HTML> MEDYA NOTU

Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

YENİ BİNYIL VE HÜRRİYET'TE YAYGIN YANLIŞLAR

 

Bir süredir değerli okurlarıma, medyanın nasıl bir genel yozlaşma içinde olduğunu, bizzat köşe yazarlarının yargılarından aktarmaya çalışıyorum.

Bugün, bütün bu "dibe vurmuş görüntü" karşısında belki de size çok önemli gelmeyecek, ama doğrudan doğruya bu durumun bir sonucu olarak algılanması gereken bir-iki önemli Türkçe yanlışını belirtmek istiyorum.

Çünkü yaygın olarak yapılan yanlışlar, önce kültürsüz çalışanlar tarafından medyaya yansıtılıyor, sonra da oradan, daha genişlemiş olarak kamuoyuna geri aktarılıyor.

Böylece kamuoyu ile medya arasında yanlışların yanlışları pekiştirdiği bir "kısır döngü" oluşuyor.

Bu kısır döngünün kırılma noktası hiç kuşkusuz medya.

O nedenle medyadaki Türkçe yanlışlarını kamuoyuyla paylaşmayı çok önemsiyorum.

İlk olarak, yanlış kullanılan "irticacı" sözcüğü üzerinde durmak istiyorum.

"İrtica" Arapça bir sözcüktür ve "geriye dönüşü isteme" anlamına gelir.

Türkçe'de genellikle, Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra, "din devletine ya da Osmanlı dönemine geri dönmeyi isteme" anlamında kullanılmaktadır.

Son Kanun Hükmünde Kararname bunalımı dolayısıyla, "din devletini kurmak isteyenleri destekleyen memurları" anlatmak için "irticacı" sözcüğü medyamızda çok sık yer aldı.

Oysa bu sözcüğün doğrusu "mürteci"dir.

Aynı biçimde yanlış kullanılan bir sözcük de "ilticacı" sözcüğüdür.

"İltica" da, Arapça kökenli "sığınmak" anlamına gelen bir kelimedir.

"İltica" edene yani sığınana "mülteci" denir, "ilticacı" değil.

Aslında ne "mürteci" ne de "iltica" Türkçe kökenli sözcükler.

Üstelik her ikisinin de çok güzel Türkçe karşılıkları var: "Gerici" ve "sığınan" gibi.

Neden sevgili medya çalışanlarımız bu güzel sözcükleri doğru biçimde kullanmıyor da, Arapça sözcükleri, üstelik de yanlış olarak kullanmakta ısrar ediyor, anlamak olanaklı değil.

Sevgili medyamız deyince, geçen günlerde iki önemli gazetemizde iki büyük yanlış gözüme çarptı:

Birincisi, Yeni Binyıl Gazetesi'nin 16 Ağustos tarihli sayısının 13'üncü sayfasındaki manşet:

"Gore farkı kapıyor" demiş gazete.

"Kapmak", almak, götürmek anlamında bir mastardır. Kastedilen "kapmak" değil, "kapamak" olsa gerek.

"Gore farkı kapatıyor" demek gerekirdi.

Bir sözcüğün yanlış kullanılması zaten kötü bir şey ama, başka anlam ifade eden bir sözcüğün yanlışlıkla onun yerine kullanılması daha da kötü.

İkinci yanlış Hürriyet'in televizyon sayfasında:

17 Ağustos tarihindeki gazetede, "Buzdolabı" adlı filmin tanıtımında, "Buzdolabı sayesinde çiftin yaşamı altüst olur" denmiş.

"Sayesinde" değil, "yüzünden" denmeliydi.

"Sayesinde" sözcüğü sadece olumlu sonuçlar için kullanılır, olumsuzlar için ise "yüzünden" denir.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional