Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

POPÜLER KÜLTÜRÜN EGEMENLİĞİ VE POP STAR YARIŞMASI

 

 

Sevgili okurlarım, popüler kültür, günümüzde tüm dünyayı ve tabii Türkiye'yi de bütünüyle egemenliğine almış durumda.

Önce kitap ve gazete, sonra radyo, daha sonra sinema, derken televizyon ve nihayet bilgisayar, artık tüm davranışlarımızı etkileyen, zihnimize ve yüreğimize egemen olan bir popüler kültür anlayışını yaşamın bütün alanlarında yürürlüğe koydu.

Yemekten giyime, çalışma yaşamından eğlenceye kadar hayatın her alanında tutum ve davranışlarımızı popüler kültür beliriyor.

Popüler kültür, geniş halk kitlelerinin benimsediği kültür demek.

İşin içine geniş halk kitleleri girince, doğal olarak hem seviye düşüyor, hem de temel hak ve özgürlüklerden sapma olasılıkları artıyor.

Bu durum işin olumsuz yanı.

Ama bir de olumlu yanı var:

Popüler kültür sayesinde geniş halk kitleleri, seviyesi ve niteliği ne olursa olsun, kültür ögelerini, yani sanat ve edebiyatı çok daha fazla, eski zamanlarda hayal dahi edilemeyecek miktarlarda, kitlesel düzeyde tüketmeye başlıyor.

Örneğin Mozart'ın beste yaptığı dönemlerde bir Mozart yapıtını dinlemek için, soyluların kendi saraylarında kurdukları orkestralardan başka bir araç yoktu.

Şimdi öyle mi ya; koy bir plak, bir kaset veya bir DVD, ya da çevir bir radyo düğmesini, istediğin kadar dinle Mozart'ı, ya da Beethoven'i.

Aynı kitlesel tüketimi, edebiyat alanında da görmek olanaklı:

Sheakespeare ya da Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Balzac veya Haldun Taner, yazdıkları dönemde hayal bile edemeyecekleri baskı sayısına ulaştılar günümüzde.

Tabii iş kitlesel tüketime gelince, "pazarın" kuralları ve "pazarlama" stratejileri de işin içine giriyor.

Türkiye'de özel televizyonların yaygınlaşması ile herkesin şikayet ettiği "kültür yozlaşması" son "Pop Star Yarışması" ile bir kez daha gündeme geldi.

Pop Star Yarışması, aslında omurgası İngiltere'de belirlenmiş bir programın Türkiye'ye uyarlanması.

Yani popüler kültürün "evrensel ögelerini" yansıtıyor.

Bu açıdan Türkiye'deki televizyon yapımcılarını ve yöneticilerini ya da Türkiye'deki televizyon izleyicisini özel olarak suçlamak olanağı yok:

Olay, "küreselleşmenin dayattığı popüler kültür yozlaşmasının" tipik bir görüntüsü.

Bu yazıda çok ufak ama çok önemli olduğunu düşündüğüm bir nokta üzerinde durmak istiyorum; bu kadar lafı şu küçücük noktaya dikkati çekmek için yazdım:

Geniş kitlelerin genel eğilimleri zaman zaman faşizme ya da şeriata kayan bir yapı gösterir.

Kitle kültürünü besleyen ve dönerek ondan beslenen pop kültür, eğer yeterince özen gösterilmezse, bu anti-demokratik kitlesel çılgınlıkların pençesine düşebilir.

Bir katilin birdenbire bu yarışmada ön plana çıkması beni bu uyarıyı yapmaya yöneltti:

Demokrasi, geniş kitlelerin bağnaz eğilimlerine karşı, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin güvenceye alınması anlamına gelir, çoğunluğun zaman zaman çılgınlığa dönüşebilen eğilimlerinin egemenliği demek değildir.

Pop Star Yarışması'nın düzenleyicileri ve yayıncıları bu küçük noktaya dikkat ederlerse iyi olur diye düşünüyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 4 Kasım 2019

Valid HTML 4.01 Transitional