-selamlık", "yatay haremlik-selamlık".

Bu kavramları 29 Mayıs tarihli Hürriyet gazetesindeki sütununda Vahap Munyar kullandı.

Munyar "Gül neden 'dikey haremlik' istedi" başlıklı yazısında söyle diyordu:

"BAŞBAKAN Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün katıldığı bir ilçe kongresini izleyen işadamı, hemen o ilçenin AKP'li yöneticisini aradı:

'Sayın Gül çok veciz konuştu. Ancak, salondaki haremlik-selamlık görüntüsüne ne gerek vardı? Sizin ilçeye hiç yakışmadı.'

AKP'li yönetici savunmaya geçti: 'Biz aslında erkekleri ön tarafa, hanımları da arka bölüme oturtacaktık. Sayın Gül'e salondaki oturma düzeniyle ilgili bilgi verilmiş O da itiraz etmiş.'

İşadamı bir an Abdullah Gül'ün 'Haremlik-selamlık oturma düzeni yapmayın' demiş olabileceğini düşündü. Oysa Gül'ün uyarısı şöyleydi: 'Kongrenize eşimle birlikte geleceğim. Eşimi arka sıralarda oturtmanıza izin veremem. Madem salonu bölüyorsunuz, o zaman dikey bölün.'

Demek ki 'haremlik-selamlık' ayrımının da 'hassas denge'leri varmış...

Allah kolaylık versin..."

* * *

Yazımı Türkçe'ye kadın-erkek ayrımı ve ayrımcılığı konusunda yeni kavramlar kazandıran AKP'yi kınayarak ve bu kavramları terimleştiren Vahap Munyar'ı kutlayarak son veriyorum.

Ülkemiz çok hızlı değişiyor ve gelişiyor!

Türkiye'de artık insanların "haremlik-selamlık" biçimde oturup oturmayacağı değil, "dikey haremlik selamlık" mı yoksa "yatay haremlik-selamlık" mı biçiminde oturacağı tartışılıyor.

İşte gelişme diye ben buna derim!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Kasım 2019

Valid HTML 4.01 Transitional