Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

"DÜELLO" DEVAM EDİYOR

 

Kanal D'de yayınlanan yarışma programı "Düello" konusunda pek çok okurumdan mektup geldi.

Hepsi programı çok eleştiriyor.

Bunlardan biri, Atay Sözer'in mektubu, benim de seyrettiğim, yazımın yayınlandığı gün ekrana gelen bölüm hakkında:

"Sayın Kongar,

Düello yarışmasıyla ilgili görüşlerinize katılıyorum. Bu tür yarışmalardan ne yazık ki çok var. Ancak geçen akşam bu yarışmanın finaline denk geldim; yarışmanın etik yapısı olarak değil ama katılan yarışmacıların ruh hali açısından ilginç bir şey gözlemledim... Sizi de bir toplum bilimci olarak ilgilendireceğini sandığım bu gözlemimi paylaşmak istedim.

Finalde iki kişi; biri genç; Özal kuşağı, 12 Eylül genci; kısa yoldan köşeyi dönme, sonuca giden her yolu mubah sayma erdemleriyle büyümüş bir kuşak. Diğeri kırklı yaşlarda, cumhuriyet tarihinin belki de en talihsiz kuşağı; iyi niyetli, kendinden öncekilerin hatalarını yapmamaya çalışan ama bunu pek beceremeyen; sürekli kandırılmış, kazıklanmış, kaybetmiş bir kuşağın temsilcisi.

İki kişi karşı karşıya geliyor ve ikisi de normal olarak "yarı yarıya" diyeceklerini beyan ediyorlar.

Sonuç; genç olan "iki misli" diyor, diğeri sözünü tutuğu için kaybediyor.

Ancak paralar verilirken, çok ilginç bir görüntü vardı:

Parayı kaybeden mutluydu, başı dikti, böyle bir sonucu bekliyordu, hiç şaşırmamıştı; kazık yemeye alıştığı belliydi.

Parayı kazanan kişi ise gergindi, her ne kadar rahat olmaya çalışıyorsa da utanç içinde olduğu, vicdanını bir şeylerin kemirdiği açıktı. Paraları alıp giderken yüzünün şekli korkunçtu. Doğrusu onun yerinde olmayı hiç ama hiç istemezdim."

Ne büyük bir rastlantı ki, ben de aynı bölümü izleyince "Bu bölümü mutlaka yazmalıyım" demiştim kendi kendime.

Önce bir düzeltme yapayım:

Geçen hafta, yarışmacıların ya "yarı yarıya" ya da "hepsi" diyecek biçimde iki seçeneği olduğunu yazmıştım. Oysa, "yarı yarıya"nın karşısındaki seçenek, "hepsi" değil, "iki katı" olacaktı.

Yani her iki yarışmacı da "yarı yarıya" derse ikramiyeyi paylaşıyor, ikisi de "iki katı" derse ikisi de hiçbir şey alamıyor, biri "yarı yarıya", öteki "iki katı" derse "iki katı" diyen, ikramiyenin iki katını alarak yarışmadan ayrılıyor, "yarı yarıya" diyen paylaşımcı yarışmacı hiç para kazanamıyordu..

İşin ilginç tarafı, üç yarışmacıdan birinin elendiği soru yanıt kısmı, bir el becerisine dayalı bir bölüm ve yarışmacıların yakınlarıyla, bir odada ne karar verecekleri konusunda yaptıkları görüşmeler olarak oldukça uzun süren yarışma boyunca, her iki yarışmacı da karşısındakine ne diyeceği konusunda mesajlar iletiyordu.

Tabii tahmin edersiniz ki karşı yarışmacıya verilen mesaj hep "yarı yarıya diyeceğim" biçimde oluyordu. Sonuç kısmında ise, hangi yarışmacının sözünü tutacağına, hangisinin karşısındakini aldatacağına ilişkin bir gerilim oluşuyordu.

Okurumun da izlediği bölümde, karşısındakine güvenerek "yarı yarıya" diyen ve böyle diyeceğini daha önce karşısındakine belirten, hatta onun elini sıkan paylaşımcı ve dürüst yarışmacı, aldatıldığını öğrenince, "Hiç üzülmedim" dedi ve çok önemli bir şey daha söyledi:

"Ben yarın sabah aynaya baktığımda, iş yerime gittiğimde, arkadaşlarımla karşılaştığımda utanmayacağım."

"İki katı" diyerek karşısındakini aldatıp para ödülünü kazanan yarışmacının ve yarışmayı sunan delikanlının suratları ve davranışları ise tam anlamıyla "evlere şenlik" idi.

Yarışmayı sunan arkadaş, karşısındakini aldatarak para kazandığı açık olan yarışmacıyı bir türlü kutlayamadı. Çünkü yapılan iş bir aldatmacaydı ve bu herkesin gözü önünde gerçekleştirilmişti.

Parayı kazanan da doğru dürüst ne teşekkür edebildi, ne de sevincini belli edebildi.

Çünkü kazandığı para, aldatma üzerine dayalıydı.

Dürüstlüğü ve paylaşımcılığı cezalandıran, aç gözlülüğü ve aldatmayı özendiren bu yarışma yayından kaldırılmalıdır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 21 Ocak 2019

Valid HTML 4.01 Transitional