Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

EKRANLARDA ARTIK SADECE AKP VE REKLAMLAR VAR

 

TRT'nin yayın tekeli kaldırıldıktan sonra, özel televizyon kanallarının çoğalmasıyla, ekranlar da çeşitlenmişti.

TRT'nin ağırbaşlı ve kimi zaman da renksiz yayınlarından bıkmış olan izleyici, ilk zamanlar, özel kanalların çoğalmasını sevinçle karşıladı.

Sonradan, özel kanallar git gide birbirine benzedikçe, bütün ekranlara "televole kültürü" egemen olunca, yavaş yavaş yakınmalar ortaya çıktı.

Artık izleyici, programların düzeysizliğinden, yerli dizilerin çirkin toplumsal ilişkileri özendirmesinden rahatsız olmaya başlamıştı.

Bu arada, holding sermayesinin medyaya egemen olmasıyla, televizyonlar tümüyle nitelik değiştirdi ve her kanal, kendisinin ait olduğu holdingin şirketlerinin "Halkla İlişkiler Bülteni" gibi yayın yapmaya başladı.

Tabii bu durum, televizyonu olan sermaye ile olmayan sermaye arasında bir "haksız rekabet" yarattı.

Bütün bu düzeysizleşme ve holding bülteni olma sürecinde, uzunca bir süre, ekranların siyasal ve ideolojik çeşitliliği, her şeye karşın devam etti.

İzleyici, çeşitli tartışma programlarında, ya aynı program içinde veya farklı program ve ekranlarda dile getirilen değişik düşünceleri, bu düşünceler arasındaki etkileşimleri ilgiyle izliyordu.

Derken, AKP'nin iktidar olmasıyla, 2002 yılından itibaren bu siyasal-ideolojik çeşitlilik de rafa kaldırıldı:

Artık bütün kanallar, bütün tartışma programları, bütün yorumlar, doğrudan doğruya AKP iktidarı çizgisine koşut bir anlayışa göre uyarlandı.

Bu çizgiye muhalefet, ancak benzer anlayışların oluşturduğu düşünce yelpazesinde yer alan kişilerin "içten bakışlarıyla" olanaklı olabiliyordu.

Tartışma programları, "aynı yaklaşımı farklı biçimlerde savunanlar arasında" geçmeye başladı.

Her ne kadar tartışmaların merkezinde, iktidar partisinin benimsediği siyaset ve ideolojinin yer alması çok doğalsa da, ekranlarda artık bu siyasete ve ideolojiye karşıt görüşler hiç görülmez ve duyulmaz oldu.

Bu arada, doğrudan doğruya AKP iktidarının yol açmadığı, ama gelişmesinin bu iktidar zamanında hızlandığı bir başka oluşum, "reklam kirliliği" de son zamanlarda izleyicilerin sabrını taşıran noktalara geldi:

Kanal sahibi olan holdingler arasındaki rekabet ve televizyon kanallarının ait oldukları holding şirketlerine verdikleri destek o düzeye erişti, reklamlar o kadar ucuzladı ve bu nedenle de o kadar arttı ki, artık insanlar reklamları "diziler arasında" değil, dizileri ve filmleri "reklamlar arasında" izlemeye başladı.

Sonunda izleyiciler, ekranlardaki AKP egemenliğinden ve reklam ipoteğinden çok yüksek sesle yakınmaya başladı.

Siyasal ve ticari yozlaşma o düzeye çıktı ki, sanıyorum Türkiye'deki televizyonlar yeni bir dönüşüm noktasına doğru hızla ilerliyor.

Bakalım, bu değişimin başını kim çekecek ve bu dönüşüm ekranlara nasıl yansıyacak?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional