Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

"OKUR TEMSİLCİLERİ" VE "SÖZ OKURUN" SAYFASI

 

Çağımız bir iletişim ve etkileşim çağı.

Kısaca "medya" dediğimiz ve eskiden "kaynaktan" "alıcıya" doğru "tek yönlü iletişim" yapan "Kitle İletişim Araçlarında", iletişimin, "alıcıdan" da geri besleme alma esasına göre düzenlenmesine "interaktif iletişim" deniliyor:

İnternet sitelerinde, siteye girenlerin yorum yapmaları, televizyonlarda izleyicilerin telefonla programlara bağlanmaları biçiminde uygulanan bu tür "etkileşimli iletişim", gazeteler açısından, "okur temsilcileri" (ki kimileri buna "Ombudsman" diyor") aracılığıyla sağlanmaya çalışılıyor.

Büyük gazeteler okur mektupları için haftada bir yer ayırıyor.

Hürriyet'te Doğan Satmış, "Okur Temsilcisine Mektuplar" başlığıyla bu bölümün sorumlusu.

Sabah'ta Yavuz Baydar, "Okur Temsilcisi, Ombudsman" başlıklı sayfada bu görevi yapıyor.

Milliyet'te, aynı işi, aynı başlıkla, "Okur Temsilcisi, Ombudsman" başlığıyla, eski Genel Yayın Yönetmeni, Derya Sazak yapıyor.

Zaten bu işi Yavuz Baydar Milliyet'te başlatmıştı.

Sonradan, Milliyet'ten ayrılıp Sabah'a geçen Yavuz Baydar'ın yerine görevi Derya Sazak devraldı.

Bu işle görevlendirilen arkadaşların mesleklerinde kıdemli kişiler oldukları dikkate alınırsa, gazetelerin okurlardan gelen "geri beslemelere" verdikleri önem de ortaya çıkar.

Biz de Cumhuriyet'te arkadaşımız Fikret Dağlıoğlu'nun sorumluluğunda "Söz Okurun" sayfasını başlatarak bu "interaktif iletişim" kervanına katıldık.

Tabii bir gazetenin hazırlanmasında görev alan yazıişleri kadrosunun ve tüm servislerin eleştirildiği bir sayfanın yönetimi son derece zor bir iş.

Gecelerini gündüzlerine katarak, zamana karşı bir yarış içinde gazete hazırlayan meslektaşlarımız, eleştirilere karşı kimi zaman çok hassas, çok kırılgan olabiliyor.

Tabii, bu sayfalarda, okurların eleştirilerine kimi zaman yazıişlerinin ya da "okur temsilcisinin" yorumları ile yanıt veriliyor.

Bu arada "okur temsilcileri" ile yazıişleri arasında bazı değerlendirme farkları da yaşanıyor.

Örneğin, 11 Temmuz 2005 tarihli Milliyet'te yer alan bir mektuba göre bir okur, Büyükşehir Belediyesi'nin bastırdığı İstanbul rehberinde Cumhuriyet'in ilanının İstanbul'a prestij kaybettirdiğinin yazılmış olması konusundaki haber için atılan "Tuhaf rehber" başlığını yeterince eleştirel bulmamış.

Okur Temsilcisi Derya Sazak, okura hak veriyor ve ertesi gün atılan "Cumhuriyet Karalandı" başlığının daha uygun olduğunu belirtiyor.

Buna karşılık Milliyet'in Genel Yayın Yönetmeni (herhalde Sedat Ergin olmalı) , okura hak veren Okur Temsilcisini eleştiriyor ve "Hangi başlığın ne şekilde atılması gerektiği hakkında mütalaa vermek, Okur Temsilcisi'nin görev alanının dışında olmalı" diyor.

Cumhuriyet'in "Söz Okurun" sayfasına gelince, burada zaman içinde öteki üç gazeteden farklı bir durum ortaya çıktı:

Öteki üç gazetedeki okur mektupları genellikle yanlış veya eksik haberler ya da ifade biçimleri üzerinde odaklaşırken, Cumhuriyet okurlarının mektupları daha çok "köşe yazarlarımızın düşünce ve yaklaşımlarına dönük" eleştiriler ve ülke sorunları hakkındaki görüşler üzerinde yoğunlaşmış görünüyor.

Bu farklılığı, yani Cumhuriyet'e gelen mektupların haber ve ifade eleştirileri yerine, yaklaşım ve düşünce eleştirilerine yönelik olmasını ve okurların kendi görüşlerini yansıtmasını, Cumhuriyet'in habercilik açısından okurlarınca, öteki gazetelerin okurlarının kendi gazetelerini gördüklerinden daha başarılı görülmesine bağlamak yerine, Cumhuriyet okurlarının "ülke sorunlarıyla çok daha ilgili olan aydın kimliğiyle" açıklamak daha doğru olur sanırım.

Tabii bu yargım, Cumhuriyet'in habercilik açısından da çok iyi olduğu gerçeğini göz ardı ediyorum biçiminde algılanmamalı!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Mart 2019

Valid HTML 4.01 Transitional