Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

RAMALLAH'TA BAHÇESİNİ ÇAPALAYAN ADAM

 

Değerli yazar Can Dündar, 28 Nisan 2002 Pazar günü Milliyet Gazetesi'ndeki Ada sütununda çok ilginç bir yazı yayımladı.

Bu yazısında Dündar, Türk ve Yunan Dışişleri Bakanlarının birlikte yaptıkları Arafat ziyareti sırasında deneyimli ve yetenekli kameraman Yusuf Akçura'nın tuttuğu notları okurlarıyla paylaşıyordu.

Önce bu yazının bir bölümünü burada aynen alıntılamak istiyorum.

"Sabah Kudüs'ten Ramallah'a yola çıkmadan önce İsrailli görevliler kolumuza yeşil plastik bir bilezik taktılar. Dışişleri müsteşarı ve Tel Aviv büyükelçisinin bile koluna takılan bu bileziğin bir hayat sigortası olduğunu ve ‘Bizi vurmayın' anlamına geldiğini öğrendik.

"Arafat'ın karargâhına ulaşana kadar zırhlı bir Mercedes'le 3 kontrol noktasından geçtik. Ramallah girişi büyük beton bloklarla çevrilmiş, yol bir askeri kışlanın içinden geçirilmişti. Ara yollar ya hurda haline gelmiş arabalar yığılarak ya da tanklarla kapatılmıştı.

"Ramallah, terk edilmiş bir kasaba görüntüsündeydi. Evler kilitli, dükkanlar kepenkliydi. Binalarda çatışmaların izleri görülüyordu. Bahçesini çapalayan bir adam dışında tek sivil görmedik.

"Sivil araçlar, park ettikleri yerde üzerinden tanklar geçirilerek yamyassı hale getirilmişti. Arafat'ın karargâhının parkındaki resmi araçlar da ya ezilmiş ya tahrip edilerek kullanılmaz hale getirilmişti.

"3. kontrolden sonra karargâha geçtik. Kapıyı bloke eden İsrail tankı kenara çekiliyor ve içeri yol veriyordu. İsrailli görevliler kapıya kadar bize eşlik etti. O sırada bir asker, profesyonel kamerayla heyetin görüntülerini çekti. Arama yapılmadı. Sonra içeriden bir Filistinli gelip heyeti ‘devraldı'.

"Filistinliler mobilyaları girişe yığmışlardı. O barikatla duvar arasından sıyrılıp içeri girdik. Dışardan jeneratörün sesi duyuluyor, içeride buruk bir koku hissediliyordu. Koridorda silahlı yorgun Filistinliler yerde yatıyordu. Penceredeki barikatlarda silahlı görevliler vardı.

"İçeride elektrik ve su vardı, ama telefonlar çalışmıyordu. Yiyecek stoklarının 9 gün önce bittiğini öğrendik. Yardım kuruluşları her gün küçük bir kumanya veriyordu. Raflarda çok miktarda su şişeleri gördük. Plastik bardaklarda çay ikram ettiler."

Görsel medyada yetişmiş olduğu için bize adeta bir film şeridi gibi gördüklerini aktaran değerli kameraman Yusuf Akçura'nın notları daha devam ediyor.

Fakat ben bu yazıda buluşmanın nasıl geçtiğinden çok, çevre koşulları ile ilgilendiğim için Can Dündar'ın bize aktardığı notları burada kestim.

Şimdi, Akçura'nın büyük bir başarıyla anlattığı bu umutsuz savaş ortamı içinde son derece dikkatimi çeken bir adamı, Ramallah'ta görülen tek sivili, "Bahçesini çapalayan adamı" sizlerin dikkatine getirmek istiyorum:

Bu nasıl bir adamdır ki, bu umutsuz, bu karanlık, bu soğuk, bu insanı ve insanlığı yok eden ortamda bahçesini çapalamakta, yani insanın, insanı ve doğayı yokettiği bir anda, doğayı yeniden üretmek ile uğraşmaktadır.

Bu ne umuttur, bu ne iradedir ki, insana verilen değerin sıfırlandığı, yaşamın tükendiği bir ortamda adama bahçesini çapalatmaktadır.

Belki de o adam, o çapaladığı bahçede kendisini ve ailesini besleyecek sebze ve meyva yetiştirmektedir.

Belki de o bahçede, Orta Doğu'daki kanlı savaş bittikten sonra barış çiçekleri açacaktır...

Ve o adam, adam olduğu için, umudun, barışın doğanın insanlığın yeniden üretimi ile uğraşmaktadır.

Orta Doğu'yu, elinde silah değil, çapa tutanların egemen olduğu bir bölgeye dönüştürebilsek, hiç kuşkusuz insanlık da bundan büyük kazanç sağlayacaktır.

Bence Türk ve Yunan Dışişleri Bakanları İsmail Cem ve Yorgo Papaendreu, Ramallah'ta bahçe çapalayan o adamı bulmalı ve Arafat'la başlattıkları barış girişimlerini, o "adam gibi adam"ın simgelediği değerler üzerinden sürdürmelidirler.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional