Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

"KARİKATÜR KRİZİ" VE PAZARTESİ GÜNKÜ CUMHURİYET

 

Medyada adına kısaca "Karikatür Krizi" denilen olay büyüyor.

Olayın aslı şöyle:

Bir Danimarka gazetesi olan Jyllands Posten 30 Eylül 2005 tarihli sayısında Hz. Muhammed ile ilgili bir takım eleştirel karikatürler yayınlıyor.

Karikatürleri ısmarlayan, gazetenin Kültür Servisi şefi Flemming Rose; yani olay ısmarlama!

Danimarka İslam toplumu liderleri bu karikatürlere tepki gösteriyor, özür dilenmesini istiyor.

Gazetenin yazı işleri müdürü Carsten Juste ve Başbakan Rassmussen, bu isteği geri çeviriyor.

Bunun üzerine Danimarka İslam toplumu lideri Ahmed Abu Laban, yanına aldığı bir heyetle birlikte, başta Mısır olmak üzere İslam devletlerinin liderlerine başvurduğu bir geziye çıkıyor..

Şubat ayında dünya çapında protestolar başlıyor.

Norveç, Fransa, Almanya gibi ülkelerde, France Soir, Die Welt gibi bazı Avrupa gazeteleri "Fikir özgürlüğü dayanışması" adı altında bu karikatürleri kendi gazetelerinde yayınlıyor.

Bu eylem, krizi daha da derinleştiriyor.

Bu arada İnternet'te dolaşan karikatürler arasında yayınlanmamış olanların da bulunduğu saptanıyor.

Şubat başında, karikatürlerin yayınlanmasından dört ay sonra, İslam ülkelerinde, Danimarka ve Norveç Büyükelçiliklerine yönelik protesto hareketleri, saldırılar ve bina yakmalar başlıyor.

Kriz, "Hıristiyan Dünya" ile "Müslüman Dünya" arasında bir din, inanç ve uygarlık çatışmasına dönüşüyor.

"Fikir özgürlüğü nerede başlar, nerede biter", "İfade özgürlüğü, inançları aşağılamak için kullanılabilir mi?" "Onlar da Hz. İsa'nın karikatürünü çizmişlerdi, biz de zaten Hz. İsa ile alay ediyoruz" gibi tartışma konuları havada uçuşuyor.

Türk medyası bu konuda sorumlu bir tutum sergiledi.

Din duygularının şiddete dönüşmesine izin verilmemesini telkin eden yazılar ve haberler bütün medyada yer aldı.

Bu konuda, her iki taraftaki şiddet yanlılarının tahriklerine kapılınmaması için soğukkanlı bir yayın politikası izlendi.

Fakat büyük medyamız olayı kamuoyuna, bir "fotoğraf" olarak yani durağan bir resim olarak yansıttı.

Oysa olayın çok derin (Soğuk Savaş döneminden gelen) tarihsel, ideolojik, (ABD-İslam-AB ilişkileri gibi) siyasal ve toplumsal kökenleri, (Huntington'un başını çektiği) kuramsal çerçevesi vardı.

6 Şubat tarihli Cumhuriyet gazetesi olayı, durağan bir fotoğraf değil, hareketli bir film şeridi gibi, hemen hemen bütün yönleriyle, dinamik bir "süreç" olarak irdeledi.

Başyazı, Batı Emperyalizminin silahlı işgaline boyun eğen Müslümanların, simgelere gösterdiği tepkinin, tarihsel, siyasal ve toplumsal nedenlerine ve çelişkilere dikkat çekiyordu.

3. sayfada benim, krizin tarihsel, siyasal ve toplumbilimsel temellerini irdeleyen, siyasal ilişkiler bakımından sonuçlarına işaret eden bir yazım vardı.

4. sayfada Oral Çalışlar'ın, olayın "Medeniyetler Çatışması" yönüne değinen ve tehlikeleri vurgulayan bir makalesi yayınlanmıştı.

6. sayfada Dış Basından çevirilerde, Daily Telegraph'ın konuyla ilgili, itidal öneren bir makalesi yer almıştı.

8. ve 11. sayfalarda konuyla ilgili güncel haberler, tarafsız ama gayet ayrıntılı bir biçimde verilmişti.

13. sayfada Ergin Yıldızoğlu, "Kızgın Müslümanlar ABD Hizmetinde" başlıklı makalesinde, krizin uluslar arası siyaset bakımından çözümlemesini yapıyordu.

Nihayet 17. sayfada, Nilgün Cerrahoğlu, krizle ilgili, pek çok kişinin gözünden kaçmış nesnel bilgilere dayalı mükemmel bir bilgilendiren-yorumlayan yazı kaleme almıştı.

Pazartesi günkü Cumhuriyet bu nitelikleriyle bir "Koleksiyoner parçasıdır" bence.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional