Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

MEDYA YENİDEN YAPILANABİLECEK Mİ?
II

 

 

Özal döneminde doruk noktasında ulaşan siyaset-medya arasındaki kirli ittifak ilişkileri, Özal'ın ölümünden sonra da olanca hızıyla devam etti.

Türkiye'de artık özellikle orta sağdaki politikacılar ellerindeki siyasal nüfuzu, medyada yandaş sahibi olabilmek için kullanmayı bir gelenek haline getirmişlerdi.

Bu arada Ercüment Karacan gibi, Erol Simavi gibi medya patronluğu aile geleneğinden gelen kişiler gazetelerini satarak, medyadan çekildiler.

Bunların yerine medya patronu olan ticaret erbabı, gazete ve televizyon işini de bir kamu hizmeti olmaktan çok bir ticaret olarak görme eğilimindeydiler.

Aslında temelde ekonomik bir etkinlik olan medya sahipliğine ilişkin hiç de yanlış olmayan bu görüş, bir süre sonra özellikle televizyonların kâr etmemesi sonunda, ellerindeki medya işletmelerinden gelen gücün, öteki ticaret alanlarındaki getiriler adına kullanılması isteğini uyandırdı.

Medyadaki yatırımlarla birlikte medya alanı dışındaki işlere ilişkin teşvikler, krediler ve benzeri siyasal destekler gündeme geldi.

Siyasetçiler de medya patronlarının bu tür isteklerine son derece yatkın davrandılar:

Yeter ki medya, kamuoyunda kendilerine destek versin, onlar her istenileni yapmaya hazırdılar.

Bu durum, yani sadece medya patronu olmaktan gelen devlet desteği ve bu desteğin getirdiği tatlı paralar, esas işi medya patronluğu olan ailelerden gelenleri de baştan çıkardı.

Eskiden banka patronları gazete ve televizyon satın alırken, artık gazete ve televizyon sahipleri banka satın almaya başladılar.

Bu oluşum içinde patronların yanındaki profesyonel yöneticiler de, medya-siyaset ittifakının güçlenmesinde ve bu ittifakın ekonomik nimetlerinden yararlanılmasında patronlarını teşvik eden bir rol oynadılar.

Sosyal bilimler eğitimi almış olan profesyonel yöneticiler, medyanın zaten büyük sermayenin sesi olduğu görüşüyle gazeteleri ve televizyonları bütünüyle patronlarının ekonomik çıkarlarının borazanı haline getirdiler.

Gazetecilikten gelen yöneticiler de bu yaklaşımın karşısında, patronlarının rekabet gücünü koruyabilmek adına, aynı yöntemlerin kullanılmasına destek verdiler.

Medya, siyasal iktidar için, sahip olmadığı bir destek sanki varmış gibi bir hava yaratıyor, siyasal iktidar da medyaya teşvik ve kredi gibi ekonomik ve mali olanaklar sağlıyordu.

Bu "yalancı saadet zincirinin" uzun süre devam etmesi olanaksızdı.

Siyasal yolsuzluklar ayyuka çıkmış, medya patronları arasındaki savaş, bütün kirli çamaşırların ortaya dökülmesine yol açmış, serbest rekabet özgürlüğünü zedeleyen siyaset-medya ittifakı rejimin temellerini sarsmaya başlamıştı.

Ekonomik kriz gelip çatınca, ekonominin ipleri dışardan çekilmeye başlandı ve bu saadet zincirinin ilk halkası olan "içi boş (boşaltılmış) bankalar" skandalı patlak verdi.

Sonunda bazı medya patronları ellerindeki bankaları yitirdi.

Bazıları bankaların içlerini boşaltmaktan hapse bile girdi.

Derken batmış bankaların patronlarının elindeki gazetelere yeni ortaklar geldi, bir bölüm patron ise yeni yöneticilere görev verdi ve eski ilişkileri mahkum eden "Temiz medya" kampanyaları başladı.

Okurlarım, bu sütunlarda Etibank ile ilişkili olan Sabah gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan'ın yazılarından yaptığım alıntıları anımsayacaklardır.

Derken 2002 seçimleri geldi.

Halk bu kez bu çirkin ittifakın baş aktörleri olan orta sağ partileri tasfiye etti.

Böylece eski siyasal destekler piyasadan çekildi.

Batmamış olanlar da (belki de yeni siyasal iktidarın intikamından korktuklarından) temiz medya kampanyasına kendilerine özgü bir üslupla katıldılar.

Örneğin Ertuğrul Özkök Hürriyet'te 27 Kasım tarihinde "Şantaj Medyası, Medya Mafyası" başlığı altında ilginç bir yazı yayınladı ve ertesi gün de bu konudaki önerilerini tekrarladı.

Devamı haftaya.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional