Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

JULIA ROBERTS’IN EMNİYET İĞNESİ

 

Son yazılarımda genel konulara değinmek zorunda kaldığım için, dikkatimi çeken dil ve mantık yanlışları üzerinde çok duramadım.

Bu sütunun okurlarının anlayış ve kavrayış düzeylerinin Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğunu biliyorum.

Bu nedenle, son haftalarda değindiğim, “tarihi ve günceli saptırmak” ve “kültürde düzeysizleşme” sorunlarının önemini kabul ettiğinizden ve günlük yanlışlara işaret edemediğim için beni bağışlayacağınızdan eminim.

* * *

Gerek gazeteye faks ile gerekse doğrudan bana e posta ile yolladığınız uyarılara çok teşekkür ederim.

Bugün de yine bazı okur iletilerini sizlerle paylaşacağım.

Ama önce güzel bir haberim var:

Hulki Cevizoğlu, kaliteli ve düzeyli tartışma programına yeniden başlıyor.

Ceviz Kabuğu programı artık salı akşamları, Show televizyonundan izlenecek.

Hem beyaz camdaki düzeysizleşme ve kültürsüzleşme eğilimlerine karşı duran, hem de izleyicinin büyük ilgisini çekmeyi sürdüren bu namuslu program biliyorsunuz, Kanal 6’da iken, canlı yayın sırasında yapılan bir müdahale sonunda Hulki Cevizoğlu’nun bizzat kendisi tarafından durdurulmuştu.

Cevizoğlu yine canlı ve yine sansürsüz bir program için anlaşmış.

Dolayısıyla yine namuslu ve düzeyli bir program yapacağına inanıyorum.

Bakalım, neler olacağını hep birlikte izleyeceğiz.

Bazı okuyucularım anımsayacak, Kanal 6 Korkmaz Yiğit’e satıldıktan sonra da, Ceviz Kabuğu için aynı sözü söylemiştim: “Bakalım, izleyeceğiz”.

Bu bağlamda, Ceviz Kabuğuna, siyaset kokan bir biçimde müdahale edilmiş olması, bu kanalın ve onu satın alan kişinin adına çok olumlu bir puan değil.

Gazeteleri, kanalları satın alanlar, ya da siyasal partileri ellerine geçirenler, çok uzun yıllar boyunca iğneyle kuyu kazar gibi oluşturulan güven duygusuna dayalı olan izleyici, ya da seçmen “sadakati birikimini” kendi kişisel çıkarları adına kullanabileceklerini sanıyorlarsa aldanıyorlar.

Gerek okuyucu gerek izleyici gerekse seçmen sadakati, uzun yıllar boyunca çok zor oluşturulan, ama derhal, birkaç günde yitirilebilen toplumsal bir birikimdir.

Herhangi bir gazete, yahut kanal, ya da siyasal parti, geleneksel olarak oluşturduğu çizgisinden saptığı anda, (bu eski çizgi ne olursa olsun) sadık izleyicileri onu cezalandırır.

* * *

Kemalettin Acar adlı okurum, 14 Ocak’ta gönderdiği bir e postada, SABAH gazetesindeki bir yanlışa, ve Kadir Çelik’in üniversitedeki programı ile ilgili olarak yazdıklarıma değiniyor.

Aynen aktarıyorum:

“Son haftalarda gazetedeki köşenizde değindiğiniz noktayla ilgili olarak Sabah Gazetesi’nin yaptığı bir gülünçlüğü size aktarmayı bir borç bildim. Geçenlerde bu gazetenin iç sayfalarından birinde ‘İsveç Başbakanı Depresyonda’ diye bir başlık vardı. Haberin metni okunduğunda ise depresyonda olanın İsveç değil, Norveç başbakanı olduğunu gördüm. Güleyim mi, yoksa üzüleyim mi, karar veremedim. Çünkü dünya kadar para kazanan bu gazetenin basılan her haberi okutacak bir kontrolörü mü yok, yoksa okuyucuya bunu çok mu görüyorlar bilmiyorum.

Kadir Çelik’in programı ile ilgili olarak yüzbinlerin düşüncelerine tercüman oldunuz, teşekkürler. Ben de kendisini gerçekten tebrik ediyorum (eksikliklerine rağmen).

Kadir Çelik’in üniversite’den naklen canlı olarak yaptığı yayınla ilgili olarak, bu programın, “üniversite olayları” denilen olayların, “gençlik” ya da “üniversite” olayları değil, doğrudan doğruya siyasal partiler tarafından dıştan yönlendirilen şiddet olayları olduğunu ortaya koyduğunu belirtmiştim.

* * *

16 Şubat Şalı gecesi atv televizyon kanalında, “Pretty Woman” adlı ünlü film gösterildi.

Filmin daha başlarında bir yerde, zengin kahramanımız Richard Gere, bir sokak fahişesini canlandıran ve pazarlık sırasında, çok para kazandığını söyleyen Julia Roberts’e, “Saatte 100 dolar kazanan biri çizmesini emniyet iğnesi ile tutturuyor” diye karşılık veriyordu.

Bilin bakalım buradaki “emniyet iğnesi” ne anlama geliyordu?

Bizim “çengelli iğne” dediğimiz nesneye, İngilizce’de “safety pin” denir. Çevirmenin üstün Türkçe bilgisi, “çengelli iğne”yi “emniyet iğnesi” yapmış.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional