Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

HÜRRİYET ve EMRE KONGAR

 

Bugün yine biraz yanıltıcı bir başlık kullandım dikkati çekmek için:

Başlığı gören, bu makalede Hürriyet ile Emre Kongar'ın ilişkilerinden soz edeceğimi sanabilir.

Aslında ilerde bir gün belki ayrıntılı olarak bu ilişkileri de anlatırım.

Ama bugün Hürriyet ile Emre Kongar'ın adının birlikte anılmasının nedeni, bu yazıda söz edeceğim yanlışların Hürriyet'te ve Emre Kongar'ın bir makalesinde yer almış olmaları.

Önce Hürriyet ile işe başlayalım:

21 Ağustos 2001 günlü güzetenin arka kapak sayfasında "Brezilya artık vizesiz" başlıklı bir haber vardı.

Haber metni aynen şöyle:

"Türkiye ile Brezilya arasında dün Ankara'da imzalanan bir anlaşmayla, Türk vatandaşları ‘sambacıların ülkesine' vizesiz gidebilecekler. Ankara'ya gelen Brezilye Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Luiz Felipe de Sexias Correa ile Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Faruk Loğoğlu, dün iki ülke arasında umuma mahsus pasaportlarda vize muafiyetini kaldıran anlaşmayı imzaladı".

Biliyorsunuz "muafiyet", "bağışıklık" demek.

Yani habere göre, Brezilya'ya vizesiz gitmek için, bu ülkeyle olan "vize bağışıklığı" anlaşmasını kaldırmışız.

"Vize bağışıklığı" ise zaten "vizesiz giriş" demek.

Olsa olsa, "vize zorunluluğunu kaldıran" denilebilirdi.

Ama "zorunluluk", nasıl "muafiyet" olmuş anlayamadım.

Ertesi günkü Hürriyet'te bir resim altında yer alan yanlışın ise nereden kaynaklandığı çok açık, hemen anlaşılıyor:

22 Ağustos 2001 tarihli gazetenin ikinci sayfasında "Tarkan'ın telefonu lösemili Esra'ya hayat verdi" başlıklı haberde, Esra'nın fotoğrafının "resim altı yazısı" şöyle:

"Hayatının bağrında lösemiye yakalanan Esra Kalyoncu, sürekli Tarkan'ın şarkılarını dinliyor".

Herhalde yazıişleri sorumlusu "Hayatının ‘baharında' yazın.." dedi, bizim hızlı sekreter arkadaşlar da, "baharı" "bağrı" anladılar ve bu garip resim altı yazısı çıktı.

Evet şimdi gelelim Emre Kongar'ın yanlışına.

Biliyorsunuz bu arkadaş her hafta bu köşede başkalarının yanlışları hakkında ahkâm kesip durur.

Ama geçen hafta öyle bir yanlış yapmış ki yenilir yutulur gibi değil:

Oturmuş "Ülkü Öztürk'ün tüyler ürperten gerçeği" başlıklı bir yazı yazmış.

Yazı aslında Oya Baydar'ın son kitabındaki kadın kahraman üzerine.

Üstelik Kongar, kitaba ve kitabın kahramanına da farklı bir açıdan, "Ülkü Öztürk'ün hayatındaki tüm erkekleri toplasan bir adam etmedikleri" açısından yaklaşarak, buram buram aykırılık kokan bir yazı kaleme almış.

Hadi diyelim ki "iyi etmiş" ama, "Sıcak Külleri Kaldı" adlı kitabın ismini, "Külleri Sıcak Kaldı" diye yanlış yazmış.

Hakkında ahkâm kestiği kitabın adını bile doğru dürüst yazamayan ve aklı sıra sürekli Türkçe ve medya eleştirisi yapan üstelik de Profesör unvanlı bu adama ne demeli bilmem!

Olayın perde arkası daha da ilginç:

Aslında, Cumhuriyet'in zaman zaman bu sütunda eleştirilen "düzeltmenleri" kendisini arayıp uyarmışlar.

O da "Aman aklınıza, gözünüze sağlık, hemen düzeltin" demiş.

Onlar da düzeltmişler.

Ama sonradan, daha önceki dizgi yanlışlarından dolayı eleştirilere uğrayan "sayfa sorumluları", Emre Kongar'ın şerrinden korktuklarından, "düzeltmenlerin" düzelttiği yanlışı, Kongar'ın yolladığı orijinal faksa uygun olarak yeniden düzeltmişler ve böylece yanlış olarak tekrar düzeltilen yanlış, yanlış ad olarak olarak yayımlanmış!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional