Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

 

EMRE KONGAR

 

 

MAZOHİST BİR YAZARIN “ÖNEMLİ KONU” ÇELİŞKİSİ

 

 

Bu sütunu yazmaya her oturduğumda iki çelişkiyi birden yaşıyorum.

Birinci çelişki, benim yaşam felsefesi olarak insanları sevmeyi ve yüceltmeyi, eğitimi de iyi,doğru ve güzel şeyleri vurgulayarak yapmayı benimsemiş olmamdan kaynaklanıyor.

Bir yandan insanları seveceksin, onları yüceltmeyi amaç edineceksin ve eğitim amaçlı da olsa onların yanlışlarını vurgulamak yerine, doğrularını öne çıkarmayı ilke edineceksin, öte yandan bu köşede, sürekli olarak başta Türkçe yanlışları olmak üzere, gördüğün yanlışlıkları ve çirkinlikleri sergileyeceksin.

Üstelik durup dururken bir sürü de düşman kazanıyorum.

Peki” diyeceksiniz o zaman “niye başladın, hadi başladın, niye sürdürüyorsun?

Sürekli okurlarım anımsayacaklar, küçük ve çok belirgin, yani işaret edilmesine kimsenin kızmayacağı Türkçe yanlışlarına değinen notlarla başlamıştı bu sütunun ilk çekirdeği.

Sonradan yazıişlerindeki arkadaşlar Pazartesi günleri yazdığım siyasal makalelerin altındaki bu notları ayrı bir sütun halinde yazmamı önerince, okurlarımın da büyük desteği ile, (çünkü çok önemli siyasal konulara değindiğim bazı haftalar bile bana ulaşan okur iletileri, ana makaleden çok, onun altındaki “medya notu”na ilişkin oluyordu) biraz “gaza geldiğimi” ve nasıl bir bataklığa saplandığımı pek de farketmeden bu işin içine girdiğimi itiraf etmeliyim.

Aslında belki de hoca olmam, ne denli seversem seveyim, öğrencilerimin yanlışlarını işaret etmeyi ve başarısızlıkta ısrar edenleri sınıfta bile bırakmayı bütün “öznel ilkelerime karşın”, “nesnel bir gerçeklik-tahammül edilmesi gereken bir nesnel gerçeklik” olarak yaşamımın bir parçası yapmıştı ve bu sütunda da eleştiri yapmanın ne maliyetinin bu denli yüksek olacağını ne de bu denli acı vereceğini önceden görebilmiştim.

Bu hatamı burada açıkça itiraf ediyorum.

Peki bu sütunu yazmayı neden sürdürüyorum?

Korkunun ecele faydası yok da ondan!

Hem içinde yaşadığın topluma karşı sorumluluk duyacaksın, hem onun daha iyiye daha güzele gitmesi için çaba sarfetmeyi bir görev bileceksin, hem de içlerinde, karşı olduğun tutum ve davranış sahiplerinin de bulunduğu bütün insanlarla iyi geçinmeye çalışacaksın.

Yağma yok” derler adama.

İkinci çelişki ise belki kişisel açıdan çok acı verici değil ama, yazılarımın konu seçimi açısından daha da sert.

Masum Türkçe yanlışlarını işaret ederek başladığım yazıların konusu “medya” olduğu ve medyada olup bitenler, neredeyse demokrasiyi tehdit eden boyutlara eriştiği için, medyanın yapısal sorunlarının önemi, Türkçe ve ifade yanlışları üzerinde duran yazıların önemini ve anlamını, zihnimde tartışma konusu yapıyor.

Açıkçası, bir yanda rejimi bile tehdit eden boyutlara ulaşan medyanın yapısal sorunları ortadayken, öte yanda masum sözcük ya da ifade yanlışları üzerinde durmak, insana anlamsız geliyor.

Örneğin, bugünkü yazı:

Bir yanda medyada belli bir yüzde üzerinde mülkiyeti olan kişilerin kamu ihalelerine girmelerini yasaklayan yasalar ve bu yasalara karşın şakır şakır kamu ihalesi alan medya sahipleri, Danıştay’ın bu olaya dur demesi ve olayın bu kez de Danıştay Genel Kurulu’nda görüşülecek olmasından kaynaklanan gerilimler, büyük gazetelerin, tiraj kavgasından dolayı fiyatlarını maliyetlerinin bile altına indirmeleri ve böylece “kamuoyunu biçmlendirme güçlerini” ellerinde tutmaya çalışırken, bunu halka “sizin haber alma özgürlüğünüzü koruyoruz” diye sunmaları, öte yanda “sivrisinek” sözcüğünün ayrı yazılmasının eleştirisi, yada Türkçe’de “en önemli özelliklerden biri” denilip denilemeyeceğine ilişkin masum tartışmalar arasında sıkışıp kalmış bir yazarın, akılsızlığından dolayı kendini içinde bulduğu çelişkilerden kaynaklanan bunalımlarını okurlarıyla paylaşması. (Tüm paragrafın tek bir cümle olduğuna dikkatinizi çekerim. Bunalımda olduğumu bundan daha iyi yansıtan bir belirti olabilir mi?)

Bu çelişkiyi de çözmekte başarısız kaldığımı itiraf ediyorum.

Yukarda değindiğim Türkçe sorunları ise haftaya.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional