Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ HEDEF GÖSTERME ÖZGÜRLÜĞÜ MÜ

 

Sevgili okurlarım, bugün digimedya.com sitesinde İdris Adil'in 21 Mayıs 2006 tarihinde yazdığı bir makaleyi sizlere (yerim yetmediği için kısaltarak) sunmak istiyorum.

"Roj'dan Vakit'e terör ve medya

Ayrılıkçı terör ile irticai terör, biribirine benzeyen kaynaklardan besleniyor. İkisi de benzer yöntemler kullanıyor.

Biri içeride yeşil sermaye olarak adlandırılan İslamcı holdinglerce, dışarıdan da İran-Suudi Arabistan bağlantılı sermaye tarafından besleniyor. Öteki de ABD-Avrupa-Irak kaynaklı dış desteğe sahip. İçerideki kaynakları da Kürt kökenli işadamları ile şantaj ve baskıyla oluşturulan sermaye.

Her ikisi de kendi kulvarında sivil toplum kuruluşları, ocaklar, dergahlar, hücre evleri oluşturmuş. Her iki terör de demokrasinin nimetlerinden yararlanıyor. Seçilmiş destekçileri, seçilmiş teşvikçileri var. Milletvekilleri, belediye başkanları...

Bunların hepsinden belki de daha tehlikelisi her ikisinin de medyası var. Hem de holding düzeyinde güçlü birer medya grubu oluşturmuş durumdalar.

Türkiye bu iki büyük belayla aynı ölçüde ve gerektiği gibi savaşamıyor. Güneydoğu/Kürt kökenli terör ABD, AB himayesinde. İrtica ise AKP Hükümeti döneminde palazlandıkça palazlanıyor.

Peki İslamcı medyadan sayılan Anadolu'da Vakit Gazetesi ne yapıyor?

1995'te Gümüşhane'de, türbanlı avukatların duruşmaya girmelerini yasaklayan karara imza atan dönemin Gümüşhane Baro Başkanı Ali Günday, daha sonra Vakit ismini alan Akit gazetesinin hedefi olmuştu. Günday, hakkında günlerce süren yayınlardan sonra İzzet Kıraç adlı bir kişi tarafından türbanı yasakladığı gerekçesiyle öldürüldü.

Vakit gazetesi, evinin önünde bomba ile öldürülen hukuk profesörü Ahmet Taner Kışlalı hakkında da yayınlar yaptı. O zamanki ismiyle Akit gazetesinin 13 Mayıs tarihli sayısında 'Tutanak' köşesinin manşetinde yer alan Kışlalı fotoğrafına çarpı işareti çizilerek üzerine 'Yuh pişkin zorba!' diye yazıldı. Kışlalı, 'Zorba Kemalist gemi azıya aldı, halkı köpeğe benzetti' başlığıyla hedef gösterildi. Kışlalı yapılan haberlerden 5 ay sonra, 21 Ekim 1999'da öldürüldü.

Danıştay 2'nci Dairesi'nin türban kararına imza atan üyelerin fotoğraflarını, 13 Şubat 2006 tarihli sayısında, 'İşte o üyeler' diye manşetten yayınlayarak, hedef gösteren de Vakit Gazetesi'ydi. Vakit Gazetesi, Danıştay eleştirilerini günlerce manşetinde tutmuş, 4'e karşı 1 oyla alınan Danıştay 2'nci Dairesi'nin kararına 'evet' diyenlerin fotoğraflarını ve özgeçmişlerini de vererek, 'Başörtüsüne sokakta da yasak getirildiğini' iddia etmişti.

Vakit gazetesi, Almanya'da daha önce anti semitizm (Yahudi düşmanlığı) yaptığı gerekçesiyle kapatılmıştı.

Daha önce 'Akit' ismiyle yayın yapan gazete, açılan yüklü tazminat davalarından kurtulmak için ismini 'Anadolu'da Vakit' olarak değiştirmişti. Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu'nun isim vermeden, gazetenin yayınlarının 'hedef gösterme' boyutuna ulaştığını söylemesi de gözleri yine Vakit'e çevirmişti.

Türkiye, Danimarka istemiyor diye Roj TV'yi susturamıyor. Ya Anadolu'da Vakit Gazetesi neden susturulamıyor?

Anadolu'da Vakit Gazetesi, Türkiye'de uygun iklimi bulmuş yayınına devam ediyor, hedef göstere göstere...

Önce Gümüşhane Baro Başkanı Ali Günday, sonra hukuk profesörü Ahmet Taner Kışlalı, şimdi de Danıştay 2'nci Dairesi üyeleri... Sorumlu olması ve soruşturması gereken Hükümet'in bir üyesi diyor ki, 'Cumhuriyet Gazetesi ne ise Vakit de o...' Cumhuriyet rejiminin geleceğinin tartışıldığı bir dönemde Vakit ile Cumhuriyet'i aynı kefeye koymak...

Şaşkınlık mı Cehalet mi?

Hiç biri... Bu açıklama, daha kısa süre önce teröre hedef olan Cumhuriyet Gazetesi'nin yeniden hedef tahtasına konulmasından başka bir anlam taşımıyor."


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Mart 2019

Valid HTML 4.01 Transitional