Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

NİHAT GENÇ'TEN SONRA MİNE KIRIKKANAT: MEDYA KENDİ İPİNİ ÇEKİYOR

 

Gelecek kuşaklar bugünkü medya patronlarını ve medya yöneticilerini hiç de hayırla yad etmeyecekler.

Sevgili okurlarım bu sütunda zaman zaman dil yanlışlarının üzerinde durduğumu bilir.

Ama bu "tek tek ağaçlara bakmak" gibi bir iştir.

Bunu yaparken "ormanı da gözden kaçırmamak" gerek.

Bugün, medyamızda çok tehlikeli gördüğüm iki eğilime dikkati çekmek istiyorum:

Birinci olarak, medyamız Ceza Yasası ve Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası'nda yapılan ve medyayı iktidarın merhametine bırakan maddeler karşısında, Gazeteciler Cemiyeti'nin çok etkili muhalefetine karşın, suskun kaldı.

Medyanın tepesinde bir Demoklesin Kılıcı var artık.

Bunun bedelini çok ağır ödeyecek medya.

İkinci olarak, "liberallik" ve "özgürlükçülük" konusunda mangalda kül bırakmayan "İkinci Cumhuriyetçiler", Ermeni Soykırımı iddiaları konusunda kendilerine ters bir söylemle ortaya çıkan Nihat Genç'in kitaplarını yayınlamayacaklarını belirterek yeni bir çığır açtılar.

Pek "özgürlükçü" ve çok "liberal" olan bu kardeşlerimiz, hoşlanmadıkları düşünceler dile getirildiği zaman hiç de o kadar "liberal" ve "özgürlükçü" olmadıklarını gösteriverdiler; İletişim Yayınları, yaptığı açıklamayla, bundan sonra Nihat Genç'in kitaplarını basmayacaklarını belirtti.

Medya kamuoyu henüz Nihat Genç olayının şokunu atlatamamışken, bir de Mine Kırıkkanat'ın linç edilmesini yaşadık.

Radikal Gazetesi yazarı Kırıkkanat, "Beyaz donla denize girenleri ve plajlarda mangal partisi yapanları" sert ve aşırı bir dille eleştirince, medyadaki kalemşörlerin önemli bir bölümü yazarın üzerine çullandı.

"Halk dalkavukluğu" ve "Popülizm", "siyasal İslamcı ideoloji" ve herkesin iliklerine işlemiş olan "yasa dışı konut yağmasının yarattığı ilkel kültür" ile bütünleşince, artık dizginlenemez bir linç eylemi ortaya çıktı:

Ne seçkinciliği kaldı hatta ne de faşistliği.

Radikal Gazetesi, Mine Kırıkkanat'ın işine son verdi.

Bu iki eğilim de ayrı ayrı, medyayı yok edici özellikler taşıyor:

Birinci eğilim, yani iktidarın gücüne boyun eğmek zaten medyaya yeterince bir darbe vurur; dünyanın hiçbir demokratik veya demokratik olma iddiası taşıyan toplumunda, medya, iktidarın denetiminde yaşamını uzun süre sürdüremez.

İkinci eğilim, yani "halk dalkavukluğu", "popülizm", "kentleri işgal eden yağmacı ilkel köylü kültürü" ve "İslamcı siyasal ideoloji" dörtlüsünün ortaya çıkardığı toplumsal, ekonomik ve siyasal baskıya boyun eğme, tek başına medyanın sonunu getirecek güçtedir, çünkü bu ittifak mensupları zaten okumaya pek meraklı değildir, bir süre sonra arkalarındaki siyasal destek de yetersiz kalır ve medya kendi yarattığı bataklık içinde boğulur gider.

Bu iki eğilim birleştiği zaman ortaya nasıl bir felaket çıktığını hep birlikte görüyoruz.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 15 Temmuz 2019

Valid HTML 4.01 Transitional