Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

"TOPA TUTMAK" "TEFE KOYMAK" VE "TEFE TUTMAK"

 

Türkiye'de kimi zaman, çok yeteneksiz insanlar, "ideolojik aidiyet gruplarının" desteğiyle, akademik kariyerin basamaklarında çok hızlı ve çok haksız biçimde yükselebiliyorlar.

Bereket versin, sayıları hiç de az olmayan yetenekli, çalışkan ve birikimli pek çok genç de akademik yaşamın içinde hakektikleri yerleri alabiliyor.

Ben biraz da bütün karşı çıkmama rağmen, yeteneksiz ve birikimsiz adayların haksız yere akademik basamaklarda yükseltilmelerini engelleyemediğim için emekliliğimi istedim.

Çünkü beş kişilik jürilerde, üç üyeyi "ayarlayan" aday, sizin bütün muhalefinize rağmen haksız yere "Doçent" ünvanını alabiliyor.

Profesör olarak, seçildiğiniz jüriye gitmeseniz, görevinizi ihmal etmiş oluyorsunuz.

Yükseltilmeyi haketmemiş bir adayın jürisine gittiğinizde ise, "üç-iki" veya "dört-bir" biçiminde sonuç veren bir oylama ile, haksız bir yükseltilmenin aracı olabiliyorsunuz.

Başıma gelen son haksız yükseltilme olayından sonra artık bıktım ve emekli olup, jürilerden kurtuldum.

Bu arada tabii çok yetenekli ve yükseltilmeyi gerçekten haketmiş adayların jürilerinde bulunmanın bir zevk olduğunu da belirtmeliyim.

İşte değerli genç akademisyenlerden Ayşe Kadıoğlu, jürisinde bulunmaktan zevk ve onur duyduğum böyle bir öğretim üyesidir.

Sosyal bilimlerde özellikle kadının tarihteki ve günümüzdeki toplumsal rolü üzerinde odaklaşan çalışmalarıyla tanınır Kadıoğlu.

Geçtiğimiz 21 Ekim 2001 Pazar günü, Radikal 2'de çok güzel bir makalesi yayımlandı.

"Taviz yok, savaş var" adını taşıyan yazısında Kadıoğlu "Savaş" ve "Taviz" kavramlarını, tarihsel bir perspektif içinde, bir yazarın "sanatçılar" ve "kadınlar" gibi gruplara olan önyargılı yaklaşımlarını vurgulayarak tartışıyordu.

"Ortalığa askeri zihniyetin hakim olmasıyla geylerin, kadınların, çevrecilerin de temsil edilmeye yönelik hareketleri kanımca ağır darbe almıştır" diyor Kadıoğlu.

Bu güzel ve düşündürücü yazısının bir yerinde kullandığı bir deyim dikkatimi çekti.

Ayşe Kadıoğlu, Newsweek'de çıkan Jonathan Alter imzalı bir yazıyı eleştirirken "Yazar özellikle üniversite kampüslerinden sesleri yükselen saftaron aydınları tefe tutuyor." diyordu.

Bildiğiniz gibi Türkçe'de "tefe tutmak" diye bir deyim yoktur.

"Tefe koymak" deyimi ise, alaya almak, hakkında alaylı biçimde dedikodu yapmak anlamına gelir.

Yazı okunduğunda sevgili Kadıoğlu'nun niyetinin hem "topa tutuyor", hem de "tefe koyuyor"" demek olduğu anlaşılıyor.

Çünkü Kadıoğlu'nun yazısından anlaşıldığına göre, Alter, aydınlarla biraz da "dalga geçerek" onlara saldırıyor.

Yani onları hem "tefe koyuyor" hem de "topa tutuyor".

Sanıyorum, değerli genç arkadaşım, bu "ikili anlamı" vermeye çalışırken zihninin ve kaleminin azizliğine uğramış.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional