Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

ELEKTRONİK DEVLET VE ELEKTRONİK KÜLTÜR

 

 

Rodos: Üçüncü Türk-Yunan Bilişim Toplumu Forumu dolayısıyla geldiğim Rodos'tan bu forum hakkındaki izlenimlerimi paylaşmak istiyorum sizlerle.

Önce yine bir terim ve çeviri sorunu ile işe başlamalıyım:

Forumun İngilizce adı "Information Society Forum".

Bilindiği gibi "Information" bilgi ve haber anlamına geliyordu bu güne kadar.

Ama son zamanlarda bilişim teknolojisinin gelişmesi ile hem bilgisayarları hem de haberleşmeyi birleştiren İnternet'i ve İnternet üzerinden yapılan etkileşimleri kapsayan bir biçimde yeni bir anlam kazandı:

Böylece "bilgi ve haber" içeriğine bir de bilgisayarları kapsayan "bilişim" etkinliklerinin anlamı yüklendi bu yabancı sözcüğe.

Örneğin "information society" dediğiniz zaman bu sadece "haber ve bilgi toplumu" değil, "bilgisayarla haberleşen toplum" anlamına geliyor artık.

Bunun bir ismi daha var: "Elektronik" sözcüğünün kısaltılmışı olan "e" harfi ile ifade edilen bir biçimde, örneğin "e-toplum" demek de olanaklı.

Benim bu forumda sunduğum bildiri, toplantının İngilizce adı "e-Governmet and e-Culture" olan bölümüne ilişkindi:

Yani e-hükümet ve e-kültür konularında bazı öneriler yaptım.

İngilizce kullanımda "e" harfi küçük harf olarak yazılıyor nedense.

Dünyada gelişen yeni teknolojiler, hem her dilde yeni kavramlar yeni terimler yaratıyor, hem de bütün dilleri bu teknolojilerin geliştirildiği İngilizce'nin daha çok etkisine sokuyor.

Ben de bu önemli soruna işaret ederek yazıma başlamak istedim.

Sanıyorum, "F" klavye konusu ve daha da önemlisi İnternet'te Türkçe harflerin kullanılması (yani kullanılamaması) sorunu bu gelişmelere Türkiye'nin yeterince ayak uyduramamasının hemen gözle görülen sonuçları arasında.

Evet gelelim, Rodos'taki foruma:

Bence forumun en önemli tarafı, AB üyesi olan Yunanistan ile henüz kesin bir üyelik müzakeresi tarihi almamış olmakla birlikte ismi AB'ye aday ülkeler içinde geçen Türkiye arasındaki işbirliği üzerine kurulu bir etkileşim ortamı olmasıydı.

Hemen belirtmeliyim ki Yunanistan, AB üyesi olmanın iki büyük avantajına sahip:

Birinci avantaj projelere para desteği.

İkinci avantaj ise, yine e-hükümet ve e-kültür alanlarında AB'nin büyük örgütlenme ve bilgi birikimi gücünden yararlanması.

Ama şimdi sıkı durun, forumdan aldığım çok önemli bir izlenim, (ki bu izlenimi hemen hemen bütün Türk tarafı katılıcıları paylaştı) Türkiye'nin bu konularda Yunanistan'dan hiç de geride olmadığı, hatta bazı uygulamalar ve projeler bakımından ilerde bulunduğu.

Örneğin Oğuz Tanındı ve arkadaşlarının ürettiği kısa adı TAY olan bir proje var.

Bu proje Türkiye'deki arkeolojik alanların ve bu alanlardaki tahribatın saptanmasına yönelik.

Dünya çapında "öncü" bir proje bu çalışma: Sadece arkeolojik alanların saptanmasında kullandığı bilişim teknolojisi bakımından değil, bu alanlardaki tahribatın belirlenmesine yönelik yaklaşımı ile de öncü.

Ayrıca örneğin, Yunanistan'ın İstanbul Konsolosluğu'nda görevli olan Ticaret Ateşesi'nin Türkiye'deki e-Hükümet konusundaki tebliği, ülkemizin bu alanda ne kadar ilerde olduğunu bütün katılımcılara, bir yabancı gözüyle, çarpıcı bir biçimde anlatmakta çok işlevsel oldu.

Forumun ortak düzenleyicileri arasında, başında Faruk Eczacıbaşı'nın bulunduğu ve Ahmet Güvener'in AB ile ilişkiler koordinatörlüğünü yaptığı Türkiye Bilişim Vakfı da vardı.

Bu forumda yaptığım önerileri ve Türk-Yunan ilişkilerini nasıl gördüğümü gelecek yazıda aktarmaya çalışacağım.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 15 Temmuz 2019

Valid HTML 4.01 Transitional