Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

YAŞASIN TÜRKÇE VE EDEBİYAT ÖĞRETMENLERİ

 

Türkiye Cumhuriyeti'nin mucizevî başarısı, bütün olumsuzluklara karşın, hâlâ varlığını ve gelişmesini sürdürebilmesindedir.

Bunun nedenini aradığımda, öğretmenleri görüyorum:

Sadece efsaneleşmiş eski öğretmenleri değil, bugün de çok düşük bir maaşla, görevlerini gerçekten bir vatan kurtarma anlayışı içinde canla başla yapan tüm öğretmeleri.

Bugünkü (kısaltılmış) okur mektuplarımın içinde pek çok öğretmeninki de var.

Peşinen hepsine minnet ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Efsane öğretmenlerden, Rükzan Günaysu şöyle yazmış:

"Net ve açık olarak' denmez yargısına destek olarak Fransızca'ya yaslanmak yanlış (bence)! Çünkü ünlü dilbilimci V. Humboldt'un dediği gibi, 'her anadil bir dünya görüşüdür.' Bir dilin zenginliği, iletişim değerleriyle ölçülür. İletişim değerleri de öncelikle sözcük sayısıyla değil, kullanım boyutlarıyla belirlenir. Her sözcüğün düzanlamları yanında yan-altanlamları da vardır. Türkçe'mizin de bu boyutta kullanım gücü çok zengindir...

Siz yazınızda diyorsunuz ki, 'Oysa M. Kıray düşüncelerini-kimliğini açıkça ortaya koymaktan çekinmemiş, Türkiye ve toplum üzerine işlediği, ürettiği düşüncelerini karmaşık değil, net olarak her okurun anlayacağı biçimde ifade etmiştir.' Sonuç: Okurlarınıza M. Kıray'ın, kitabının önemini, onları tanımanın gerekliliğini ne kadar inandırıcı ve güzel anlattınız. Ayrıca Türkçe'mizi, bıkmadan, üşenmeden işlememiz, tartışmamız gerektiğini"

Sezai Saktanber 'açık ve net' yerine 'açık seçik' veya 'açık ve seçik' deseydiniz daha iyi olurdu diye yazmış.

Belki de. Ama ben tam katılamıyorum.

Şahabettin Erel, "3 Ocak tarihli yazınız durumu 'net ve açık olarak' açıklamıştır" diyor. Ömer Gökmen, "Açık söylersiniz de, net olarak ifade edemeyebilirsiniz. En makbulü açık ve net söyleyebilmektir bence..." diyor. Mehmet Ali Duran "Yanlış da olsa bazan tekrarlar gerekebiliyor" demiş. Tekrar gerektiği görüşüne katılıyorum, yanlış olduğu görüşüne katılamıyorum.

Rengin Bingöl, "Bir edebiyatçı olarak ben de çoğu zaman sırf vurgulama amacıyla sözcükleri peş peşe kullanmaktan kendimi alamam. Hatta bu benim tarzım da diyebilirim." diye yazmış.

Zeynep Alıcı, açık ve net ifadesinin yanlış olduğunu belirttikten sonra, "Bu tür şeyleri siz yapınca, doğal olarak sizin seçiminiz oluyor -eh buna hepimizin hakkı var- da başkaları yapınca mı yanlış oluyor?" diye sitem etmiş.

Bu noktada Sayın Alıcı'ya anımsatmak istediğim bir nokta var: Beni bir yana bırakın ama bir dil, onu kullanan yazarların, edebiyatçıların ve tabii halkın da katkılarıyla gelişir. Fakat Türkçe kullanan normal bir vatandaşla, örneğin bir Yaşar Kemal ya da bir Salah Birsel