Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

EMRE KONGAR

 

 

MEDYA NOTU

 

 

ABANT’TA HALİT REFİĞ İLE HÜSEYİN VE

KEZBAN HATEMİ ARASINDA NE GEÇTİ?

 

 

Geçen hafta Fethullah Gülen Cemaatine yakınlığıyla tanınan vakıfların örgütlediği Abant toplantısı haberinde Hürriyet Gazetesi’nde Kezban Hatemi’nin resminin altına Hüseyin Hatemi, Hüseyin Hatemi’nin resminin altına da Kezban Hatemi yazıldığına işaret ettiğim eleştiri yazımda, “Hatemilerden ya da Refiğlerden bir açıklama gelirse kullanmaya hazırım” demiştim.

Hatemilerden önce telefon sonra faks, Refiğlerden de önce telefon sonra da bir öğlen yemeği boyunca sözlü açıklama geldi.

Önce bazı nesnel bilgileri anımsayalım:

Halit Refiğ, ünlü bir film yönetmenimizdir. Kendisini Kemal Tahir yanlısı olarak tanımlar.

Refiğ 1996 yılında Fethullah Gülen’e yakınlığıyla tanınan bir vakfın finanse ettiği bir de film çekti: Köpekler Adası. Eşi Gülper Refiğ Konservatuar’da hoca olan bir sanatçıdır.

Hatemiler, karı-koca hukukçudurlar.

Profesör Hüseyin Hatemi “din bilgini” olarak tanınır. İslam’ın şii koluna yakındır, İran devrimine olan sempatisi ile bilinir. Avukat Kezban Hatemi özellikle Vakıflar konusundaki hukuk bilgisiyle tanınır.

Aslında olaya katılanların hepsi, bence çok saygın ve değerli insanlardır.

Türkiyede artık herşey biribirine karıştığı için, insanlar düşünceleriyle uyuşmadıkları kişilere karşı duygusal tepkiler de geliştirip, “işe yaramaz”, “beş para etmez” gibi çok ayıp ve tabii ki yanlış yargılar oluşturuyorlar.

Ben gerek Refiğlerin gerekse Hatemilerin pek çok düşüncesine katılmıyorum.

Ama tekrar ve vurgulayarak söyleyeyim, bu insanlar bence hem değerli hem de saygın kişilerdir.

İşte Gülen’e yakın vakıfların örgütlediği ve bu yıl ikincisi yapılan Abant toplantısında İslam dininin Türkiye’deki işlevi konusunu görüşen bu insanlar arasında çok sert ve tatsız bir tartışma çıkmış.

Bakalım ne olmuş? Hatemilerin faksından yorumsuz, aktarıyorum:

“…Sayın Refiğ yanında getirdiği ve herkesin bilip hiç kimsenin itirazı aklından dahi geçirmediği Atatürk’ün gençliğe hitabesi fotokopisini başkana ve komisyon üyelerine göstererek bunu okuyup okumadıklarını sormuş, daha sonra başka bir kupür çıkararak Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Sevr’i hortlatmak isteyenler var’ dediğini söylemiş ve bu iki belgeden demokrasinin Atatürk’ün sözleri arasında hiçbir zaman yer almadığını, bugün batılıların demokrasi ideolojisini kullanarak Türkiye’yi yine Sevr’e mahkum etmek istediklerin, oysa demokrasinin ve bireysel özgürlüklerin bugün İstiklal mücadelesi veren Türkiye için ikinci derecede önemi bulunduğunu ileri sürmüştür. Bu sözlere o sırada komisyonda hazır bulunmayan Kezban Hatemi değil, Hüseyin Hatemi itiraz ederek Atatürkçülüğün hiçbir şekilde insan hakları ve demokratik hukuk devleti ilkelerinden soyutlanmaması gerektiğini söylemiştir. Öğleden sonraki toplantı başlamadan önce Sayın Refiğ, Hüseyin Hatemi’ye tekrar elindeki fotokopiyi uzatarak ‘burada demokrasi nerede var?’ diye sorunca; Prof. Dr. Hatemi ‘Atatürk’ün idealinin de demokrasi olduğunu, zamanındaki Hitler ve Mussolini gibi diktatörlerden nefret ettiğini’ belirtmiş, bunun üzerine Prof. Niyazi Öktem Atatürk’ün açıkça demokrasiyi hedef olarak belirten birsözünü aktarınca Sayın Refiğ bunun Atatürk’ün sözü olmadığını, Nutuk’ta yer almadığını söylemiştir…”

Fakstan anlaşıldığına göre Halit Refiğ daha sonra da demokrasinin batı icadı yabancı bir ideoloji olduğunu ve Türkiye’yi yıkmak isteyenlerin elinde bir araç görevi yaptığını söylemeye devam ediyor.

Bunun üzerine, Avukat Kezban Hatemi, “Bu kadar hukuk dışı ve bilinçsiz bir konuşmayı dinlemek zorunda olmadığını, burada bir hukuk cinayeti işlendiğini” ifade ediyor… ve ipler kopuyor.

Evet, Hatemilerin faksından kısaltarak aktardığım olay böyle.

Aynen böyle.

Çünkü bu faksı eşi ile birlikte öğlen yemeği yediğimiz Halit Refiğ’e okuttum ve “Aynen böyle oldu” diye onayını aldım.

Bu tartışmanın bana ilham ettiği yorumlara gelince, onları da Pazartesi günkü Aydınlanma köşemde bulacaksınız.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional