Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

ÖNYARGILAR VE BİR YANLIŞ

 

Türkiye bir önyargılar ülkesi.

Hemen hemen herkes her konuda, araştırmadan, incelemeden, kendi kafasındaki kalıplara göre önyargılı hükmünü veriveriyor.

Genelde herkes için geçerli olan bu özellik, politikacılarda da çok sık görülüyor tabii.

Ne yazık ki, topluma yol göstermeleri beklenen liderler de zaman zaman böyle davranıyor.

Cumhuriyet de politikacılardaki bu önyargılardan bol bol nasibini alıyor.

Gazete olarak politikacılarda karşılaştığımız en yoğun önyargı, Cumhuriyet'in kendi partilerine ya da gruplarına ilişikin haberlere daha az, buna karşılık, karşıtlarına ilişkin haberlere daha çok yer verdiği biçiminde ortaya çıkıyor.

Ağzımızla kuş tutsak, kendi partilerinin bütün haberlerini en nesnel ve en ayrıntılı biçimde yansıtsak bile (ki genellikle belli teknik sorunlardan kaynaklanan hatalar dışında hep öyle yapıyoruz) soldaki partilerin ve grupların üyeleri, bu önyargıdan bir türlü kurtulamıyor.

Belki de gazeteyi baskı altında tutarak kendilerine ilişkin haberlerin daha çok yer almasını ve daha destekleyici biçimde yansıtılmasını sağlamak için böyle davranıyorlar.

Bunu bilemem.

Oysa Cumhuriyet çeşitli sol gruplar ve partiler arasında taraf tutmadan, gerçek gazetecilik ölçütlerine göre en nesnel ve en bol haberi vermeye çalışıyor.

Bu tarafsızlık, gazetenin İmtiyaz Sahibi İlhan Selçuk'un bir kaç kez başyazılarında da dile getirdiği ve yazişlerinin de titizlikle uygulamaya çalıştığı bir genel ilke.

Tabii köşe yazarlarımız istedikleri tarafı turarak ve bunu açıkça ortaya koyarak görüşlerini yazıyorlar.

Onlara da kimse karışmıyor.

Ama biz ne denli çaba harcarsak harcayalım, bütün sol partiler ve gruplar, kendilerine karşı, rakiplerine yandaş olduğumuzu düşünüyor ve sık sık da bu önyargılarını bize yansıtıyor.

Bunun çok belirgin bir örneğini geçen hafta yaşadık:

Anavatan Partisi'nin yönetim organlarındaki yeni düzenlemeden memnun olmayan Erkan Mumcu, parti yönetimini suçlayan, ANAP'ın DSP'yi bölen bir komplonun içinde olduğunu öne süren iddialarda bulundu.

Cumhuriyet bu iddiaları birinci sayfadan, sekiz sütuna manşetle verdi.

Ertesi gün Başbakan Ecevit yaptığı açıklamada, bu iddialara yeniden dikkati çekti.

Cumhuriyet bunu da ayrıntılı olarak verdi.

Başbakan açıklamasının bir yerinde bu iddiaların gazetelerde yer almadığından yakınıyordu.

Oysa iddilar, yukarda da belirttiğim gibi, Cumhuriyet'te birinci sayfada, hem de sekiz sütuna manşetle yer almıştı.

Diyorum ya, ağızımızla kuş tutsak politikacılara yaranmak olanaksız.

Şimdi gelelim hepimizin göğüsünü gururla kabartan son spor başarımıza ilişkin olarak yapılan yaygın bir yanlışa:

Süreyya Ayhan 1500 metrede Avrupa şampiyonu oldu.

Yanlışı ilk kez bu haberi veren kanallardan CNN-Türk'de duydum.

Spiker, Süreyya Ayhan'ın derecesini yanlış olarak, 3 dakika 58 saniye 79 salise olarak okudu.

Arkadan ertesi gün haberi birinci sayfasında manşetten veren Sabah'ta aynı yanlışı gördüm.

Büyük bir olasılıkla başka kanallar ve başka gazeteler arasında da aynı yanlışı yapanlar vardır.

Süreyya Ayhan'ın derecesi 3 dakika ve 58 saniyedir ama, 79 salise değildir.

Çünkü salise, saniyenin altmışta biri olan bir zaman birimidir ve bu yarışmalarda üçüncü sayı,salise olarak değil, saniyenin yüzde biri olarak ölçülür.

Doğru ifade ve doğru yazım, "3 dakika, 58 saniye 79" olmalıydı.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 19 Kasım 2018

Valid HTML 4.01 Transitional