Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

AHMET ÖZAL'IN İLANI

 

Ahmet Özal, babası Turgut Özal'ın ölüm yıldönümünde gazetelerde bir ilan yayınladı.

17 Nisan 2005 tarihli Milliyet'te değerli gazeteci Mehmet Y. Yılmaz'ın bu ilan hakkında yazdıklarını, çok öğretici bulduğum için siz okurlarımla paylaşıyorum:

"FEVKALADE MUHAL BİR İLAN

Dünkü Milliyet'te 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölüm yıldönümü nedeniyle 'Özal Ailesi' adına verilmiş bir ilan vardı, görmüş olmalısınız.

İlanda Ahmet Özal imzasıyla yazılmış bir metin de yer alıyor.

Bir insanın babasının arkasından üzüntüsünü anlatmasının, gerçek duygularını ifade edebilecek kelimeler bulmasının ne kadar zor olduğunu biliyorum.

Bu nedenle Ahmet Özal'ın yazdığı metindeki yazım ve kelime hatalarını belki hoş görmek de mümkün olabilirdi.

Ancak ilan Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı iken ölen bir insanın ardından veriliyor ve bu yönüyle de hepimizi ilgilendiriyor.

İlan şöyle bir cümleyle başlıyor: 'Onu anlatmak fevkalade muhal..'

Fevkalade sözcüğü, 'alışılmışın dışında, görülmemiş, işitilmedik' anlamında..

Muhal ise Arapça bir sözcük.. 'İmkânsız, vukuu mümkün olmayan, batıl, boş söz, hurâfe olan nazariye' anlamına geliyor.

Belli ki Ahmet Özal'ın asıl derdi, 'Onu kelimelerle anlatmak çok zor' demek ama bilinmedik sözcükler kullanma merakı, bu başı sonu belli olmayan cümlenin kurulmasına yol açmış..

Kuran'dan bir deyiş..

İkinci cümle ise şöyle: Bir devrin, bir dönemin, gizemi remzedilmiştir çehresine.. Ah

met Özal, babasının yüzüne bakınca bir dönemin fotoğrafını gördüğünü anlatmaya çalışıyor..

'Gizem' ile 'remzedilmiş' sözcüklerinin yan yana gelmiş olmalarındaki çirkinliği bir kenara bırakıyorum. Ancak Türkçede artık pek kullanmadığımız 'remzetmek' fiili yanlış kullanılmış sanki.. 'Remz' de Arapça bir sözcük. 'İşaret, işaretle anlatmak, güç anlaşılır, gizli kapaklı söz söylemek' anlamlarına geliyor..

İlandan bir cümle: Bilgisi, becerisi, özgüveni kalu beladan mı gelir, bilinmez...

'Kalû belâ' Kuran'da yer alan bir deyiş.. Allah ruhları yaratıp soruyor: Rabbiniz değil miyim? (Elestü Bi-Rabbiküm).. Ruhlar, 'Evet Rabbimizsin' anlamında 'Kalû belâ' diye yanıtlıyorlar.. Türkçede, 'çok eski zamandan beri' anlamına da kullanılıyor. Ve harflerin 'şapkalarını' koymuyorsanız, Türkçedeki kullanımını tercih ediyorsunuz demek ki, o zaman bitişik yazmanız gerekiyor..

'Akildane' sözcüğü

Bir cümle daha: Bilgiçlik, akildanelik yapamazdınız pek..

Sözlüklere baktım, ben mi bilmiyorum diye ama 'akildane' diye bir sözcük bulamadım..

Onun yerine 'âkil' var.. 'Yiyici' anlamında.. 'Âkil-ül beşer' dediğinizde de 'insan yiyen, yamyam' anlamına geliyor..

Bir cümle daha: Görmüştü ilgiyi, debdebeyi, heyhulayı, geceyi - gündüzü, varı - yoğu..

Sözlüklerde 'heyhula' diye bir sözcük de yer almıyor. Acaba 'heyula' mı demek istemişti diye düşündüm, ancak o da 'korku veren hayal' anlamında..

Bir cümle daha: ..nevi şahsına münhasır, ismiyle müsemma bir aydındır bizlerin gözünde..

'Müsemma' sözcüğü 'isimlendirilen, ad verilmiş olan, bir ismi olan, belli vakit' anlamlarına geliyor.

İsmi 'Melek' olan bir kızdan söz ederken 'ismiyle müsemma' diyebiliriz. Ama ismi Turgut olan birisi için sanırım kullanılamayacak bir tanımlama olmalı..

Bir hata daha

İsimler sözlüğünde Turgut, 'oturulacak yer, konut' olarak tanımlanıyor.. Bizde Turgut Reis'ten ilham alınarak erkek çocuklarına isim olarak veriliyor.

Ve ilanın sonunda da son hata: 'Mevlid' yerine 'mevlüd' yazılmış.. 'Mevlid' kelimesi 'doğma, dünyaya gelme' anlamında.. İslam Peygamberi Hazreti Muhammed'in doğumunu anlatan ve Türk geleneğinde kutsal günlerde, ölülerin ardından okunan manzum eser de bu isimle biliniyor. 'Mevlûd' ise 'çocuk, yeni doğmuş çocuk' anlamına geliyor..

Özenli olmak gerekirdi

Ayrıca birçok yazım ve düzeltme hatası var.. 'Dahi' anlamındaki 'de'lerin bitişik yazılması (sanmışsınızdırda), 'yaşamımnın' gibi..

Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı'nı yapmış bir insanın ardından böyle hatalarla dolu bir ilanın yazılmasını görmezden gelmemeliyiz.

Bu aynı zamanda herkes için de bir ders olmalı...

Anlamını tam olarak bilmediğimiz, artık yaygın kullanımı olmayan kelimeleri, sırf 'daha şık duruyor' diye, sırf 'amma bilgili adam' desinler diye kullanmamalıyız.

Merhumun ruhu bundan azap duymaz elbette ama yine de sırf ölüye saygı için bile daha özenli olmak gerekirdi diye düşünüyorum.."


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 21 Ocak 2019

Valid HTML 4.01 Transitional