Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

 

EMRE KONGAR

 

 

YÜZBİN LİRALIK TİRAJ SAVAŞI, ŞAŞIRTAN BAŞLIK VE ATATÜRK BÜSTÜ

 

 

Basındaki tiraj savaşı kıran kırana sürüyor.

Önce büyük dağıtım kuruluşları olan Bir-Yay ve Yay-Sat şirketleri tarafından dağıtılma güçlükleriyle karşılaşan Akşam ve Star gazeteleri düşük fiyatlarla ve kendi dağıtım olanaklarıyla gazete pazarında bir yer tutma çabasına girişmişlerdi.

Bu çaba sırasında, adının açıklanmasını istemeyen bir basın yöneticisi arkadaşım bana Star Gazetesi’nin aylık olarak 4 milyon dolar dolayında bir zarara katlanmak zorunda olduğunu belirtmiş, ve ben de bu bilgiyi bu sütunda, eğer bu rakamda bir yanlışık varsa, düzeltmeye hazır olduğumu açıklayarak, yayınlamıştım.

Bu yazıma herhangi bir düzeltme gelmedi.

Bu nedenle o bilginin doğru olduğunu kabul edebiliriz.

Daha sonra, Milliyet Gazetesi yeni biçimiyle, iki gazete olarak, ve onunla birlikte Sabah Gazetesi 175.000 lira olan fiyatlarını 100.000 liraya indirdiler.

Bu gelişmeler sonunda, 27 Mart 2000-2 Nisan 2000 haftası için Kuva-yı Medya Dergisi tarafından Bir-Yay dağıtım şirketine dayalı olarak açıklanan gazete satış rakamlarında, Sabah 681.373 tiraj ile, 518.606 tiraja sahip görünen Hürriyet’in önüne geçti.

Bunun üzerine Hürriyet Gazetesi de fiyatını 100.000 liraya indirdi ve ertesi hafta tiraj rakamları açısından yine birinci sıraya oturdu.

Bu satırların yazıldığı sırada Hürriyet ile Sabah arasındaki birincilik yarışı, fiyat düşüklüğünün getirdiği yüksek rakamlara dayalı yeni dengeler çerçevesinde hâlâ sürüyordu: 17-23 Nisan 2000 haftasında Kuva-yı Medya’nın açıkladığı rakamlara göre, Sabah 742.827 tiraj ile, 719.999 tirajlı Hürriyet’in önünde görünüyordu.

Bu tiraj kavgasının ilginç bir kaç yönü var:

Birinci olarak fiyatların düşürülmesine karşın, gazetelerin toplam tirajları çok fazla bir artış göstermiyor.

Toplam tiraj yıllardır, üç milyonla, dört milyon arasındaki bir marjda oynayıp duruyor.

Buna karşılık fiyatını düşüren gazete, önce rakiplerinden tiraj alıyor, fakat sonra fiyatlar istikrar kazanınca, herkes yeniden eski tirajına geri dönüyor.

İkinci olarak, işin bir de püf noktası var, onu da geçenlerde basının duayenlerinden Nezih Demirkent yazdı:

Her malın gerçek bedeli olmalı diye Akşam ve Star’a baskı yapanlar, şimdi yarı fiyatına gazete satıyorlarsa bunda bir çelişki olduğu aşikar” dedi. (Dünya, 28 Mart 2000).

Bu arada biri gazetecilik, öteki de dil ile ilgili, dikkatimi çeken iki küçük nokta üzerinde durmak istiyorum.

Birinci olarak, Hürriyet Gazetesi’nin 29 Nisan 2000 tarihli nüshasının birinci sayfasında “Hürriyet Cumartesi” için verilen bir anonsta, İlhan Selçuk’a yöneltilen eleştiriler için, “Hürriyet Cumartesi, tartışan taraflarla konuştu” deniliyordu.

Oysa haber okunduğunda, konunun “tartışan taraflar”ın farklı görüşleri açısından değil, sadece İlhan Selçuk’u eleştirenlerin oluşturduğu tek bir taraf açısından ele alındığı görülüyordu.

Bu hususun hem habercilik, hem de haberin sunuluşu bakımından dikkat çekici bir nokta olduğunu düşünüyorum.

Üzerinde durmak itediğim ikinci nokta, beğenerek izlediğim, değerli sunucu Defne Samyeli’nin 5 Mayıs 2000 günü Çankaya Köşkü’nün önünden yaptığı naklen yayında kullandığı bir terim:

Samyeli, ekrana gelen Atatürk heykelinin görüntüsü için Atatürk büstü dedi. Hem de ayrı zamanlarda iki kez bunu yineledi.

Bilindiği gibi büst, göğüs hizasından başlayan ve başı da kapsayan, “tabir caiz ise” yarım heykeldir. Oysa ekranda gördüğümüz, Atatürk’ün tam bir boy heykeli idi.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional