Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

KRİZ DÖNEMLERİNDE MEDYA VE MUKADDES DEĞERLER

 

Medya tüm dünyada ve her zaman krizi sever.

Kriz dönemlerinde, olayların hızlandığı ve ısındığı anlarda, ister gazete olsun, ister radyo, isterse televizyon, halkın kitle iletişim araçlarını izleme oranları artar.

Pek doğal olarak medyanın kâ rı da.

Aslında, kâ r ile birlikte medyanın “etkinliği” ve daha da önemlisi “etkililiği” de artar kriz dönemlerinde.

Yani kriz dönemlerinde geniş halk kitleleri, medya tarafından daha kolay “yönlendirilir”.

Halkı en kolay etkileyecek konular ise, mukaddes değerlerdir:

Din, milliyetçilik, ırkçılık, ulusal güvenlik ve benzerleri, her zaman geniş kitlelerin seferberliği konusunda “ateşleyici” etkiye sahip mukaddes değerlerdir.

Medya tarihi, tiraj artsın diye savaş çıkarmaya yeltenen gazete patronlarını bile görmüş, sırf satışı arttırmak için yaratılan yapay bunalımlar, Hollywood filmlerine dahi konu olmuştur.

Oysa büyük toplumsal bunalımlar, bir anlamda bir toplumsal histeri yaratır:

Bu “histeri hali” geniş kitlelerin, sağlıklı düşünmek yerine, kural ve akıl tanımaz çılgınlıklar yaptığı ve herkesin, ama “herkesin” katıldığı (ve tabii “herkes” katıldığı için, “kimsenin” sorumlu olmadığı) yanlışların tarihe mal olduğu dönemleri simgeler.

* * *

Türkiye’nin bugün toplumsal bir “kriz” yaşadığı herkesin gördüğü bir gerçek.

Yine Türkiye’de bugünlerde, iki ayrı siyasal bunalımın üst üste binerek, “toplumsal krizi” beklenmedik boyutlarda büyüttüğü de kimsenin gözünden kaçmıyor:

Bunlardan biri siyaseti pençesine almış olan yağma ve mafya ilişkilerinin parti ve makam tanımadan, bir ahtapot gibi tüm siyasal mekanizmayı etkilemesinin yarattığı ve “kaset savaşları” ile kamuoyuna yansıyan bir siyasal krizdir.

Bugün hükümeti sallayan bu kriz, yarın kimlere ve hangi makamlara sıçrayacağı şimdiden kestirilemeyen bir başka çok şiddetli depremin gelişini haber vermektedir.

İkincisi, ülkeyi yıllardır kana bulayan ve ırkçılık temeline dayalı bir siyasal şiddetin yani terörün liderliğini yapan kişinin, uluslararası platformda, yine gelecekteki açılımları şimdiden pek de kestirilemeyen bir oyunun yeni bir perdesini başlatmış olmasından kaynaklanan krizdir.

Bu uluslararası kriz de, gelecek günlerde ve hatta yıllarda Türkiye’nin önünde uluslararası düzeyde çok çetin yeni sorunların belireceğinin habercisidir.

* * *

Bazı politikacılarımız, kendilerini silip süpürecek olan birinci krizin etkilerini, ikinci krizi büyüterek ve dikkatleri oraya çekerek atlatmak istiyorlar.

Olabilir.

Bu tutum, zaten Türkiye’de yaşanan politika çıkmazının kökünde yatan “çıkarcılık” sorunu ile gayet iyi bağdaşır ve kimseyi şaşırtmaz.

Medyanın her türlü krizin üzerine körükle gitmesi de, gerek evrensel gerekse tarihsel örneklere uygun bir hata olarak (yani sadece Türkiye’ye özgü bir yanlış olmayarak) algılanabilir.

Ama medya, ikinci krizi büyüterek, birinci bunalımdan kendilerini kurtarmak isteyen siyasetçilerin oyuncağı olursa, o zaman, başta politikacılar ve kitle iletişim araçları olmak kaydıyla, herkes, yani bütün halk ve sonunda Türkiye Cumhuriyeti zarar görür.

Çünkü, birinci krizi kendi içinde ve “kendine özgü” yöntemlerle çözebilecek olan Türkiye, ikinci krizi halletmek için uluslararası standartlarda manevra yeteneğine sahip olmak, yani hem bilgili hem de soğukkanlı davranmak zorundadır.

Medyanın “bunalım kışkırtıcılığı”, kalabalıkların duygusallığını, kamuoyunun dikkatini uluslararası platformdaki bunalıma yöneltmek için üstelik de mukaddes değerleri kullanarak istismar ederse, bu durum hem içte halledilebilecek olan krizi (bir süre için ertelese bile) uzun dönemde daha içinden çıkılmaz hale getirebilir, hem de dışta yaşanan bunalımın çözümünü iyice zorlaştırabilir.

* * *

Yukardaki satırlarımı adeta “kişiye özel” bir biçimde, bugün medyada çok sorumlu mevkilerde olan bazı meslektaşlarımın ve bu sütunda zaman zaman övülmüş olan bir takım yöneticilerin dikkatine sunmak için yazdım.

Eminim, onlar ne demek istediğimi çok iyi anlayacaklardır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional