Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

MERAKLISI İÇİN NOT:
ATTİLA İLHAN VE HUNTINGTON

 

Attila İlhan'ın şiirlerini severim.

Romanlarını da.

Romanları hakkında yazdığım olumlu eleştirilerden yapılan alıntılar kitaplarının arka kapak yazılarını süsler.

Köy Enstitülerini, Dil Devrimini ve İnönü döneminde yapılan klasik kitapların çevirilerini eleştirmesini yanlış bulurum.

Ama bugün bunların hiç birinden söz etmeyeceğim.

Bu yazıda, çok kısa bir süre önce Cumhuriyet'te yazdığı iki makalede gözünden kaçmış olan iki noktayı vurgulamak istiyorum.

Önce birinci nokta:

23 Mayıs 2005 tarihli yazısında "Bir ara üzerinde o kadar tartışılan, kitabı dilimize çevrilmiş Samuel Huntington'u doğru dürüst hangimiz okudu; okuduysa, 'Soğuk Savaş'ın nihayete ermesinden sonra, dünyada hangi siyasetin öne çıktığını; hangi 'sahne'de, 'kimlere' hangi 'rolün' verildiğini; niye açık açık söyleyen ya da yazan çıkmıyor?" diyor.

Attila İlhan bu satırları yazarken ya kendisinin de yazarı olduğu Cumhuriyet'te çıkan makaleleri okumamış, ya da okumuş ama unutmuş.

Orhan Bursalı ve Ergin Yıldızoğlu, Cumhuriyet'te Huntington'u irdeleyen ve eleştiren birden çok yazı yazdılar.

Yalnız benim Cumhuriyet'te çıkan Huntington üzerindeki çözümleme ve eleştiri yazılarımın sayısı yarım düzineden fazla.

Ayrıca "Küresel Terör ve Türkiye" adlı kitabımın ana eksenlerinden biri Huntington'un yazdıkları.

"21. Yüzyılda Türkiye" adlı kitabımda ise koca bir bölüm var bu konuda.

Bütün bu yazılarda, Attila İlhan'ın belirttiği hususlar ondan çok daha önce "açık açık" vurgulanmış, çözümlenmiş ve eleştirilmiş.

Şimdi de ikinci nokta:

3 Haziran 2005 tarihli yazısında Huntington'un ünlü kitabından, daha doğrusu kitabın Türkçe çevirisinden bir alıntı yapmış:

"Laiklik ve demokraside, Batı'nın iyi ve kötü yanlarını yaşayıp görmüş olan Türkiye de, İslâm'a liderlik etme vasfını kazanmış olabilir; ama bunu yapabilmek için, Atatürk'ün mirasını; -Rusya'nın Lenin'in mirasını reddedişinden daha eksiz bir şekilde- reddetmek zorunda kalacaktır."

Tabii Attila İlhan, Cumhuriyet'te benim Huntington hakkında yazdığım makaleleri okumadığı ya da okuduğu ama unuttuğu için, alıntı yaptığı bu çevirinin yanlış olduğunun farkında değil.

Çevirideki yanlış Huntington'un laikliğe ve demokrasiye nasıl baktığını gizliyor:

Yukardaki alıntıda "Laiklik ve demokraside, Batı'nın iyi ve kötü yanlarını yaşayıp görmüş olan Türkiye..." ifadesinin doğru çevirisi "Laiklik ve demokrasi olarak, Batı'nın kötü ve iyi yanlarını yaşayan Türkiye de aynı biçimde İslam'ın liderliğine hazırdır." şeklinde olmalıydı; bu ifadeye göre laiklik Batı'nın kötü yanıdır.

Çünkü bir cümle önce Huntington bilinçli bir biçimde "Hıristiyanlık ve ırk ayrımcılığı olarak Batının iyi ve kötü yanlarını yaşayan Güney Afrika, Afrika kıtasının liderliği için özel bir nitelik kazanmıştır." diyor.

Yani "iyi ve kötü" sözcükleri her iki cümlede, "Hıristiyanlık ve ırk ayrımcılığı" ile "laiklik ve demokrasi" sıralamasına uygun olarak yer değiştirmiş.

Huntington açıkça Hıristiyanlık ve demokrasiyi, Batı'nın iyi yanları, ırk ayrımcılığı ve laikliği de kötü yanları olarak niteliyor ve bunu ard arda kurduğu iki ayrı cümlenin birincisinde Hıristiyanlık ve ırk ayrımı için kullandığı "the good and the bad" sözcüklerinin yerlerini ikinci cümlede laiklik ve demokrasi için "the bad and the good" olarak değiştirerek vurguluyor.

Bu iki noktayı da, Attila İlhan'ı ve yazılarını önemsediğim için "Meraklısı için not" olarak yazdım.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 4 Kasım 2019

Valid HTML 4.01 Transitional