Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

 

EMRE KONGAR

 

 

DİKKATİMİ DAĞITAN ÖLÜMLER: BU KEZ DE KURTBÖKE

 

 

Bu sütunun izleyicileri derhal anlamıştır:

Dikkatimi Dağıtan” ifadesi ile “Konsantremi Bozma” adlı kitabıma gönderme yaptım.

Çünkü hem dilimizdeki, “yabancı sözcük kullanma özentisini”, hem de de “yabancı sözücüklerin yanlış kullanımını” vurgulayan kitabımın adı ile ilgili olarak, bu yanlış ifadenin, Türkçe’de, “dikkatimi dağıtma” biçiminde daha güzel söylenebileceğini daha önce de belirtmiştim.

Kitaba yönelik yorum ve eleştirilere bu sütunda yer vereceğimi çok önceden belirtmiş olmama karşın, olayların çok hızlı gelişen temposu bana bir türlü bu fırsatı vermedi.

Tam bu hafta artık kesinlikle bu sözü yerine getirmeye karar vermiştim ki, bu kez de değerli gazeteci, sevgili dostum Oktay Kurtböke’yi ebediyete uğurladık.

Kurtböke uzun süredir hastaydı.

Sevgili Orhan Birgit’in deyimiyle, bizi alıştıra alıştıra öteki dünyaya göç etti.

Önce beklenmedik bir hastalıkla aramızdan birdenbire ayrılan Mahmut Tali Öngören.

Sonra bir terörist bombası ile öldürülen Ahmet Taner Kışlalı.

Şimdi de da Oktay Kurtböke.

Bu değerli insanların, bu önemli basın menusplarının, hem mesleklerinde başarılı hem de kişisel ve toplumsal yaşamlarında ahlâklı olan bu güzel insanların arkalarından yazı yazmak insanın içini acıtıyor.

Kurtböke de, uzun süre aynı odada birlikte çalışma keyfini yaşadığım bir dostumdu.

İşini ciddiye alan, ama aynı ciddiyeti sağlığı açısından göstermeyen ilginç bir kişiliği vardı.

Cumhuriyet Gazetesi’ne büyük emeği geçmişti.

Sonra birlikte, Hürriyet’te, Hürgün deneyimini yaşamıştık.

Işıklar içinde yatsın.

Hepimizi bunaltan bu ölümler de biraz ara versin artık.

Evet, biliyoruz, hepimiz bir gün öleceğiz.

Ama çok yakın dostlar arasında bu kadar üst üste ve bu denli beklenmedik ölümler insanı gerçekten çok etkiliyor.

Bu hüzünlü duygularla, kitabım hakkında bir öğretim üyesinin, M. Kerem Doksat’ın e-posta ile yolladığı yorum ve eleştirileri, verdiğim sözü tutmanın ilk adımı olarak aşağıda yayınlıyorum:

Profesör Emre Kongar Konsantremi Bozma başlığında nefis bir kitap çıkarmış. Aman, herkes okusun. Medyadaki lisan hatâlarını eleştirdiği ve Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan köşesindeki yazılarının bir derlemesi. Fakat onun da birkaç hatâsını yakaladık: Bizim de iştirak ettiğimiz bir tercih olarak, Türkçe kelimesinin ilk harfini büyük yazıyor ama, eğer bu durumda Türkçe kelimesi özel isim oluyorsa (ki öyle olur), Türkçede veya Türkçeyi yerine Türkçe’de ve Türkçe’yi yazılması gerekmez miydi? Gene Gülgûn Feyman’ın ismini ısrarla Gülgün diye yazması acaba mürettip hatâsı mı, yoksa özellikle mi yapılmış? Hele bayan spiker ve bayan yazar lâflarını okuyunca epey şaşırdık; üstâd, Mrs. Speaker ve Mrs. Writer (s. 170) yapmış kadıncağızları! Bir önceki dil sohbetimizde de belirtmiştik bu ifâdenin ne kadar yanlış olduğunu... Alman markı ve Türk lirası yerine Alman Markı, Türk Lirası yazılsa daha doğru olmaz mıydı (s. 113)? Aptal soru mu sorulur yaksa aptalca soru mu (s. 174). Kendisinin bilimsel tahammülü içerisinde, bizim bu nâçizâne tesbitlerimizi de “hoş göreceğini” umuyoruz.

Doksat’ın bazı eleştirilerine katılmamak olanaksız.

Örneğin, özel isim olarak büyük harfle yazdığım sözcüğün ekini yukardan virgül ile ayırmamış olmam gibi.

Gülgün ismini yeni okunuş biçimi ile, “galat-ı meşhur, zamanla galat-ı meşru olur” anlayışı içinde bilerek öyle yazdım.

Bayan ve Bay eklerini de bilerek bu biçimde kullandım.

Özellikle “Bayanlar voleybol takımı” deyişinde olduğu gibi genel kullanımın artık bu “mektup hitabı” sözcüklere yeni işlevler kazandırdığı görüşündeyim.

Alman Markı ve Türk Lirası konularında haklıdır.

Aptal soru” konusunda da geleneksel ve doğru kullanım kendisinin söylediği gibidir.

Ama “aptal soru” deyimi de artık argo olarak dilimize yerleşmiştir kanısındayım.

Bu konuda beni belki argo kullanmakla eleştirebilirdi.

Doksat’a, kitabıma verdiği önem ve ayırdığı zaman için teşekkür borçluyum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional