Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

BİR HABER, İKİ YORUM VE BİR KİTAP

 

 

Sevgili okurlarım, bugün size yine birbiriyle ilgisiz iki farklı konudan söz edeceğim.

Birinci konu, aynı haberin iki farklı gazetede nasıl birbirine taban tabana zıt iki ayrı biçimde verildiğine ilişkin.

Üstelik olayı daha ilginç yapan bir durum var: Bu iki gazete de aynı patronun, Aydın Doğan'ın gazeteleri.

Ben olayı sadece, medyanın okurları ve izleyicileri "yönlendirme gücü" ve bu gücün nasıl çok farklı yorumlara dayalı olarak kullanılabileceğine ilişkin bir örnek niteliğiyle ele almak istiyorum.

Ne kimseyi övmek, ne de kimseyi yermek niyetindeyim.

Çünkü zaten haberin her iki ele alınış biçimi de, birazdan göreceğiniz gibi, "yoruma açık."

Yani haber, birbirine taban tabana zıt olmakla birlikte, her iki biçimde de yorumlanabilir.

Haberin esası şu:

Uluslararası Yatırımcı Danışma Konseyi, Türkiye'de 15 Mart 2004 tarihinde, Dünya Bankası ve IMF'in de desteğiyle bir toplantı düzenliyor.

Ev sahibi, Devlet Bakanı Ali Babacan.

Toplantıya dünyanın en büyük firmalarından 500'ü davet edilmiş ve 16'sının yöneticilerinin katılacağı bildirilmiş.

Hürriyet'in birinci sayfasında, manşet olarak haber şöyle

"16 dev patron: Okey geliyoruz".

Haberin alt başlığı (gazeteci diliyle 'spot'u) da şöyle:

"Dünyanın en önemli şirketlerinden 16'sının 1 numaralı isimleri 15-16 Mart'ta İstanbul'da toplanıp 'Türkiye'de daha fazla ne yapabiliriz' sorusuna yanıt arayacaklar"

Bu habere bakılırsa, olay tam bir "umut".

Kamuoyunu çok olumlu etkileyecek bir haber.

Şimdi aynı haberin bir de Milliyet'teki biçimine bakalım:

Milliyet de haberi, birinci sayfadan manşet olarak kullanmış, yani habere verdiği önem Hürriyet'le aynı; ama olayı yorumlayışı tamamen ters:

"Bu da Kongre Turka".

Alt başlık da şöyle:

"Dünyadan 500 firmanın başkanının davet edildiği Yatırımcı Danışma Konseyi'nin organizasyonu tam bir fiyasko oldu. Geç giden davetiyeler yüzünden toplantıya 17 firma katılabiliyor".

(Bu arada hemen belirteyim, Milliyet alt başlıkta 17 firmanın katılacağını belirtmiş ama iç sayfada verdiği listede, Hürriyet'teki gibi sadece 16 firmanın adı var.)

Toplantının gündeminin de çok iyi belirlenemediği ve gelecek davetlilerin "Ne konuşacağız?" sorusunu sordukları her iki haberde de belirtiliyor.

Görüldüğü gibi her iki gazetenin değerlendirmeleri de gerçeklere aykırı değil.

Biri olayın bir yönünü ele almış, öteki öbür yönünü.

Ama biri "çok olumlu", öteki ise "çok olumsuz" bir haber.

Ne kadar ilginç değil mi?

Bence iletişim fakültelerinde derslerde okutulacak kadar öğretici bir durum.

Sevgili okurlarım, bugün üzerinde durmak istediğim ikinci konu bir kitap:

MOBOLLA adlı yapıt, A. Nedim Atilla ve Nezih Öztüre tarafından yazılmış.

Kitabın ikinci ismi "Karia'dan Cumhuriyet'e Muğla".

Özenle yazılmış, özenle basılmış bir sanat kitabı.

Kitapta sadece Muğla'nın tarihsel, doğal ve arkeolojik özelliklerini değil, günümüzdeki önemini de aktarmış yazarlar.

Örneğin "Nail Çakırhan'a Saygı" başlığını taşıyan bölüm, geçekten herkesin göğsünü kabartan, gözlerini yaşartan bir yaşam öyküsünü aktarıyor.

Zevkle okunan bir kitap.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional