Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

 

EMRE KONGAR

 

 

SÖZLÜĞÜ VE YAZIM KILAVUZU OLMAYAN DİL’DE STAR VE JOY

 

 

Geçenlerde Yıldız Teknik Üniversitesi’nde çok önemli, çok ilginç ve son derece renkli bir “Kurultay” yapıldı.

Gösteri Dergisi ve Yıldız Teknik Üniversitesi Mezunları Derneği tarafından düzenlenen bu toplantının önemi, ilginçliği ve renkliliği iki ayrı nedenden oluşuyordu:

Birinci neden, toplantıya Atatürk’ün kurduğu eski Türk Dil Kurumu üyeleri ile, 12 Eylül Yönetimi’nin “devletleştirdiği”, yeni Türk Dil Kurumu yöneticilerinin birlikte katılmış olmalarıydı.

İkinci neden de, tam ismi “Türkçe’nin Zenginleştirilmesi Kurultayı” olan topantıya hem dilbilimcilerin, hem de edebiyatçıların çağrılı olmalarıydı.

Dolayısıyla, aralarında şimdiki “devletin resmi organı” niteliği taşıyan Kurum’un başkanı Prof. Ahmet Bican Ercilasun, Sözlük Kolu Başkanı Prof. İsmail Parlatır da olan “tutucu” (muhafazakâr karşılığı olarak) görüşün temsilcileriyle, aralarında 12 Eylül Yönetimi tarafından kapatılan Dil Kurumu’nun son seçilmiş başkanı Prof. Şerafettin Turan (kendi gelememiş, tebliğini yollamıştı), Sevgi Özel, Adnan Binyazar gibi bilimadamı ve yazarların bulunduğu “Öz Türkçeci” yaklaşımın savunucuları, ilginç tartışmalar yaptılar ve izleyicileri aydınlattılar.

Öte yandan dilbilimcilerle, edebiyatçılar, “dilin özgün ve kuraldışı kullanımı” konusunda, dilbilimcilerin genellikle “kurallar açısından tutucu” kaldığı, edebiyatçıların ise “dilin serbest kullanımı açısından devrimci” (“devrimci” sözcüğünü sevmeyenler bunu “ihtilalci” diye okuyabilirler) nitelik sergilediği bir tartışma ziyafeti çektiler katılımcılara.

Ayrıca “Kurultay”ın başında, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Nurullah Ataç, Melih Cevdet Anday gibi Türk Dili’ne hizmeti geçmiş olan ustalara ödüller verildi.

Oturumlara başkanlık edenler arasında Prof. Talat Tekin, Dr. Mustafa Şerif Onaran, Prof. Tahsin Yücel, Doğan Hızlan, Prof. Talat Halman gibi Türk Kültürü’nün gerçekten önde gelen isimleri vardı.

Bu toplantının yeniden gündeme getirdiği “eski ve yeni Dil Kurumları” tartışmasına ve dilbilimcilerle edebiyatçılar arasındaki yaklaşım farklarını vurgulayan “kural dışı kullanım” konusuna başka bir yazıda ayrıca değineceğim.

Şimdilik sadece, yeni bir “Sözlük” yayınlamış ve başta Ali Püsküllüoğlu olmak üzere pek çok kişinin tepkisini çekmiş olan resmi Türk Dil Kurumu’nun en yetkili yöneticilerinin de büyük bir açık yüreklilikle kabullendikleri, “Türk Dili’nin geniş kapsamlı ve kusursuz bir sözlüğü ve yazım kılavuzu (onlar imlâ kılavuzu diyorlar) yok” yargısının, bu Kurultay’dan çıkan ve “oybirliğini yansıtan” bir sonuç olduğunu vurgulamak istiyorum.

Bu iki kaynağın eksikliğinin ızdırabını, Kurultay programında belirtilen “Kapanış Konusması”nı sesinin kısıklığı nedeniyle yapmaktan vazgeçen ve böylece bizi gerçek bir hitabet şölenininden mahrum eden değerli edebiyatçı ve bilimadamı Prof. Talat Halman, bir-iki gün önce Milliyet Gazetesi’ndeki köşesinde, Kültür Bakanlığı’nı da göreve çağırarak yazdı.

Yıldız Üniversitesi adına Zübeyde Alkış’ı, Gösteri Dergisi adına Hikmet Altınkaynak’ı böyle bir toplantıyı gerçekleştirdikleri için yürekten kutluyorum.

Bu konuya yeniden döneceğim.

Şimdi gelelim, “Basında Damping” konusundaki son haberlere:

Star, ayda 4.000.000 (yazı ile dört milyon) dolarlık zararı göğüsleyerek birinci sıraya oturdu. (Artık bu rakamı gerçek kabul edebiliriz çünkü ben bunu, rakiplerinin iddiası olarak yazdım ve Star’dan bir düzeltme ya da açıklama gelmedi).

Rekabet Kurulu, bu “damping” karşısında, üstelik de önünde resmi bir yakınma başvurusu dururken, sessizliğini koruyor.

Bu konudaki ilginç gelişmeleri yüksek tirajlı gazetelerin manşetlerinden de izlemeye başladık.

Tam bu satırları yazarken, oğlumun armağan ettiği “bilgisayar kartı” ile dinlediğim radyoda, “Joy FM” istasyonunda adının “Deniz” olduğunu söyleyen spiker evlâdım, “Dışarda hava çok güzel ama bugün güzel bir gün aslen, çünkü bugün hayvanları koruma günü” dedi.

Kabahat “aslen” ile “zaten” sözcüklerini birbirine karıştıran kızımızda değil, ona mikrofonu emanet eden anlayışta.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional