Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

18 ARALIK'TA CUMHURİYET FARKI

 

Soğuk Savaş döneminde, Amerikan Haber Alma Servisi CIA'in içinde, Sovyetler'i eleştiren fıkralar üreten bir bölümün olduğu ve bu bölümün ilginç espriler yaptığı bilinir.

Bunlar arasında çok sevdiklerimden ve sınıfta öğrencilerime örnek olarak anlattıklarımdan biri şöyledir:

"Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği, kendi aralarında ikili bir atletizm yarışması yaparlar ve Amerikan atletleri Sovyetleri geçerek yarışmanın birincisi olur. Ertesi gün Sovyetler'in ünlü resmi yayın organı Pravda haberi şöyle verir: Dün yapılan atletizm yarışmalarında Sovyetler Birliği atletleri parlak bir ikincilik kazanırken, Amerikan atletleri ancak sondan ikinci oldular."

AB-Türkiye ilişkileri konusunda 17 Aralık'ta yapılan Brüksel Zirvesi'nin ardından "Büyük Medya" organlarındaki yansımalarına bakınca yukarıdaki fıkrayı anımsadım.

Türk Hükümeti önceden ileri sürdüğü on bir koşuldan ancak bir tanesini, o da tartışmalı bir biçimde, kabul ettirirken, yani önceden ilan ettiği "kırmızı çizgilerinin" neredeyse tümü çiğnenirken "Büyük Basınımızın" manşetlerine bakınız:

Posta: Büyüksün Türkiye.

Hürriyet: İstediğimizi aldık.

Sabah: Avrupa İhtilali.

Milliyet: Biz de varız.

Star: 70 milyon coşku.

Vatan: Bambaşka bir dönem.

Akşam: Yeni bir dünya.

Radikal: Kolay gelsin Türkiye.

Zaman: Yeni Türkiye.

Yeni Şafak: Başardık.

Vakit: Hayırlı olsun.

Ortadoğu: Teslim oldu.

Milli Gazete: 2'nci Sevr görüşmesi.

Burada belirtmek istediğim nokta, sadece sonuçları önceden Türkiye aleyhine belirlenmiş ve böyle de sonuçlanmış bir olayın kamuoyuna "zafer" diye sunulması değil.

Asıl vurgulamak istediğim konu, yalnızca olumlu anlamda zafer çığlıkları atanların değil, Ortadoğu ve Milli Gazete gibi sonucun olumsuzluğunu belirtenlerin de "duygusal başlıklar" kullanmış olmaları.

Aynı gün Cumhuriyet'in manşeti: "Kıbrıs'a karşılık tarih".

Yani sadece gerçekçi değil, aynı zamanda teknik bir başlık.

Ne "zafer çığlığı" var, ne de "ihanet suçlaması".

Değerli okurlarımız 18 Aralık 2004 tarihli gazeteleri, medyamızın içinde bulunduğu durumu ve bu durum çerçevesinde Cumhuriyet'in nerede durduğunu belgelemek için saklamalılar bence.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 21 Ocak 2019

Valid HTML 4.01 Transitional