Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

İKİ FELSEFE ÖĞRETMENİ VE OKURLARDAN YANSIMALAR

 

Önce okurlarımdan gelen yansımaların bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Daha sonra yazarken bile gözlerimi yaşartan bir olayı aktaracağım.

Okurlarımdan Doğan Güvenç, özellikle televizyon kanallarında dikkatini çeken bir yanlış kullanımı eleştiriyor:

Olumlu bir anlam içeren "gerçekleştirmek" fiilinin yerli yersiz ve yanlış kullanımı rahatsız etmiş kendisini.

Verdiği yanlış örnekler şöyle:

"İhmal sonucu elektrik kontağından yangın gerçekleşti."

"Şırnak'ın mezrâlarında PKK'nın gerçekleştirdiği saldırıda 3 vatandaşımız hayatını kaybetti."

Daha sonra mektubunu şöyle bağlıyor değerli okurum:

"Terorist örgüt PKK açısından bakılırsa 'gerçekleştirmek' kavramı doğru; çünkü onlar açısından başarı. Ama, terorist olmayan normal vatandaş açısından bakılırsa vahîm bir yanlış.

Gazetelerin ve TV'lerin bu yanlışları hakkında sayısız örnekleri siz de biliyorsunuz. Ne yapılabilir? Bu vahîm yanlış o kadar yaygınlaştı ki artık herkes bunu doğruymuş gibi bilinçsizce kullanmaya başladı.

Sizin sözlerinizle bağlıyorum:"Böyle bir cehâlet doğuştan olmaz, ancak okullarda yanlış ve yetersiz eğitim ile öğrenilir!"

Bir başka okurum, Cüney Çam, "koreografi" sözcüğünün yabancı dilden gelmiş olmasına takılmış, "O ile yazılsa ne olur, a ile yazılsa ne farkeder?" diye soruyor.

Ne yazık ki "radyo" gibi "televizyon" gibi, "orkestra" gibi bazı yabancı sözcükler artık Türkçe'ye bütünüyle girmiş durumda.

"Koreografi" de bunlardan biri.

Ama bugün siz okurlarımla paylaşmak istediğim çok başka bir konu var:

Geçen hafta bir imza günü dolayısıyla İzmir Kitap Fuarı'na gitmiştim.

Kitap imzalatanlar arasında iki hanım dikkatimi çekti.

Bu hanımlar kitaplarımı kendi adlarına imzalattıktan sonra, "Okul kitaplığı için de imzalar mısınız" diyerek iki kitabımı daha aldılar.

Bunun üzerine ne iş yaptıklarını sordum ve adı bende saklı olan bir resmi lisede Felsefe öğretmeni olduklarını öğrendim.

Şaşkınlıktan ve mutluluktan dilim tutuldu:

Günümüzde öğretmen maaşlarının durumu ortada; bir ailenin zar zor geçimini ancak sağlayan bir düzeyde.

Bu öğretmenler böyle yetersiz bir maaşla, sırf öğrencilerinin ufku açılsın diye bir yazarın kitaplarını ceplerinden para ödeyerek, okul kitaplığına alıyorlar.

Beceriksiz ve kötü niyetli politikacıların yönetimine karşın "Türkiye hâlâ nasıl batmıyor?" diye şaşkınlıkla soranlar işte yanıt:

Böyle öğretmenler sayesinde.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 14 Ekim 2019

Valid HTML 4.01 Transitional