Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞININ SİYASAL VE KÜLTÜREL BİLİNCİ

 

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Basın Danışmanı İsmail Yücel bir açıklama yolladı.

Teşekkür ederim.

Hürriyet'in değerli ve genç yazarlarından Yurtsan Atakan, bu Bakanlığın yaptığı bir bilgisayar ihalesinde "Q klavyeli" bilgisayarların alınmasını "skandal" diye nitelemiş ve ben de iki hafta önceki yazımda ona katılmıştım.

İsmail Yücel açıklamasında "F-Klavye/TQ-klavye (T harfi Türkçe yerine kullanılmış herhalde) tartışması kapsamında Bakanlığımızın almış olduğu bilgisayarların bir skandal olarak nitelendirmesi (nitelendirilmesi olacak herhalde) son derece üzücüdür. Anılan ihalede Bakanlığımızın Q veya F klavye gibi bir tercihi olmamıştır. Aksine F Klavye kullanmak isteyen kullanıcılar için alım şartnamesinin 24.1.20 maddesine 'Gerektiği takdirde firma Q klavyeyi F Türkçe klavye ile değiştirebileceğini taahhüt etmelidir' ibaresi konulmuştur" demektedir.

Yücel daha sonra, ihale şartnamesinde böyle net bir madde varken, alımın skandal olarak nitelendirilmesinin Bakanlığına karşı yapılan bir haksızlık olduğunu belirtmektedir.

Basın danışmanı Yücel bu arada, "Eğer siz kullanıcılara bilgisayarları F klavye ile teslim edip, kullanıcıların bunu Q klavyeye çevirmelerinin yasaklamasını (yasaklanmasını olacak herhalde) istiyorsanız, kampanyanızın adını da 'yasakçı devlet istiyoruz' diye değiştirmeniz gerekecektir." diyor.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Basın Danışmanı, açıklamasını "Takdir edersiniz ki; amaç tüm personele bilgisayar vermek değil, verilen bilgisayarların amacına yönelik olarak en iyi şekilde ve süratli kullanılmasını sağlamaktır. Personelimizin çoğu Q klavyeyi daha seri kullanabilmekte ve vermiş olduğu hizmeti en kısa sürede bitirebilmek için Q klavyeyi tercih etmektedir." diyerek bitiriyor.

Bu açıklamanın mantığına hiç katılmıyorum.

Yanlış ve kötü Türkçe ile yazılmış olması bir yana (ki bu da çok önemli bir ögedir) açıklamanın asıl karşı olduğum bölümü sayın danışmanın, "F klavye'nin bir seçenek olarak ihaleye konmuş olmasını mazeret olarak ileri sürmesidir.

Sanki ihaleyi yapan Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bakanlığı, hem de klavye standartlarını belirleyen Türk Standartları Enstitüsü ile ilişikli olan bakanlığı değil de Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinden birinin kurumu!

Açıklamada, Türk Standartları Enstitüsü'nün Türkçe karakterler ve Türkçe klavye ile ilgili iki tane standardının da bulunduğu ama bu standartların zorunlu olmadığı vurgulanmış.

Böylece Bakanlığın "Q klavye" satın almasının standartlara aykırı olmadığı belirtiliyor.

İlk soru şu: Niye bu standart zorunlu değil? Bildiğim kadar, daktilo makineleri için bu standart zorunludur.

İkinci soru da şu: Daha hızlı ve yanlışsız olarak kullanılabileceği bilimsel olarak saptanmış, üstelik de ulusal kültürümüze uygun olan bir seçeneğin esas alınmamasının ahlaki ve siyasal sorumluğu nerede?

Önce piyasayı "Uyduruk Q klavye" ile doldurup herkesi buna alıştıracaksınız, sonra da "personelim bunu istiyor diye" aynı uyduruk klavyeye devlet alımlarında destek vereceksiniz.

Benim bildiğim devlet, kendi koyduğu (ihtiyari de olsa) standarttaki klavyenin kullanımı için kurs açar, personeline eğitim verir; böylece on parmak yazmayı da sağlayarak bütün işlerin daha hızlı yapılmasını gerçekleştirir.

"Q klavyenin" yasaklanmasından yana değilim.

Ama açıklamadaki suçlamada kullanılan "Yasakçı devlet istiyoruz" sözüne genelde çok katılıyorum, yani suçlamayı genel olarak kabul ediyorum.

Çünkü her devlet, ama her devlet kurallar ve yasalar koyar, bu anlamda da "yasakçıdır".

Yasak koymayan devlet, devlet değildir.

Demokrasiyi, her isteyenin her istediğini yapması, ya da iktidarın her istediğini yapması biçiminde yorumlayan kafalarla ancak ya anarşiye ya da totalitarizme gidilir.

Bu görüşlerimi açıklama fırsatı verdiği için Bakanlığın Basın Danışmanına tekrar teşekkür ederim.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional