Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

MEDYADA "F KLAVYE" SORUNU

 

 

Türkiye gerçekten, insanlarıyla birlikte büyük bir ülke.

Medyamız ne kadar kirlenmiş olursa olsun, yine de "kalem erbabı" arasında "basın ahlakına" ve "gazetecilik ilkelerine" uygun davrananlar, üstelik bunu "güzel" yapanlar hiç de az değil.

Aslında Emre Aköz ve Yurtsan Atakan gibi gençlerin başlattığı ve benim sürdürdüğüm "F klavye" konusundaki tartışmalar, bu tartışmayı başlatanların ve ona sonradan katılanların da verdikleri destekle medyamızda beklenmedik bir genişlik ve derinlik kazandı.

Özellikle Aköz'ün ve Atakan'nın konuya getirdiği katkılar, tartışmanın sadece genişlik değil, derinlik kazanmasına da yol açtı.

Aköz'ün önemli bir birikimi yansıtan ve gerçek bir edebiyat yapıtı güzelliği taşıyan 9 ve 10 Şubat tarihli yazılarına ek olarak, Atakan'ın konuyu bilgisayar dünyası içine yerleştirmesi, bu tartışmaya "derinlik" kazandıran ögeler.

Hıncal Uluç'un karşı görüşleri savunarak da olsa bu tartışmaya katılması, hiç kuşkusuz, konuya kamuoyunun ilgisini çekmek bakımından, yani olayın "genişlemesi" açısından çok olumlu bir adım.

Tabii Hürriyet'te "Tüketicinin Abisi" Erkan Çelebi'nin de katkıları çok önemli.

Doğan Hızlan'ın 18 ve 19 Şubat tarihli Hürriyet'teki yazıları ise hem derinlik hem de genişlik açılarından, tek sözcükle enfes.

Bunlara sonradan yine döneceğim.

Bu tartışma ve yukarda adını verdiğim değerli yazarların katkıları, sadece konunun özü açısından, yani kullanılması daha kolay olan "F klavyenin" desteklenmesi bakımından değil, bu yazarların genel yaklaşımları ve üslupları dikkate alındığında da Türkiye'deki medya konusunda daha umutlu olmamıza yol açabilecek ayrıntılar taşıyor.

Örneğin, benim bu tartışmayı başlattığını söylediğim Emre Aköz, büyük bir alçak gönüllükle "Hayır bu tartışmayı ben başlatmadım, bu konuda ilk yazıyı yazan Orhan Tekelioğlu'dur" diyebiliyor ve Tekelioğlu'nun yeni çıkacak olan kitabının haberini veriyor.

Hem gerçek bir köşe yazarına yakışan alçak gönüllüğünden hem de bilgilendirici tavrından dolayı kendisini kutluyorum.

Sevgili okurlarım, sakın Aköz'ün yaptığı için "Yahu ne olacak, bu, çok basit ve sıradan bir davranış değil mi" demeyin.

Ben hem üniversitede hem de basında, bir düşünceyi, bir terimi, bir kavramı, bir konuyu ya da bir tezi, başkasından çalıp kendisine mal eden ve sonra da bu sahte "öncülüğüyle" ya da "özgünlüğüyle" övünen o kadar çok insan tanıdım ki, Aköz'ün bu çok sıradan gibi görünen davranışının aslında, bugünkü koşullarda olağan üstü olduğunu mutlaka vurgulamak gereğini hissettim.

Ayrıca Aköz yazısında "Dinozor" teriminden esinlenerek "Kertenkele" diye bir deyim icat etmiş ki, ilerdeki haftalardan birinde mutlaka bu güzelliği, bu zekice katkıyı vurgulamak için özel bir yazı yazacağım.

Atakan ise, Hürriyet Pazar'da 16 Şubat 2003'de yazdığı yazıda olayın bambaşka bir boyutunda derinleşiyor:

"Yakın geleceğin pek çok ürününde artık klavye olmayacak. Klavye yerine, ekrana yazılan el yazısını tanıyan cihazlar kullanılacak. Bazı cihazlara ise tamamen sesle kumanda edilecek, yazılar dikte edilerek girilecek. Bu cihazların ilk örnekleri yavaş yavaş boy göstermeye başladı piyasada. Ve bilin bakalım, Tablet PC olarak adlandırılan bu aletler Türkçe anlıyor mu, Türkçe karakterleri tanıyor mu? Ve rivayet odur ki, Emniyet Genel Müdürlüğü Türkçe anlamayan bu aletlerden 4 bin adet ısmarlamış bile. Milli Eğitim Bakanlığı ve TSE'ye ek olarak, Emniyet Genel Müdürlüğü'nden de cevap bekliyorum, haberleri olsun... Siparişi verirken Türkçe tanıma ve Türkçe anlama şartını eklediler mi, yoksa eklemediler mi şartnameye"

Çok sevgili dostum ve kardeşim Hıncal Uluç, hâlâ insanların gittikleri yerlerdeki daktilolara mahkum oldukları döneme ilişkin "A klavye" yazıları yaza dursun, atı alan çoktan Üsküdar'ı geçmiş bile.

Ona yanıtım da, tartışmanın başka boyutlarıyla birlikte haftaya.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional