Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

AYŞE ARMAN'IN YANLIŞI

 

 

Ayşe Arman, artık medyadaki markalardan biri.

Geçenlerde, Türkiye'de "ürünleri temsil eden markalar" konusunda yaptığım bir konuşmada bu gerçeği belirtmiştim. (Meraklısı için konuşma metninin özeti, kongar.org adresindeki internet sitemde var.)

Kendi özel yaşamını hemen hemen sansürsüz bir biçimde okurlarıyla paylaşan bu köşe yazarı kimliğiyle ün kazandı Arman.

Bu tutumu onu aynı zamanda özgür ve bağımsız kadın kimliğinin de bir simgesi yaptı.

Bu özelliklerine ek olarak, son zamanlarda başarılı bir röportaj yazarı olarak da öne çıktı.

Hürriyet'teki başarılı kariyeri, bir süre sonra bütün medyayı da etkiledi ve pek çok gazetede taklitleri türedi.

İşte bu simge yazarımız, 3 Mayıs 2003 tarihli Hürriyet Cumartesi ekinde "Mayıs yeniden yapılanma zamanıdır" diye bir yazı yazdı.

Bu yazıda hem önceki ve sonraki vücut ölçülerini belirterek bedenini nasıl sıkılaştırdığını hem de bu işi nerede ve nasıl yaptığını aktardı okurlarına.

Bu arada bir aletten ve bu aletin kullanıldığı güzellik merkezinden de söz etti.

Sonrasını 5 Mayıs 2003 tarihli Hürriyet'te yazdığı ve başlığında bir telefon numarasının yer aldığı kendi yazısından izleyelim:

"Çok fena bir şey yaptım ben.

Yeni vücut ölçülerimi açıklıyorum diye bir yazı yazdım ve kocaman bir elektrik süpürgesine benzeyen LPG cihazının faydalarını anlattım. Çünkü bir ayda kasam küçüldü benim. Yalan değil yani, daraldım, inceldim. Ama tabii abur cuburu kestim, koşu bandı faaliyetlerini de ihmal etmedim. Başıma gelecekleri bildiğim için de, yazının dibine bir telefon numarası ilave ettim.

'İyi niyetle de cinayet işleyebilir insan!' bu olsa gerek. Çünkü telefon numarasının son rakamını yanlış yazmışım. Yeni çocuk doğurmuş bir ev hanımının ev telefonunu gazeteye basmışım.

Düşünebiliyor musunuz, bir taraftan çocuğu emziriyor, bir taraftan da gün boyu susmayan o telefonlara yetişmeye çalışıyor:

'Yok efendim, burası güzellik merkezi değil, bir ev'

'Kardeşim, LPG aleti filan yok burada!'

'Siz yanlış çevirmediniz, hem bana niye kızıyorsunuz, numarayı doğru yazmayan kişiye kızsanıza!'

'Yeteeeer! Burası Aqua değiiiiiiil!'

Tam sinir krizinin eşiğindeyken, zıııııır bir telefon daha?

Bu sefer Aqua'cılar arıyor, kendisine pratik bir çözüm öneriyorlar:

'Size bir elemanımızı yollayalım, gün boyu çalan telefonlara o baksın!'

Söz konusu hanımefendi bu teklifi kabul ediyor.

Sorunu halletme biçimlerine hayran oldum.

Son derece zekice.

Ama bu benim salaklığımı affettirmiyor tabii.

Boynumun borcuydu, başlıkta yazan numara doğrusu.

İstemeden çevreye verdiğim zarardan ötürü herkesten özür dilerim."

Değerli okurlarım, biliyorsunuz, ben bu köşede çıkan yazılarımı sonradan kitap olarak da topluyorum. (Meraklısı için belirteyim, yeni kitabım, Yozlaşan Türkçe, Yozlaşan Medya adıyla bu ay içinde çıkıyor.)

Bu nedenle de medya ve Türkçe konularında kayda geçmesini istediğim olayları, yanlışları ya da gelişmeleri, başkaları yazmış da olsa, kendi sütunuma alıp yeniden değerlendiriyorum. (Örneğin çıkacak kitabımdaki Pakize Suda'nın makalesi böyle bir yazıdır.)

Arman'ın yazısını da bu nedenle buraya aldım:

Türk medya tarihine geçmesi gereken bir yazı.

Köşe yazarlarının bu yazıdan alacakları pek çok ders olduğunu düşünüyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 4 Kasım 2019

Valid HTML 4.01 Transitional