Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

MEDYA CUMHURBAŞKANI'NA NEDEN SALDIRIYOR?

 

Son zamanlarda büyük medyamızda Cumhurbaşkanı'na yönelik olan saldırılar, halkın önce dikkatini, sonra da tepkisini çekmeye başladı.

Aslında son yıllarda Türkiye'nin başına gelen çok güzel şeylerden biri olan Ahmet Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanı seçilmesi, medyamızı en başından beri rahatsız etmişti.

Alçakgönüllü bir hukuk insanının Çankaya'ya çıkması ve Cumhurbaşkanı olduktan sonra da mütevazı ve tutumlu yönetici davranışlarını sürdürerek, hukuğa bağlı bir Cumhurbaşkanı kimliğiyle vatandaşın gönlünde özel bir yer kazanması, alkışlanacak bir durumken, derhal eleştirilmeye başlandı.

Çünkü medya, gücünü ekonomik çıkarları için kullanmasını önleyen RTÜK yasasının değişmesini istiyor ve bunun karşısındaki engellerden birinin Cumhurbaşkanı Sezer olduğunu düşünüyordu.

Nitekim Sezer, bu tahminlere uygun bir biçimde, politikayı ve ekonomiyi bütünüyle medyaya teslim eden ilk RTÜK değişiklik yasa tasarısını tekrar görüşülmek üzere, Meclis'e geri yolladı.

Şimdi geçmişte küçük bir gezinti yapalım:

Cumhurbaşkanı'nın önce alçakgönüllülüğü saldırıya uğradı.

Markete ya da kitapçıya gidip tek başına alış veriş yapmasına karşı çıkıldı.

Sonra otomobilinin kırmızı ışıkta durması eleştirildi.

Daha sonra bu eleştiriler genelleştirildi ve Türkiye'nin en önemli eksiği olan "Hukuk Devleti" kavramını yerleştirmeye çalışan ve bu nedenle de tarihsel bir görev yapan Sezer, "Çankaya'da bir yargıç değil bir siyasetçi istiyoruz" denilerek topa tutuldu. Ama halk bu demagojiye kulak asmadı.

Siyasetçilerin beceriksizliklerinden ve kötü niyetlerinden kaynaklanan Şubat 2001 krizinin faturası da medya tarafından Cumhurbaşkanı'na kesilmeye çalışıldı. Ama bu da başarılı olamadı.

Çünkü krizin sorumlusu doğrudan doğruya politikacılardı.

Derken satın aldığı ev gündeme getirildi.

Önce bu evi satın alacak parayı nereden bulduğu soruldu.

Ahmet Necdet Sezer bunun hesabını kuruş kuruş verdi.

Bunun üzerine evin piyasa fiyatından düşük bir bedelle satın alındığı iddia edildi.

Satıcı, "Gelin aynı fiyata size de aynı yerde ev vereyim" deyince, bu iddia da suya düştü.

Bu kez, evin malzemesinin komşu evlerden daha lüks olduğu ve bahçesinde havuz bulunduğu öne sürüldü.

Son olarak da Cumhurbaşkanlığı köşküne satın alınan yatak odası takımı ve yaptırılan jakuzi gündeme getirildi.

İnsanlar artık sadece insaf duygularını değil, akıl sınırlarını da zorlayan bu tutarsız ve önyargılı saldırılara çok sert tepkiler vermeye başladı.

Medyanın saldırısı geri tepti. Halk (ve Hukuk Devletiyle alçakgönüllü yönetici davranışlarından yana, hatta sadece insaf sahibi olan köşe yazarları bile) Sezer'e sahip çıktı.

Eminim ki, dikkatli okur ve izleyciler daha en başından beri, büyük medyanın Cumhurbaşkanı'na yönelik saldırılarının altında, medya sahiplerinin tüm ekonomiyi ve siyaseti daha da denetimsiz bir biçimde yönlendirmelerine olanak sağlayan RTÜK yasa tasarısının yattığını çoktan farketmişlerdir bile.

Medya sahiplerinin ellerindeki büyük gücü kendi ekonomik çıkarları adına kullanmalarına olanak sağlayan tasarı bugünlerde yeniden gündemde.

Bu tasarı eski haliyle aynen yasalaşırsa (ki bu konuda partiler arasında uzlaşma sağlanmış olduğu söyleniyor) Cumhurbaşkanı'nın onu ikinci kez geri yollama hakkı yok.

İşte büyük medya, tasarıda değişiklikler yapılırsa, Cumhurbaşkanı'nın onu yeniden Mecls'e geri yollamasını, yok tasarı Meclis'ten eski haliyle aynen geçerse bu kez de Anayasa Mahkemesi'ne başvurmasını engellemeye çalışıyor.

Üstelik bu traji-komik oyun, tüm kamuoyunun gözleri önünde, halkın aklına ve izanına karşı oynanıyor.

Sonra da soruyorlar "Halk medyaya neden güvenmiyor" diye.

Tabii bu arada boyunlarını kuzu kuzu medya patronlarının bıçaklarının altına uzatan politikacıların teslimiyetçiliği de ayrı bir konu.

Demokrasi tarihi onları asla bağışlamayacak!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional