Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

 

EMRE KONGAR

 

 

FEYZA HANIM NEDEN DURMADAN AHLAYIP OFLUYOR

 

 

Feyza hanım, ufak tefek, güler yüzlü, hanım hanımcık görünümlüdür.

İlk bakışta ne keskin zekasını, ne üstün espri gücünü, ne de tüm bu yeteneklerini bizlerle paylaşmasına olanak veren dilinin olağanüstü becerisini algılayabilirsiniz.

Sıcak, sevecen, sıradan bir ev hanımıdır sanki karşınızda duran.

Feyza hanım’ın sıcak ve sevecen olduğu doğrudur ama hiç de sıradan bir kişi değildir.

Edebiyat ve Türkçe dünyası Feyza hanım’ı Feyza Hepçilingirler olarak tanır:

Esprili ve şaşırtıcı öykülerini bir koza gibi ören, romanları ile çağının insanını ve olaylarını acımasızca irdeleyen, nihayet Türkçe eleştirileri ile topluma ışık tutan bir yazardır o.

Bir öğretim üyesinin YÖK’ün ilk yıllarında başına gelenleri anlattığı Kırmızı Karanfil Ne Renk Solar adlı romanı beni çok sarmıştı.

Ama ben aslında Feyza Hepçilingirler’in öykülerine hayranım.

İnce esprilerle örülmüş, şaşırtıcı, harika öykülerin yazarıdır o.

Feyza Hepçilingirler aslında bir edebiyat uzmanı bir Türkçe öğretmenidir.

Bu yazıda onun iki kitabından, Türkçe “Off” ve Dedim “AH” adlı yapıtlarından söz etmek istiyorum.

Her iki kitabında da Hepçilingirler, politikacılarımızın ve ünlülerin Türkçe yanlışlarından ve özellikle de KİA’da gözüne çarpan hatalardan söz açıyor.

Türkçe “off” adlı birinci kitabının önsözünde şöyle diyor Hepçilingirler:

“Türkçe, yalnızca içine giren yabancı sözcüklerden ibaret değil ki! Türkçeye özen göstermek, yabancı sözcük kullanmamak ya da kullanıldığında bunları doğru yazıp söylemeye dikkat etmek de değil. Türkçenin özel yapısı, kendine özgü kuralları var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?

Yeni bir dilbilgisi kitabı yazıp bütün bu düşündüklerimi açıklayabilirdim. Öyle yapmadım. Böyle bir kitabın hem çok kuru olacağıdan hem de yalnızca konuyla doğrudan ilgilenenleri ‘hedef kitle’ olarak alacağından çekindiğim için… ‘Medya’ya yönelik eleştirimle dil kavrayışını birleştirerek keyifle okunabilecek bir kitap oluşturmak istedim. İstedim ki bu kitap bir ‘Medya eleştirisi’ kitabı da olsun, bir ‘Dil yanlışları’ kitabı da. Bu yüzden bütün örnekleri yazılı, daha çok da görsel basından seçtim. Yanlış kullanım örneklerini aldığım kişilerin beni bağışlamalarını dilerim. En iyi yöntemin, yanlıştan kalkarak doğruya ulaşmak olduğunu, kalıcı bilginin en iyi bu yolla edinilebileceğini düşündüğüm için böyle davrandım.

Gözüm en çok gençlerde. Bu kitabı en çok onların okumasını, okurken gülümsemelerini, yararlanabileceklerse de yararlanmalarını diliyorum.”

Bu sütunun okurları, hiç kuşkusuz, derhal benim “Konsantremi Bozma adlı kitabımı anımsayacaklardır yukardaki satırları okuyunca.

Çünkü ben de kitabımı, Hepçilingirler’in anlattığı aynı amaçlarla yazdım.

Ama ne amaçlarımı onun kadar güzel açıklayabildim, ne de benim kitabım onunki kadar güzel, öğretici ve esprili olabildi.

Bir yazar, bir hoca olarak, topluma yapmayı amaçladığım bir katkıyı benden daha güzel ve daha başarılı bir biçimde yapan bir başka yazarı alkışlamak, övmek kadar güzel bir duygu yok emin olun.

Hepçilingirler’in bu yapıtı o denli başarılı oldu ki, hemen arkadan ikinci cilt olarak aynı türdeki yazılarını topladığı Dedim “AH!” adlı kitabını oluşturdu.

İkinci kitabının “Sunuş”unda da şöyle diyor:

“Bu kitapta dilde ‘kirlenme’ diye adlandırılan olgunun aslında kültürel bir yıpranmaya, aşınmaya işaret ettiğini göstermeye çalıştım. ‘Medya’ dünyasından bolca yanlış kullanım örneklerinin yanı sıra Türkçenin bugüne gelinceye kadar geçirdiği serüvene dikkat çekmeye çalıştım. İçinde bulunduğumuz tehlikeyi daha iyi kavrayabilmek için nereden geldiğimizi anımsamamız gerektiğini düşündüğümden.”

Feyza Hepçilingirler’e hem of! hem de ah! dedirten Türkçe yanlışlarını gülümseyerek öğrenmek ve kullandığınız dili geliştirmek, ya da sadece hoşca vakit geçirmek istiyorsanız bu iki kitabı mutlaka okuyun.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional