Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

ŞİAR YALÇIN VE HINCAL ULUÇ

 

İki değerli yazar, biri adımı vererek, biri adımı vermeden, bu sütunda yazdıklarımla ilgili eleştirilerde bulundu.

Birisi, derin bilgisi ile çevresine ışık saçan Şiar Yalçın Usta.

Öteki, yüreğindeki yaşama sevincini, okurları için bir lokomotife dönüştürmüş olan Hıncal Uluç.

Yazdıklarım hakkındaki eleştirilerini şimdilik bir yana koyup, her ikisinin yazısında da yaklaşık olarak aynı anlama gelen birer paragrafı vurgulamak ve o konudaki düşüncemi belirtmek istiyorum.

Şiar Yalçın 26 Mayıs 1998 tarihinde Yeni Yüzyıl'da yayınlanan yazısının bir yerinde şöyle diyor:

"Fakat hiç bir dilin grameri yüzde yüz tutarlı değildir. Her dilin bir dehası vardır ve bir çok faktörler (tarihi nedenler, ahenk, vs) her kuralın, her kullanımın her zaman salt mantıkla bağdaşmamasına yol açar." (Hemen belirteyim, bu cümledeki "bir çok faktörler" deyişi bence doğru değil, en azından güzel değil; "bir çok faktör" denmeliydi. Ama benim bu yazıda üzerinde durmak istediğim husus, Şiar Usta'nın Türkçeyi nasıl kullandığı değil, "dilin dehası" kavramı. Onun için bu ifadeyi tartışmayacağım.)

Şimdi bakın, Sevgili Hıncal Uluç da 7 Haziran 1998 tarihli Sabah'taki yazısında bambaşka bir mantıkla, bambaşka bir yerden gelerek, nasıl çok benzer bir yargıda bulunmuş:

"Dilde 'Bu budur' demek çok zor. Nüanslar, vurgulamalar, bazen anlam tekrarları sadece yararlı olmakla kalmaz güzel de olabilirler." (Bu cümlede de, "güzel de olabilirler" ifadesi bence doğru değil, en azından güzel değil; "güzel de olabilir" denmeliydi. Ama amacım Hıncal Uluç'un Türkçesi üzerinde değil, bu cümledeki ana fikri üzerinde durmak olduğu için, bu konuda da tartışmaya girmiyorum.)

Kanımca gerek sayın Şiar Yalçın'ın, gerekse sevgili Hıncal Uluç'un üzerinde "durduğu" ("durdukları" mı olmalıydı acaba?) "Dilin dehası", ya da "dilde bu budur demek zor" kavramları son derece doğru.

Şu anda yazıyı bulamam ama Hakkı Devrim ustanın da aynı mealde bir yargıda bulunduğunu çok net olarak anımsıyorum.

Örneğin, gerek Şiar Yalçın, gerek Hıncal Uluç, gerekse Hakkı Devrim, kendilerine özgü üslupları olan yazarlar.

Bu tür yazarlar, yeni deyişler de üretir, yeni sözcükler de. Hatta sonradan kural olabilecek yeni "kullanış biçimlerine" bile hayat verebilirler. (Öznesi olmadığı için bu cümleyi çoğul bitirdim).

Derhal iki bilinen örnek ile bu üç değerli yazarın üzerinde anlaşmış göründükleri ve benim de katıldığım bu ilkenin Türkçe açısından "zenginleştirici" sonuçlarına dikkati çekeyim:

Birisi Salah Birsel usta.

Alın kitaplarını okuyun, Türkçenin nasıl yeni deyişlerle, özgün kullanışlarla ve yepyeni sözcüklerle bezendiğini görün.

İkincisi daha da somut: Ali Püsküllüoğlu'nun "Yaşar Kemal Sözlüğü" bu büyük yazarın, Türkçeye yaptığı katkıları tarihe mal eden bir belge.

Peki sonuç, ya da "kıssadan hisse" ne?

Dil yaşayan bir organizmadır ve bu organizmayı güzel kullanan ona katkıda bulunur.

Peki dilde "güzel kullanma" kavramı nedir?

O da haftaya.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional