Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

BU "AZAMETLİ" HANIM KİM?

 

Aslında önemini sorgulayacağım hanımın "azametli" olup olmadığını bilmiyorum.

Ama Milliyet'in ona "azametli" muamelesi yaptığı muhakkak.

Bu yazıda iki ayrı konu üzerinde duracağım.

Birinci konu, CİNE5 televizyon kanalında 23 Haziran Pazar gecesi oynatılan Altın Kap adlı filmde geçen ve her iki hecedeki "a"nın kısa okunması gereken "azametli" sözcüğünü yanlış telaffuzu.

İkincisi ise, Milliyet gazetesinin Cumartesi günü birinci sayfadan fotoğraflı bir haber konusu yaptığı bir hanımın neden Türkiye'nin en büyük gazetelerinden birinin birinci sayfasında konu edilecek kadar önemli olduğunu anlayamamış olmam.

Önce "azametli" sözcüğü üzerinde duralım:

"Azametli" sözcüğü yine her iki "a"nın da kısa okunduğu "azamet" kelimesinden geliyor.

"Azamet" Arapça kökenli bir sözcük.

İki ayrı anlamı var.

Birinci olarak büyüklük, ululuk anlamına geliyor.

İkinci olarak da çalım, kurum anlamında kullanılıyor.

"Azametli", böylece büyük ulu, ya da çalımlı, kurumlu anlamlarında kullanılan bir sözcük.

Genç okurlarıma, Osmanlı İmparatorluğu'nun baş vezirine "Vezir-i Âzam" denildiğini anımsatmak isterim.

"En büyük vezir" anlamına gelen bu tamlamada birinci "a" uzun okunuyor.

Sanıyorum, Altın Kap filmini Türkçe seslendiren sanatçılar, "âzam" sözcüğünden etkilenerek, "azametli" kelimesinin de ikinci "a"sını uzun telaffuz ettiler.

Böylece önemli bir yanlış yaptılar.

Bu arada yol işaretlerinde kullanılan "Âzamî sürat" ifadesindeki "âzamî" sözcüğünün de ilk ve son hecelerinin uzun okunduğunu bir kez daha belirteyim.

Şimdi gelelim bu yazının ikinci konusu olan Milliyet'in haberine:

22 Haziran Cumartesi günü Milliyet'in birinci sayfasında sadece beş haber vardı.

Bunlardan biri "Modacımı söylemem" başlığıyla verilen, Ö. Ö. adında Londra'dan döndüğü söylenen ve boy fotoğrafı kullanılan bir hanıma ilişkindi.

Milliyet, boy fotoğrafını yayımladığı bu hanımın açık ismini de yazmıştı ama ben burada o hanımın kişiliğini zedelememek için sadece adının ve soyadının baş harflerini kullanıyorum.

Haberde, bu hanımın eşinden ayrılmış olduğu, bir süredir yaşamakta bulunduğu Londra'dan Türkiye'ye tatile geldiği ve "kıskanç bakışlarla izlenen" "seksi giysisinin" olay olmasına karşın, "bu kıyafetini nereden aldığını bir sır gibi sakladığı" anlatılıyordu.

Ben bu hanımın ismini ilk kez duyuyordum.

Belki de cehaletimden dolayı bu hanımın kıyafetinin niçin Milliyet'in birinci sayfasında boy fotoğrafı da kullanılarak haber yapılmış olduğunu anlayabilmiş değilim.

Haberden anlaşıldığı kadarıyla kendisi ünlü bir bilim insanı ya da bir sanatçı veya bir sporcu değil.

Uluslararası ya da ulusal bir başarıya imza atmış bir kimliği de yok.

Magazin haberlerine konu olan sanatçılardan ya da kendisini "sanatçı" diye pazarlayan kişilerden de değil.

Hatta ve hatta ünlü birinin eşi veya "arkadaşı" bile değil galiba.

"Galiba" diyorum, çünkü bu hanımın kıyafeti ile ilgili haberin Milliyet'in birinci sayfasında ne aradığını gerçekten anlayabilmiş değilim.

Ayrıca bu yazıyı da katiyen kendisiyle ilgili olarak değil, bütünüyle Milliyet'in birinci sayfasını düzenleyen meslektaşlarımın, birinci sayfada beş haberle belirledikleri "Türkiye'nin gündemi" anlayışlarını pek kavrayamadığım için yazdığımı da belirtmeliyim.

Milliyet'teki dostlarımdan biri, beni bu konuda bilgilendirirse, kendisi de izin verdiği takdirde, aldığım bilgiyi siz okurlarımla paylaşacağım.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional