Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

MEDYANIN İLACI YİNE MEDYADIR

 

Okurlarımdan Şenel Başar yolladığı elektronik postada (Emre.Kongar@ yildiz.edu.tr) Güner Ümit’in, atv’deki yarışma programında, herkesin Türkçesini düzeltirken, bizzat kendisinin önemli bir hata yaptığını, Sosyal Sigortalar Kurumu’nun kısaltması olan SSK’yı “es es ka” biçiminde yanlış olarak, hem de üst üste iki kez kullandığını belirtiyor.

Değerli okurum, HBB ve NTV kanallarının adlarının da, “eyç bi bi” ve “en ti vi” biçiminde okunmalarını eleştiriyor.

Gerçekten de “TRT”yi ya da “atv”yi neden yazıldığı gibi okuyoruz da, birinin adı Nergis, ötekinin adı Has olan ötekiler İngilizce telaffuz ediliyor, ben de pek anlamıyorum.

* * *

Siyaset yozlaştıkça, bir yandan sorun çözme işlevini yitiriyor, öte yandan kamu mallarının ve vergilerimizin yağmalanması konusunda kendisi bizzat sorun üreten bir etkinlik oluyor.

İşte böyle durumlarda, kitle iletişim araçları, topluma haber ve bilgi aktarma işlevlerinin yanında, kamusal denetim adına yani toplum çıkarı ya da kamu yararı adına, hem siyaseti hem bürokrasiyi denetleme işlevini de yükleniyorlar.

Ben bunun son derece olumlu ve yararlı bir gelişme olduğu düşüncesindeyim.

Pek doğal olarak medya, siyasetçilerin yağmaya soyunduğu ve adaletin kimi zaman çok yavaş, kimi zaman da yanlış işlediği bazı durumlarda, yüklendiği yeni rolü, yani kamu adına yaptığı denetim rolünü yerine getirirken bazı yanlışlara düşüyor.

Bunun en tipik örneklerinden ikisini, Şemdin Sakık’ın verdiği öne sürülüp basına sızdırılan ama sonradan aslı astarı çıkmayan bir “itiraf” ile, Topal’ın sekreterinin verdiği öne sürülen ama sonradan hiç de öyle olmadığı anlaşılan bir suçlamada yaşadık.

Ben burada işin üç ayrı yönü üzerinde durmak istiyorum:

Birinci olarak, bu tür suçlamalarda kullanılan “itiraf ettirilme” yöntemlerinin ve sonradan bunların basına “sızdırılmalarının”, güvenlik güçlerine gölge düşürücü eylemler olduğu konusuna işaret etmek istiyorum.

Son zamanlarda çetelerin üzerine gitmekte ve sonuç almakta çok başarılı sonuçlar sergileyen güvenlik güçlerinin, bu tür yanlışlar sonunda, hepimizin büyük bir mutlulukla izlediği başarılarına gölge düşebileceği, ve “temiz toplum” çizgisindeki ilerlemenin yavaşlayabileceğinden korkuyorum.

Toplumu temizlemek konusunda gerçekten çok başarılı olan kadroların böyle tartışmalı yöntemler kullanmaları onların işlerini kolaylaştırmaz, tam tersine zorlaştırır diye düşünüyorum.

Dilerim, böyle büyük hatalar tekrarlanmaz ve “temizlik” eylemi, “yargısız infaza dönüşen haysiyet cellatlığı” olarak algılanmaya başlanmaz.

İkinci olarak, kitle iletişim araçlarının “temiz toplum” çizgisinde gerçekten başarılı olan programları, bu tür tuzaklara karşı bazı “iç denetimler” kullanmalı diye düşünüyorum.

Ayrıca “konu mankeni” ve çeşitli mizansenler kullanılarak, “dedikodu” niteliğindeki haberlerin “gerçekmiş” gibi izleyiciye aktarılması, bu tür hataları büyüten bir yöntem olarak ortaya çıkıyor.

Bu tür programları yapan değerli ve başarılı programcıların kendi güvenilirlikleri ve başarıları açısından bu konuda daha duyarlı olacaklarını umut ediyorum.

Üçüncü ve son olarak belirtmek istediğim nokta, yukarda verdiğim her iki örnekte de, “gerçeğin ortaya çıkmasında” yine basının ve televizyonların oynadığı olumlu rol.

Her iki olayda da, başta Hürriyet Gazetesi ve onun değerli başyazarı Oktay Ekşi ile Ankara temsilcisi Sedat Ergin ve tabii ki gazetenin yöneticileri olmak üzere, gazete ve televizyonların, “gerçeğin ortaya çıkmasında” gösterdikleri duyarlılık çok önemli.

Bu konuda da bir kez daha Mustafa Kemal Atatürk’ü hayranlıkla anmaktan kendimi alamıyorum:

Basın özgürlüğünden doğan sakıncaların giderilme yolu yine basın özgürlüğüdür.

Ben Türkiye’deki medya sorumlularının ve haber emekçilerinin meslek bilinçlerinin, kamu yararını gözetirken, temel insan hak ve özgürlüklerini gözardı etmeyecek düzeyde olduğuna inanıyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional